| Kanun Adı: |
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR
VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN
HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN |
| Kanun No: |
6111 |
| Kabul Tarihi: |
13/2/2011 |
| Resmi Gazete No: |
27857(1.Mük) |
| Resmi Gazete Tarihi: |
25/2/2011 |
BİRİNCİ KISIM Genel HükümlerKapsam ve
tanımlar Madde 1-
|
(1) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü
Kısımlarında yer alan hükümleri;
a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
kapsamına giren;
1) 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki
dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi
gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları,
2) 2010 yılına ilişkin olarak 31/12/2010 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi
cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
3) 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına
bağlı olmayan vergi cezaları,
b) 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce,
21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu, mülga 11/2/1950
tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı
Milletvekili Seçimi Kanunu, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı
Karayolları Trafik Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli
İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi
Hakkında Kanun, 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa
Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 10/7/2003
tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 25/4/2006 tarihli ve
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 25/6/2010 tarihli ve 6001
sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun gereğince verilen idari para cezaları,
c) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında
takip edilen ve vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan; adli ve idari para cezaları ile 7/3/1954 tarihli ve 6326
sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet
hakkı, mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa
istinaden alınan şeker fiyat farkı, mülga 10/9/1960 tarihli ve 79
sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilat,
Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına
Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve
akaryakıt fiyat farkı, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden
Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile
madencilik fonu, 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik
Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet
payları hariç olmak üzere, asli ve fer'i amme alacakları,
ç) 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer
kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Gümrük
Müsteşarlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları,
faizler, zamlar ve gecikme zammı alacakları,
d) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri
tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun
yayımlandığı tarihe veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen
sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan;
1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki
sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2010 yılı Kasım ayı ve
önceki aylara ilişkin; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum
karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi
ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
2) 2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin
isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile
bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
3) Yaşlılık, emekli aylığı veya malullük aylığı
bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık statüsü kapsamında
sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle
ilgili mevzuatına göre ödenmesi gereken, 2010 yılı Kasım ayı ve
önceki aylara ilişkin sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı
gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
4) 30/11/2010 tarihine kadar (bu
tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale
konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya
tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan
sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
alacakları,
5) 31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan
idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme
zammı alacakları,
6) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2010
yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin; damga vergisi, özel işlem
vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı
alacakları,
e) İl özel idarelerinin, idari para cezaları ve
3213 sayılı Kanuna istinaden alınan özel idare payı hariç, 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/12/2010 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş bulunan, asli ve fer'i amme alacakları,
f) Belediyelerin;
1) İdari para cezaları ile 26/5/1981 tarihli ve
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 97 nci maddesinin
(b) fıkrası gereğince belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç,
213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 31/12/2010 tarihinden (bu tarih
dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi
cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, 2010 yılına ilişkin
olarak 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden
vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme
zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında
takip edilen ve vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan, asli ve fer'i amme alacakları,
2) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre
tahsili gereken ve vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan ücret alacakları ile bunlara bağlı fer'i alacakları,
3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu
kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve vadesi
31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su kullanımından
kaynaklanan alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
g) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve
Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon
idarelerinin vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
ğ) İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer
almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kayıtlarda yer
aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan
alacaklar beyanı,
h) Bu Kanunun ilgili bölümlerinde geçen diğer
alacaklar,
hakkında uygulanır.
(2) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü
Kısımlarında geçen;
a) Vergi tabiri, 213 sayılı Kanun kapsamına giren
vergi, resim, harç ve fon payı ile eğitime katkı payını,
b) Gümrük vergileri tabiri, ilgili mevzuat uyarınca
eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve Gümrük Müsteşarlığına
bağlı gümrük idarelerince takip ve tahsil edilen gümrük vergisi,
diğer vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,
c) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları tabiri, Türkiye
İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine
kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını,
1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık
değişim oranlarını,
ç) Beyanname tabiri, vergi tarhına esas olan
beyanname ve bildirimleri,
ifade eder.
(3) Bu Kanunun Beşinci Kısmı bazı kanun ve kanun
hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması ve yeni hükümler
ihdasına ilişkin hükümleri
kapsar. |
İKİNCİ KISIM Maliye Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, İl
Özel İdarelerine ve Belediyelere Bağlı Tahsil Dairelerince Takip
Edilen Amme Alacakları ile Belediyelerin ve Büyükşehir Belediyeleri Su
ve Kanalizasyon İdarelerinin Bazı Alacaklarına İlişkin Hükümler BİRİNCİ
BÖLÜM Tahsilatın Hızlandırılmasına İlişkin
HükümlerKesinleşmiş alacaklar Madde 2-
|
(1) Maliye Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, il
özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip
edilen amme alacaklarından bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
(bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme
süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin/gümrük vergilerinin
ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i
alacaktan ibaret olması halinde fer'i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
vergilere/gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i amme alacakları ve aslı bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak
kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı
gecikme zamlarının tamamının,
b) Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme
süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın
kesilmiş olan vergi cezaları ile iştirak, teşvik ve yardım fiilleri
nedeniyle kesilmiş olan vergi cezalarının ve 4458 sayılı Kanun ve
ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük
vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş olan idari para
cezalarının; % 50'si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme
zammından ibaret olması halinde gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan
% 50'sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
c) Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme
süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan idari para cezalarının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i amme alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması halinde
fer'i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer'ilerin tamamının,
ç) Ödenmemiş olan ve yukarıdaki bentlerin dışında
kalan (28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç
Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup tahsil
dairesine takip için intikal etmiş olan amme alacakları dâhil) asli
amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı
faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme
alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş
alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması halinde fer'i alacak
yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i amme alacaklarının tamamının,
d) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu
Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci ve 2
nci maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan tutarların bu madde
kapsamında ödenmesi halinde 5736 sayılı Kanun gereğince hesaplanan
binde iki oranındaki faiz alacaklarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(2) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine
tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında bu maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
2010 yılında tahakkuk eden ve bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
ödenmemiş olan geçici vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme
zamları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ödenmek suretiyle
bu madde hükmünden yararlanılır. Bu takdirde, 2010 yılına ilişkin
yıllık gelir/kurumlar vergisinin tahakkukunu müteakip ödenecek
taksitlerde, vergi aslının ödenmesi şartı aranmaz.
(4) Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu
taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için,
bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu Kanunda
belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası
hükmü uygulanmaz.
(5) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre
tahsili gereken ücretler ile su kullanımından kaynaklanan
alacaklardan vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
olanlar ile bunlara bağlı fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her
türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç)
bendi hükmü uygulanır.
(6) 2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir
belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin vadesi 31/12/2010
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su
bedeli alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her
türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç)
bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen
tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi halinde bu
alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
tahsilinden vazgeçilir.
(7) Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları,
açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır.
(8) 31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
dâhilde işleme rejimi kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ancak bu
Kanunda öngörülen başvuru süresi sonuna kadar ihracat taahhüt hesabı
müeyyideli kapatılan dâhilde işleme izin belgesi/dâhilde işleme izni
kapsamına giren takibe konu kamu alacaklarına bu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi hükmü
uygulanır. | Kesinleşmemiş veya dava
safhasında bulunan amme alacakları Madde 3-
|
(1) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilk
derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi
henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi
tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda;
vergilerin/gümrük vergilerinin % 50'si ile bu tutara ilişkin faiz,
gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin % 50'si, faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi
cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla gümrük vergilerine ilişkin gümrük yükümlülüğü
doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine
intikal etmiş bulunan tahakkuklar hakkında da bu fıkra hükmü
uygulanır.
(2) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla bölge
idare mahkemeleri veya Danıştay nezdinde ilgisine göre itiraz veya
temyiz süreleri geçmemiş ya da itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş
ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme
yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi
tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu
maddeye göre ödenecek alacak asıllarının tespitinde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınır.
Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce verilmiş en son kararın;
a) Terkine ilişkin karar olması halinde, ilk
tarhiyata/tahakkuka esas alınan vergilerin/gümrük vergilerinin %
20'si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla,
verginin/gümrük vergilerinin kalan % 80'inin, faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi
cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının,
b) Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması
halinde, tasdik edilen vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı ile bu
tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari
para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının
tamamının,
tahsilinden vazgeçilir. Ancak, verilen en son
kararın bozma kararı olması halinde birinci fıkra hükmü, kısmen
onama kısmen bozma kararı olması halinde ise onanan kısım için bu
fıkranın (b) bendi, bozulan kısım için birinci fıkra hükmü
uygulanır.
(3) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla sadece
vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına
ilişkin dava açılmış olması halinde;
a) Asla bağlı cezaların, verginin/gümrük
vergilerinin bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması
veya 2 nci maddeye ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde ödenmesi şartıyla, tamamının ve bunlara bağlı gecikme
zamlarının,
b) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi
cezalarından/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarından bu
maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %
25'inin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada
olanlarda cezanın % 10'unun, (b) bendinde belirtilen safhada
bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının % 25'inin, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan
cezaların,
tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın (b) bendi hükmü
tarh edilen vergi ile birlikte dava konusu edilen asla bağlı
olmaksızın kesilen vergi cezaları için de uygulanır.
(4) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla üçüncü
fıkra kapsamı dışında kalan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin
idari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava
açılmış olması halinde; kesilen idari para cezalarından ilk derece
yargı merciinde ihtilaflı olanlarda cezanın % 50'si, ilk derece
yargı merciinin cezayı kaldırdığı ancak itiraz veya temyiz merciinde
yargılamanın devam ettiği safhada olanlarda cezanın % 20'si, ilk
derece yargı merciinin kısmen veya tamamen onayladığı cezalarda
onaylanan kısmın % 50'si ile bu tutara faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i amme alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla kalan cezalar ile bu cezalara bağlı fer'i
alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip,
ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile
kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla dava açma süresi geçmemiş olan vergi
cezaları için üçüncü fıkra hükmü uygulanır.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
iştirak, teşvik ve yardım fiilleri nedeniyle kesilen vergi
cezalarında, cezaya muhatap olanlar bu madde hükmünden üçüncü
fıkranın (b) bendinde açıklandığı şekilde yararlanır.
(7) Bu maddeye göre ödenecek alacakların tespitinde
esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen
ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce (bu tarih dâhil)
taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karardır.
(8) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla;
uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş,
uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma
sağlanamamış ancak, dava açma süresi geçmemiş alacaklar da bu madde
hükmünden yararlanır.
(9) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince
takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar
vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi,
katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu madde ile 2 nci
madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler,
taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen
beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum
olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden
fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen
madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan
taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.
(10) Bu madde hükmünden yararlanılması için madde
kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.
(11) Bu madde hükmünden yararlanmak için başvuruda
bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen
borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacaklar başka
bir işleme gerek olmaksızın takip edilir. Şu kadar ki, bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce verilmiş olan en son yargı kararının,
tarhiyatın/tahakkukun tasdikine ilişkin olması halinde bu karar
üzerine tahakkuk eden alacaklar takip
edilir. |
İKİNCİ BÖLÜM İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan
İşlemler İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan
vergiler Madde 4-
|
(1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak,
bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı halde,
tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk
işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri
saklı kalmak kaydıyla devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından
sonra tarh edilen vergilerin % 50'si ile bu tutara gecikme faizi
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra
ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim
tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına
bağlı olmayan cezalarda cezanın % 25'inin; ihbarnamenin tebliğ
tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda
bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte
ödenmesi şartıyla vergi aslının % 50'sinin, vergi aslına bağlı
olmayan cezalarda cezanın % 75'inin, vergilere bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına
bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap
olanların, cezanın % 25'ini birinci fıkrada belirtilen süre ve
şekilde ödemeleri halinde cezanın kalan % 75'inin tahsilinden
vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip,
ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile
kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları
hakkında bu madde hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, asla bağlı vergi
cezalarının bu madde kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için
verginin bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya
bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi şarttır.
(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tamamlandığı halde, bu tarihte
ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden
takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine
gerekli tarh ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tarhiyat üzerine
bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen şekilde
belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(5) Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için
madde kapsamında ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin dava
açılmaması şarttır.
(6) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, 213
sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma
talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma
sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe
tebliğ edilmemiş alacaklar için de bu madde hükmü uygulanır.
(7) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde
hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat
öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden
yararlanamazlar.
(8) Bu madde uygulamasında incelemeye başlama, bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce mükellefler nezdinde; vergi
incelemesine başlanıldığı hususunun bir tutanağa bağlanması, vergi
incelemesi yapılmak üzere mükellefin yazı ile davet edilmesi, kanuni
defter ve belgeleri isteme yazısının tebliğ edilmiş olması, matrah
tesisine yönelik tutanak düzenlenmesi ya da kanuni defter ve
belgelerin incelenmek üzere vergi incelemesine yetkili olanlara
ibraz edilmiş olması hallerini kapsar. |
Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar Madde
5-
|
(1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak,
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar;
a) 213 sayılı Kanunun;
1) 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar
üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile
hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının,
2) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre
kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk
ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının
tamamının,
b) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer kanunlara
göre tahakkuku ve tahsili gerektiği halde yükümlü tarafından beyan
edilmeyen aykırılıkların, ilgili gümrük idaresine bildirilmesi
durumunda, gümrük vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari para
cezalarının tamamının,
c) 2010 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde
bulunduğu halde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde
bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının
korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve
gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, bu
alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının,
tahsilinden vazgeçilir.
(2) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret mükelleflerinin,
2011 yılı Mart ayı sonuna kadar vergi dairelerine başvurarak 2011
takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve
karnelerine işletmeleri kaydıyla önceki dönemlere ilişkin olarak
herhangi bir vergi ve ceza aranmaz. Bu mükelleflerden daha önce
mükellefiyet kaydını yaptırmamış olanların işe başlama tarihi olarak
bu Kanuna göre yaptıkları müracaat tarihi esas
alınır. |
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Matrah ve Vergi
Artırımı Gelir ve kurumlar vergisinde matrah
artırımı Madde 6-
|
(1) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş
oldukları yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını,
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar,
2006 takvim yılı için % 30, 2007 takvim yılı için % 25, 2008 takvim
yılı için % 20, 2009 takvim yılı için % 15 oranlarından az olmamak
üzere artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunulan
yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu
yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir
tarhiyat yapılmaz.
(2) Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda
bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları gelir
vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve
istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname
verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde
etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin
bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması halinde, vergilendirmeye
esas alınacak matrah ile birinci fıkraya göre artırdıkları
matrahlar, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için
2006 takvim yılı için 6.370 liradan, 2007 takvim yılı için 6.880
liradan, 2008 takvim yılı için 7.480 liradan, 2009 takvim yılı için
8.150 liradan, bilânço esasına göre defter tutan mükellefler ile
serbest meslek erbabı için 2006 takvim yılı için 9.550 liradan, 2007
takvim yılı için 10.320 liradan, 2008 takvim yılı için 11.220
liradan, 2009 takvim yılı için 12.230 liradan az olamaz. Sadece
basit usulde vergilendirilenler için vergilendirmeye esas alınacak
asgari matrah, bilânço esasına göre defter tutan mükellefler için
belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/10'undan, geliri
sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için 1/5'inden,
geliri bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için
ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için
belirlenmiş tutardan az olamaz. Bu fıkranın uygulamasında ilgili
yıllar itibarıyla gayrimenkul sermaye iratları için belirlenen
istisna tutarları dikkate alınmaz.
(3) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda
bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları
beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve
istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname
verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç elde
etmiş olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin
bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması halinde, vergilendirmeye
esas alınacak matrahlar ile birinci fıkraya göre artırdıkları
matrahlar, 2006 takvim yılı için 19.110 liradan, 2007 takvim yılı
için 20.650 liradan, 2008 takvim yılı için 22.440 liradan, 2009
takvim yılı için 24.460 liradan az olamaz.
(4) Bu madde hükmüne göre artırılan matrahlar, % 20
oranında vergilendirilir ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi ve
fon alınmaz. Ancak, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin,
artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini
kanuni sürelerinde vermiş, bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden
vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu Kanunun 2
nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinden yararlanmamış olmaları
şartıyla, bu madde hükmüne göre artırılan matrahları % 15 oranında
vergilendirilir. İstisna, indirim ve mahsuplar nedeniyle bu
beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması halinde
de bu hüküm uygulanır.
(5) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı
Kanunun geçici 61 inci maddesi, geçici 67 nci maddesinin sekizinci
fıkrası ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre vergi tevkifatına
tabi tutulmuş olan kazanç ve iratlarının da bulunması halinde,
birinci fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap
olmamaları için bu kazanç ve iratlar üzerinden tevkif edilen
vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak birinci fıkrada
belirtilen şekilde artırılması şarttır.
(6) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı
Kanunun geçici 61 inci maddesi, geçici 67 nci maddesinin sekizinci
fıkrası ve 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasında
yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları muhtasar
beyanname ile beyan etmemiş olmaları halinde, bu yıllara ilişkin
olarak birinci fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata
muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlara ait tevkifat
matrahlarını, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar, üçüncü fıkrada belirtilen asgari matrahın % 50'sinden
az olmamak kaydıyla beyan etmeleri şarttır. Bu fıkra hükmüne göre
artırılan matrahlar üzerinden % 15 oranında vergi hesaplanır.
(7) Bu maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında yer
alan hükümlerden yararlanarak artırımda veya beyanda bulunan
mükelleflerin, bu yıllara ilişkin olarak birinci fıkrada belirtilen
vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamaları için ilgili
yıllarda vergiye esas alınan kurumlar vergisi matrahlarını da üçüncü
fıkrada belirtilen tutarlardan az olmamak üzere birinci fıkrada
belirtilen şekilde artırmaları şarttır.
(8) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu
madde hükmünden yararlanarak beyan ettikleri matrahları artırmaları
halinde, daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergiler,
artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup
edilmez.
(9) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin
matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların % 50'si, 2010
ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez.
(10) İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek
yıllarda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş
yıl zararları bu madde hükmüne göre artırılan matrahlardan
indirilemez.
(11) Matrah artırımında bulunan mükelleflerin
yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla
ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin
inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.
(12) İşe başlama ve işi bırakma gibi nedenlerle
kıst dönemde faaliyette bulunmuş mükellefler hakkında ilgili yıllar
için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay
kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplanır.
(13) Bu maddenin birinci fıkrası kapsamında matrah
artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak, bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar
ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate
alınır. |
Katma değer vergisinde artırım Madde 7-
(1) Katma değer vergisi
mükelleflerinin, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak
verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) beyannamelerindeki
hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2006 yılı
için % 3, 2007 yılı için % 2,5, 2008 yılı için % 2 ve 2009 yılı için
% 1,5 oranına göre belirlenecek katma değer vergisini, vergi
artırımı olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar beyan etmeleri halinde, bu mükellefler nezdinde söz
konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme
dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve
tarhiyatı yapılmaz. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer
Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)
bendi ve geçici 17 nci maddesine göre tecil-terkin uygulamasından
faydalanan mükelleflerde artırıma esas tutarın belirlenmesinde,
tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülür.
(2) Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan
katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen
yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak;
a) Verilmesi gereken katma değer vergisi
beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması
halinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki
hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla
iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık hesaplanan katma
değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar üzerinden birinci fıkrada
belirtilen oranlara göre artırım tutarı hesaplanır.
b) Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya iki
döneme ilişkin beyanname verilmiş olması halinde, ilgili yıl için
gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması
şartıyla, artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer
vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanılır. Bu
durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda
ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah
artırımında bulunmaları şarttır.
c) İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının
istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer
nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile
tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması halinde,
ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında
bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden % 18 oranında
katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu maddeden
yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde yukarıdaki
işlemlerin yanı sıra vergiye tabi işlemlerin de mevcudiyeti
nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu madde hükmüne
göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda
belirtildiği şekilde hesaplanacak % 18 oranındaki katma değer
vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir
veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları halinde
bu madde hükmünden yararlanamaz.
(3) Vergilendirme dönemi üç aylık olan katma değer
vergisi mükelleflerinin, yıllık asgari artırım tutarı, hiç beyanname
vermemiş olmaları halinde ikinci fıkranın (b) bendinde belirtilen
esaslar çerçevesinde, en az bir dönem için beyanname vermiş olmaları
halinde ise aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen esaslar
çerçevesinde belirlenir.
(4) Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma
esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için
artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin
artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi
bırakmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri
için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda
bulunulur.
(5) Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri
yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili
dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
(6) Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen
dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım
talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma
değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için
ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden
doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı
saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden
yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için
tarhiyat önerilemez.
(7) Bu madde hükmüne göre ödenen katma değer
vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider
veya maliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katma
değer vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusu
yapılmaz. |
Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisinde
artırım Madde 8-
|
(1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen
ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, her bir
vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla
verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret
ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden
2006 yılı için % 5, 2007 yılı için % 4, 2008 yılı için % 3 ve 2009
yılı için % 2 oranında hesaplanacak gelir vergisini, bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar idareye
başvurarak artırımda bulunmayı kabul etmeleri halinde, bu
mükellefler nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri
yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak ücret yönünden
gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz.
(2) Birinci fıkra kapsamında vergi artırımında
bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin
olarak;
a) Verilmesi gereken muhtasar beyannamelerden, en
az bir döneme ilişkin beyanname verilmiş olması halinde, beyan
edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar ortalaması alınmak
suretiyle bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık
ücretler üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunur ve bu
tutar üzerinden birinci fıkrada belirtilen oranlarda gelir vergisi
hesaplanır.
b) Hiç beyanname verilmemiş olması halinde, her ay
için hesaplanacak asgari gelir (stopaj) vergisine esas olmak üzere
en az;
1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ilgili
yılda verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen
ortalama işçi sayısı kadar işçi,
2) İlgili yılda aylık prim ve hizmet belgesinin hiç
verilmemiş olması halinde, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
verilmiş olmak şartıyla, izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen
ilk aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi,
3) Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar aylık prim
ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması halinde en az iki
işçi,
çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son
vergilendirme döneminde onaltı yaşından büyük işçiler için geçerli
olan asgari ücret tutarı esas alınarak hesaplanan gelir (stopaj)
vergisi matrahı üzerinden birinci fıkrada belirtilen oranlarda gelir
vergisini ödemek suretiyle bu maddeden yararlanılır.
(3) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri
ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentleri ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
uyarınca vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, ilgili yıl içinde
verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar
beyannamelerinde (ilgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde
beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin) yer alan söz
konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı
üzerinden;
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (2) ve (5) numaralı bentleri ile 5520 sayılı Kanunun 15
inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler
için ayrı ayrı olmak üzere 2006 yılı için % 5, 2007 yılı için % 4,
2008 yılı için % 3 ve 2009 yılı için % 2 oranında hesaplanacak
vergiyi,
b) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı
Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bentlerinde yer alan ödemeler için
ayrı ayrı olmak üzere 2006 ila 2009 yılları için her bir yıl
itibarıyla % 1, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (11) ve (13) numaralı bentlerinde yer alan ödemeler için
ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının
% 25'i oranında hesaplanan vergiyi,
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar idareye başvurarak artırımda bulunmayı kabul etmeleri
halinde, bu mükellefler nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul
ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak bu
ödemeler yönünden gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi
incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
(4) Üçüncü fıkra kapsamında matrah veya vergi
artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş
olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması
istenen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde;
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili
yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi
mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının
% 50'si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı
üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergiyi,
b) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler
nedeniyle ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul
sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için belirlenen
asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir
(stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15
oranında hesaplanan vergiyi,
c) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bentlerinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar
için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş
asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir
(stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 3, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan ödemeler için %
2, (13) numaralı bendinde yer alan ödemeler için de % 5 oranında
hesaplanan vergiyi,
ödemek suretiyle, bu maddeden yararlanılır.
(5) Bu madde uyarınca artırımda bulunulması
durumunda ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında
bulunulmuş olması şartı aranmaz.
(6) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi
artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da
işi bırakmaları halinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri
için (ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) bu
maddede belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.
(7) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi
artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp
kesinleşen tarhiyatlar ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate
alınır.
(8) Bu madde hükmüne göre artırıma esas ücret
tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının
tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
(9) Bu madde kapsamında artırımdan yararlanılarak
hesaplanan gelir vergisine herhangi bir istisna ve indirim
uygulanmaz. |
Matrah ve vergi artırımına ilişkin ortak
hükümler Madde 9-
|
(1) Bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerine
göre;
a) Hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve
katma değer vergilerinin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde
ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre
belirlenen oranın bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme
zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam olunur.
b) Hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergiler,
gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya
maliyet unsuru olarak kabul edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu
yapılmaz.
c) Artırılan matrahlar nedeniyle geçici vergi
hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.
ç) Matrah veya vergi artırımında bulunulması, 213
sayılı Kanunun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına ilişkin
hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(2) Daha önce nezdinde vergi incelemesi yapılmış
olan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda
bulunabilirler.
(3) İdarenin, artırımda bulunulmayan yıllar veya
dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır.
(4) Bu Kanuna göre matrah veya vergi artırımında
bulunulması, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan
vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak,
artırımda bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri
ve takdir işlemlerinin, bu Kanunun 6 ncı maddesinin onbirinci
fıkrası ve 7 nci maddesinin altıncı fıkrası hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından
itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde, bu
işlemlere devam edilmez. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi
incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate
alınmaz. İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu matrah veya
vergi farkı tespit edilmesi halinde, inceleme raporları ile takdir
komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği
tarihten önce artırımda bulunulmuş olması şartıyla, inceleme ve
takdir sonucu bulunan fark, bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve 8 inci madde
hükümleri ile birlikte değerlendirilir. İnceleme ve takdir
işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve
takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettirilmesidir.
(5) Matrah veya vergi artırımı dolayısıyla
mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve katma değer vergisi
beyannameleri ve diğer beyannameler için damga vergisi alınmaz.
(6) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b)
fıkrasındaki "defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter
sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç
yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen
veya kısmen sahte olarak düzenleyenler", bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve
8 inci madde hükümlerinden yararlanamazlar.
(7) Mükelleflerin bu Kanuna göre matrah veya vergi
artırımı yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde
vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle 213 sayılı Kanunun
usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri
uygulanmaz.
(8) Bu Kanun hükümlerine göre matrah veya vergi
artırımı ile ilgili olarak doğru beyan edilmemesi veya vergi
hataları nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme
süresinin sonunda tahakkuk etmiş sayılır ve bu Kanunda açıklandığı
şekilde tahsil edilir. |
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Stok Beyanları İşletmede
mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve
demirbaşlar Madde 10-
|
(1) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi,
kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut
olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve
demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca
tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi ile vergi
dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler.
Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.
(2) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler,
birinci fıkra hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri emtia
için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere
özel karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara
dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi halinde sermayenin
unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar
envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman
addolunur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise
söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal
olarak kaydederler.
(3) Birinci fıkra uyarınca beyan edilen; genel
orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden
% 10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve
emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas
alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile
sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde
ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi
hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden
ödenen vergi genel esaslara göre indirilir. Bu emtia, makine,
teçhizat ve demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin
(2) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz.
(4) Bu madde kapsamında bildirilen kıymetlerin
satılması halinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen
değerinden düşük olamaz.
(5) Özel tüketim vergisi konusuna giren malları bu
madde kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen
mükelleflerin bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli
üzerinden geçerli olan özel tüketim vergisini bu maddenin üçüncü
fıkrasında belirtilen beyanname verme süresi içinde ayrı bir
beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödemeleri halinde bu
mallar bakımından 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 4 üncü
maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu şekilde beyan
edilerek ödenen özel tüketim vergisi için vergi cezası kesilmez.
(6) Bu madde hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak
geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmaz. |
Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, kasa
mevcudu ve ortaklardan alacaklar Madde 11-
|
(1) Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede
bulunmayan mallar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi,
kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), kayıtlarında yer aldığı
halde işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, aynı nev'iden
emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi
kâr oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel
yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına
intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına
göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek
odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır.
b) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak
geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.
(2) Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede
bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında aşağıdaki
hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar
vergisi mükellefleri, 31/12/2010 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri
bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa
mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri
dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan)
ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu
bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi
dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.
b) (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar
üzerinden % 3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi
içinde ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya
kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen
vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul
edilmez. Bu fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir
tarhiyat yapılmaz.
(3) Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanması ile
ilgili olarak yılı içerisinde ödenmesi gereken vergilerin ödeme
sürelerinde değişiklik yapmaya, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre
bildirimde bulunma zorunluluğu getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer
usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. |
ÜÇÜNCÜ KISIM Sosyal Güvenlik Kurumuna Bağlı Tahsil
Dairelerince Takip Edilen Alacaklara İlişkin Hükümler BİRİNCİ
BÖLÜM Tahsilatın Hızlandırılmasına İlişkin
Hükümler Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları
Madde 12-
| (1) 2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan;
a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a),
(b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden
kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı,
işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili
mevzuatına göre ödenmesi imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı
sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince
takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı
payı,
asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının
tahsilinden vazgeçilir.
(2) Yaşlılık, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan
sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen sigortalılık statüsü kapsamında sigortalı
sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili
mevzuatına göre sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar
tescili yapılmış olanların, 2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara
ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan
sosyal güvenlik destek primi asılları ile bu alacaklara ödeme
sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi
halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı
gibi fer'i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(3) 30/11/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel
nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce Kurumca resen tahakkuk
ettirilerek işverene tebliğ edildiği halde bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile
ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya
tespitler sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden
hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası
ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen
süre ve şekilde ödenmesi halinde bu alacaklara uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(4) 31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere
ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce kesinleştiği
halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan idari
para cezası asıllarının % 50'si ile bu tutara ödeme sürelerinin
bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre
için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde
idari para cezası asıllarının kalan % 50'si ile idari para cezasına
uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının
tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu madde kapsamına giren alacakların; asıllarının bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda,
aslı ödenmiş fer'i alacağın % 40'ının bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde ödenmesi halinde kalan % 60'ının tahsilinden
vazgeçilir. |
Dava safhasında bulunan veya dava açma süresi sona ermemiş
idari para cezaları Madde 13-
|
(1) 31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
işlenen fiillere ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
ikinci ayın sonuna kadar tahakkuk ettiği halde dava safhasında veya
dava açma süresi sona ermemiş olan idari para cezası asıllarının %
25'i ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen
süre ve şekilde ödenmesi halinde, idari para cezası asıllarının
kalan % 75'i ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve
gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(2) Bu madde kapsamına giren alacakların tahakkuk
ettiği tarih itibarıyla bu madde için öngörülen başvuru süresinin
onbeş günden az kaldığı hallerde, bu alacaklar için bu maddeye göre
yapılacak başvuru süresi tahakkuk tarihinden itibaren onbeş gün
olarak uygulanır. |
Ön değerlendirme, araştırma veya tespit aşamasında olan
eksik işçilik prim tutarları Madde 14-
|
(1) 30/11/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere
ilişkin olup, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için bu Kanunun
yayım tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar başvurulduğu halde
bu sürenin sonuna kadar Kurumca resen tahakkuk ettirilerek işverene
tebliğ edilememiş olan ön değerlendirme, araştırma veya tespit
sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta
primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı
hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, ilk taksit bu Kanuna göre hesaplanan
tutarın işverene tebliğ edildiği tarihi izleyen ikinci aydan
başlamak üzere, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi
halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı
gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar
ki, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar
resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilen eksik işçilik
tutarları üzerinden hesaplanan sigorta prim tutarları, bu Kanunun 12
nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen alacaklar için öngörülen
süre ve şekilde ödenir.
(2) Bu madde ile 12 nci ve 13 üncü madde
hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde
belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
(3) Bu madde ile 12 nci ve 13 üncü madde
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçluların taksit
ödeme süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok zor durum
olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya
da eksik ödemeleri halinde, belirtilen madde hükümlerine göre
yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını
kaybederler. |
Sosyal güvenlik borç yapılandırma anlaşmalarının ihyasına
ilişkin hükümler Madde 15-
|
(1) Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları 5510
sayılı Kanunun geçici 24 üncü veya geçici 25 inci maddeleri uyarınca
yeniden yapılandırıldığı halde, taksit ödeme yükümlülüklerini yerine
getirmemiş olmaları nedeniyle yeniden yapılandırma haklarını
kaybetmiş olanlardan, yapılandırmaları oniki taksite kadar yapılmış
olanların, ödenmemiş taksit sayısı dörtten fazla olmayanların;
yapılandırmaları yirmidört taksite kadar yapılmış olanların,
ödenmemiş taksit sayısı sekizden fazla olmayanların; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yazılı olarak
başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmaları
anılan Kanun hükümleri uyarınca yapılmış olan başvuru tarihi ve
taksitlendirme süresi dikkate alınarak ihya edilir.
(2) Bu Kanun uyarınca yeniden yapılandırma
anlaşmaları ihya edilen borçluların, yeniden yapılandırma
anlaşmalarının bozulduğu tarihten sonra 5510 sayılı Kanunun geçici
24 üncü ve geçici 25 inci maddeleri kapsamına giren borçları için bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapmış oldukları ödemeler, anılan
Kanun hükümlerine göre mahsup edilir.
(3) İhya veya mahsup işlemleri sonucunda süresi
içinde ödenmediği veya eksik ödendiği anlaşılan taksit tutarlarının
tamamının, ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı
tarihe kadar her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir
önceki aya ait Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet
iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına bir puan
eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması
sonucunda hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte bu maddeye göre
yapılan başvuru tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar ödenmesi
halinde ilgili Kanunda öngörülen yeniden yapılandırma hükümlerinden
yararlanılır. Bu fıkrada belirtilen ödeme yükümlülüklerinin söz
konusu üç aylık süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi halinde
yeniden yapılandırma hakkı kaybedilir ve yapılandırma işlemleri
iptal edilir.
(4) Bu madde kapsamına giren alacakların üçüncü
fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemesi halinde, ihya öncesi
duruma dönülerek ödedikleri taksit tutarları sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilir.
(5) 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü veya geçici
25 inci maddeleri kapsamına giren borçları yeniden
yapılandırılanlardan, yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş olup
kapsama giren borçlarının tamamını sosyal güvenlik mevzuatının
ilgili hükümlerine göre ödemiş olanlar hakkında bu madde hükümleri
uygulanmaz. Borçlarını kısmen ödemiş olup bu maddeden yararlanmak
için başvuranlara, daha önce ödemiş oldukları tutarlar iade edilmez,
bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları saklı kalmak kaydıyla mahsup
işlemi yapılmaz.
(6) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen
borçluların, bu maddede belirtilen şartların yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına
başvurmamaları şarttır. |
Sigortalılık süreleri durdurulanların ihya prim
borçları Madde 16-
| (1) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan mülga 2/9/1971
tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve mülga 17/10/1983
tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar
Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı halde prim
borçları nedeniyle ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri
durdurulmuş ve bu sigortalılık süreleri bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak
sahipleri, bu sigortalılık sürelerinin ihyası amacıyla 5510 sayılı
Kanunun geçici 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden bu
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar
yapacakları yazılı müracaatlarında, durdurulan bu sigortalılık
süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri
durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu Kanunun 12 nci maddesinin
birinci fıkrasına göre hesaplanmasını talep edebilirler. Bu şekilde
hesaplanan prim borç tutarının tamamı bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen beşinci ayın sonuna kadar ödendiği takdirde, bu süreler
sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu maddede belirtilen
süre içinde hesaplanan borç tutarının tamamının ödenmemesi halinde
ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu madde kapsamında ödenmiş olan
tutarlar ilgilinin bu madde kapsamı haricinde başkaca prim borcunun
bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. |
DÖRDÜNCÜ KISIM Çeşitli ve Ortak Hükümler BİRİNCİ
BÖLÜM Çeşitli Hükümler Diğer alacaklar ve çeşitli
hükümler Madde 17-
| (1) 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin
Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci
maddesinin birinci fıkrası ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı
Kabahatler Kanununun 39 uncu maddesine göre verilen idari para
cezaları hariç olmak üzere, 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce idari yaptırım kararı verildiği halde bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve genel bütçeye
gelir kaydı gereken ve her bir kabahat için 120 Türk Lirasının (bu
tutar dâhil) altında kalan idari para cezaları tebliğ edilmez,
tebliğ edilmiş olanların ve bunlara bağlı fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra kapsamına giren ve mülga 5539
sayılı Kanun ile 6001 sayılı Kanun gereğince verilen idari para
cezası ile birlikte ilgilisine tebliği gereken ve tutarı 12 Türk
Lirası ve altında kalan geçiş ücretleri için de bu fıkra hükmü
uygulanır.
(2) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte
olan ve vadesi 31/12/2004 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu
halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan ve
6183 sayılı Kanun kapsamına giren her bir alacağın türü, dönemi,
asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 50 Türk Lirasını
aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı
fer'i alacakların, aslı ödenmiş fer'i alacaklardan tutarı 100 Türk
Lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
(3) Gümrük Müsteşarlığına bağlı tahsil dairelerince takip
edilmekte olan ve vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan ve
6183 sayılı Kanun kapsamında gümrük idarelerince takibi gereken her
bir alacağın; türü, yükümlülüğü, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak
suretiyle tutarı 50 Türk Lirasını aşmayan asli alacakların, idari
para cezalarında 65 Türk Lirasını aşmayanların ve tutarına
bakılmaksızın bu alacaklara bağlı fer'i alacakların, aslı ödenmiş fer'i alacaklarda toplamı 100 Türk
Lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
(4) Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapılmış ödemelere
ilişkin olmak üzere, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını
Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında almakta oldukları aylıkları %
50 fazlası ile geri alınması gerekenlerden, bu % 50 fazlaya ilişkin
tahsil edilmemiş tutarların tahsilinden vazgeçilir; tahsil edilmiş
olanlar mahsup ve iade edilmez.
(5) 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyerlerine ilişkin
olup işyerine ait borcun tamamının ödeme süresi 31/12/2010 veya
önceki bir tarihe ilişkin olduğu halde ödenmemiş sigorta primi,
işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ve idari para
cezası asılları toplamı 50 Türk Lirasını aşmayan alacaklar ile
tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme cezası ve gecikme
zammı gibi fer'ilerinin ve aslı
ödenmiş olan fer'i alacaklardan tutarı 100 Türk Lirasını
aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
(6) 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi uyarınca primleri yılı merkezi yönetim bütçesinden karşılanmak
üzere ilgili kamu idarelerince ödenmesi gereken aynı Kanunun 60 ıncı
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık
sigortalılarına ilişkin genel sağlık sigortası primleri ile
25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanunun 50 nci, geçici 7 nci ve
geçici 9 uncu maddeleri uyarınca İşsizlik Sigortası Fonundan
karşılanması gerekip de Türkiye İş Kurumu tarafından Sosyal Güvenlik
Kurumuna ödenmemiş olan sigorta primlerine ait bu Kanunun
yayımlandığı ayın sonuna kadarki gecikme cezası ve gecikme
zamlarının tahsilinden vazgeçilir.
(7) a) 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve
Yurtlar Kurumu Kanununun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunarak Kuruma olan borçlarını ödeme
taahhüdünde bulunan borçlulardan, bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla taahhütlerini yerine getirmemeleri nedeniyle anılan madde
hükmünden yararlanma hakkını kaybedenler; bu
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar Kuruma
başvuruda bulunmaları ve ödeme süresi geçmiş borçlarının tamamını,
anılan madde kapsamında belirlenen ilgili ödeme süresinin bitim
tarihinden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar gecikilen her ay ve
kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen
gecikme zammı oranında hesaplanacak fazla ile birlikte, bu fıkrada
belirlenen başvuru süresinde, diğer taksitlerini ise 351 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesine göre belirlenen sürede ödemeleri
halinde 351 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükmünden
yararlandırılır.
b) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla taksit ödemelerini
süresinde yapmış olan ve ödemeleri devam eden borçlular ile (a)
bendinden yararlanan borçlular; bu Kanunun yayımlandığı tarihten
sonra ödeyecekleri taksitlerin bir
takvim yılında üç veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya
eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit
tutarlarının son taksit ödeme süresi sonuna kadar, gecikilen her ay
ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen
gecikme zammı oranında hesaplanacak fazlası ile birlikte ödenmesi
şartıyla 351 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükmünden
yararlandırılır. Bu fıkra kapsamındaki alacakların taksit ödeme
süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde süre tatili
izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter. Bu fıkranın
uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü
alınarak Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından
belirlenir.
(8) a) 4/12/1984 tarihli ve 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon
Kurumu Gelirleri Kanunu uyarınca 31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna bildirilmesi gereken
yükümlülüklere ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar (bu
tarih dâhil) vadesi geldiği halde ödenmemiş veya ödeme süresi
geçmemiş olan elektrik enerjisi satış bedeli payı ve bandrol
ücretlerinin aslı ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve faiz
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, 31/12/2010 tarihinden
önce yapılan tespitlere ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan idari para
cezalarının % 25'inin; dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi şartıyla, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi halinde, bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve faizin tamamı
ile idari para cezalarının kalan % 75'inin tahsilinden vazgeçilir.
Bu hükümden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçluların bu fıkra
hükmünden yararlanabilmesi için ilk taksit ödeme süresi içerisinde
Kurum tarafından hesaplanan takip masraflarını da ödemeleri
şarttır.
b) Bu fıkranın kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı halde, bu tarihe kadar
tamamlanamamış olan bandrol ücretleri ve elektrik enerjisi satış
bedeli payına ilişkin incelemelere devam edilir. Bu incelemelerin
tamamlanmasından sonra hesaplanan bandrol ücretleri ve elektrik
enerjisi satış bedeli payının tamamı ve kesilen idari para
cezalarının % 25'i ile bu tutarlara gecikme faizi ve faiz yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ilgiliye
yapılacak bildirim tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranda hesaplanan faizin
tamamının, bildirim tarihinden itibaren altmış gün içerisinde yazılı
başvuruda bulunularak, ilk taksit başvuru süresinde başlamak üzere
ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla,
bandrol ücretine bağlı idari para cezalarının kalan % 75'i ile
gecikme faizi ve faizin tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(9) a) 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli
İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması
Hakkında Kanun kapsamında, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından
31/12/2010 tarihinden önce kullandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce uygunsuzluğu tespit edilmiş olan veya 31/12/2010
tarihi itibarıyla geri ödemeleri ihlal edilmiş desteklerden
kaynaklanan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla;
1) Yargı kararı ile kesinleştiği halde ödenmemiş bulunan
taahhütlü kredi faiz desteklerinin, geri ödemeli desteklerden
ödenmemiş destek tutarının ve geri ödemesiz desteklerden ise
uygunsuzluğu tespit edilmiş ve haklarında hukuki işlem başlatılmış
olan destek tutarının aslı ile bu alacaklara bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar hesaplanan faiz yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın,
2) Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan taahhütlü kredi
faiz destekleri asıllarının, hakkında hukuki işlem başlatılmamış
olan geri ödemesiz desteklerin asıllarının,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu
alacaklara bağlı faizlerin tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla KOSGEB tarafından
taksitlendirilmiş destek alacakları ile ilgili olarak da bu fıkra
hükmünden yararlanılabilir. Bu takdirde ödenmiş tutarlar için
taksitlendirme işlemleri geçerli sayılır ve kalan borç tutarı
üzerinden bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu hüküm
taksitlendirilmiş geri ödemeli desteklerde ödenmemiş destek
tutarları için de uygulanır.
c) Bu fıkra hükümlerinden yararlanabilmek için belirtilen diğer
şartların yanı sıra fıkra kapsamında ödenecek destek unsurlarıyla
ilgili olarak açılmış davalar sonlandırılır ve yargılama giderleri
ile vekâlet ücretleri ilk taksit ödeme süresi içinde ödenir.
ç) Haklarında; hukuki işlem devam eden işletmelerin bu fıkra
hükmünden yararlanarak borçlarını ödemek istemeleri halinde bu
iradelerini başvuru dilekçelerinde belirtmeleri ve idarenin talep
ettiği alacak tutarını kabul etmeleri, hukuki işleme ilişkin
mahkeme/icra masraflarını ve vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile
birlikte ödemeleri şarttır. Bu takdirde, idarece açılmış davalar
sonlandırılır ve bu sebeple idareden herhangi bir masraf ve vekâlet
ücreti talep edilemez ve bu alacakla ilgili herhangi bir dava
açılamaz.
d) Bu fıkra hükmünden yararlanarak borçlarını ödeyen işletmeler
KOSGEB tarafından sağlanan yeni desteklerden faydalandırılır.
(10) a) Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ) veya
bu Şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik
tüketiminden kaynaklanan alacaklarından ve 4/12/1984 tarihli ve 3096
sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik
Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi
Hakkında Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet
göstermekte olan dağıtım şirketlerinin Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumundan lisans almadan önceki faaliyet dönemlerine ilişkin
elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31/12/2010
tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara
ilişkin fer'iler yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar söz
konusu alacakların asıllarına TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar abonesi bulunulan dağıtım şirketine
başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksit bu
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere bu
Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla fer'ilerin
tamamının tahsilinden vazgeçilir.
b) (a) bendinde sayılan kuruluşların tarımsal sulamada kullanılan
elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31/12/2010
tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olanların asıllarının tamamının, bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar abonesi
bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunularak ilk taksit bu
Kanunun yayımını izleyen dokuzuncu aydan başlamak üzere ve her yıl
ilk taksidin tekabül ettiği ayda toplam beş eşit taksitte ödenmesi
şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet eden fer'ilerin
tahsilinden vazgeçilir. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik
tüketiminden kaynaklanan alacakların bu Kanunda belirtilen taksit
ödeme zamanını alacakların bulunduğu bölgeler, iller, ürünlerin
hasat dönemleri dikkate alınarak değiştirmeye şirket yönetim
kurulları yetkilidir.
c) Bu fıkra hükmü, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce çeşitli
kanun hükümlerine veya TEDAŞ veya hissedarı olduğu elektrik dağıtım
şirketlerinin yönetim kurullarının yetkisi ile taksitlendirilmiş ve
taksit ödemeleri devam etmekte olan alacaklar için, bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla bakiye tutar içindeki alacak aslı,
taksitlendirme şartları ihlal edilmiş olan alacaklar için ise
ödenmemiş toplam tutar içindeki alacak aslı dikkate alınarak
uygulanır.
ç) TEDAŞ'a ait olup tahsilatı özelleştirilen elektrik dağıtım
şirketlerince sürdürülen ve bu fıkra kapsamına giren alacaklar da bu
fıkra hükmünden yararlanır.
d) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş
ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde, asıl
borçlular ve kefiller hakkında sürdürülen davalar sonlandırılır,
icra ve takip işlemleri durdurulur. Bu takdirde,
borçluların mahkeme masraflarını, icra masraflarını ve vekâlet
ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır.
e) Özel sektör elektrik dağıtım şirketleri, alacaklarını bu
fıkrada öngörülen şekilde yapılandırabilirler.
(11) a) Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmesi gerektiği
halde ödenmemiş olan; 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu hükümlerine
göre üyelerin oda ve borsalara, oda ve borsaların da Türkiye Odalar
ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları asıllarının tamamını;
7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek
Kuruluşları Kanunu hükümlerine göre esnaf ve sanatkarların üyesi
oldukları odalara aidat borçları ile odaların birlik ve üyesi
oldukları federasyonlara, birlik ve federasyonların konfederasyona
olan katılma payı borçlarının asıllarının tamamını; 19/3/1969
tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatların
ve stajyer avukatların baro kesenekleri ile staj kredisi borçlarının
asıllarının tamamını; 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan
aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik
payı borçlarının asıllarının tamamını; 18/6/2009 tarihli ve 5910
sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun hükümlerine göre ihracatçıların
üyesi oldukları ihracatçı birliklerine olan üyelik aidat borçları
asıllarının tamamını; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen aydan
başlamak üzere altı ay içinde ödemeleri halinde bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların,
alacak asıllarının bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya
tamamen ödenmiş olması halinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Baro keseneğinin ve staj kredisi borcunun
ödenmemesine bağlı olarak yürütülen levhadan ve sicilden silme
işlemleri ile yasal takip işlemleri bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen aydan itibaren altı ay süreyle durdurulur.
b) Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen kuruluşların dışında kalan
ve kanunla kurulmuş olan meslek kuruluşları da, gerek üyelerinin
odalara gerekse odaların üst kuruluşlara olan aidat veya üst kuruluş
payı niteliğindeki alacaklarını bu fıkrada öngörülen şekilde
yapılandırabilirler. Bu fıkra hükmünü uygulamaya ilgili meslek
kuruluşunun üst kuruluşu yetkili olup, bağlı odalarca üst kuruluşun
kararı uygulanır.
(12) 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri
Kanunu hükümlerine göre kurulan organize sanayi bölgelerinin
sınırları içerisinde faaliyet gösteren katılımcılardan olan ve
31/12/2010 tarihi itibarıyla ödeme süresi geçtiği halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan elektrik ve su
bedeli ile yönetim aidatları alacakları asıllarının tamamı ile bu
alacaklara hesaplanan gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi fer'i
alacaklar yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık
dönemler halinde azami oniki taksitte tamamen ödenmesi şartıyla bu
borçlara hesaplanan gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi fer'i
alacakların tahsilinden vazgeçmeye organize sanayi bölgelerinin
müteşebbis heyetleri/genel kurulları yetkilidir.
(13) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında bulunan sigortalılar, bu Kanun kapsamındaki
borçlarını yapılandırmaları halinde, yapılandırılan borç haricinde
altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması
veya altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçları bulunmakla
birlikte bu borçlarını ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya
yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini de yerine getiriyor
olmaları kaydıyla, bu Kanuna göre yapılandırılan borçlarının bir
taksitini tam olarak ödemelerinden itibaren hak sahipleri de dâhil
genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.
(14) T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün yol
bakım ve onarım giderleri karşılığı olarak 31/12/2010 tarihi itibarıyla
Ulaştırma Bakanlığından olan ve bu Bakanlıkça tespit edilen
alacaklarına karşılık, bu Genel Müdürlüğün ve bağlı ortaklıklarının
31/12/2010 tarihine (bu tarih dâhil) kadar vadesi geldiği halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş ve Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen her türlü vergi,
fon ve paylar ile vergi cezaları, bunlara bağlı gecikme zammı ve
gecikme faizlerinden oluşan borçlarının (4749 sayılı Kanun
kapsamında olup tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan
borçları dâhil); merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider
hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle terkin
edilmesine, Ulaştırma Bakanının teklifi üzerine Maliye Bakanı
yetkilidir. Bu kapsamda mahsuba konu olacak borçlara bu Kanunun
yayımlandığı tarihten sonra fer'i alacak hesaplanmaz. Bu fıkra
kapsamına giren alacaklara yönelik olarak bu Kanunun 2 nci maddesi
hükümlerinden yararlanılamaz.
(15) Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik
belgelerine istinaden, inşa edilerek satılan gemi ve yatlara ilişkin
harcamalar üzerinden yatırım indirimi istisnasından yararlanan
mükellefler hakkında, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önceki
dönemler de dâhil olmak üzere, bu kapsamda tarhiyat yapılmaz, daha
önce yapılmış olan tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan feragat
edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin edilir,
tahsil edilmiş tutarlar red ve iade olunmaz. 3065 sayılı Kanunun 13
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde bu Kanunla yapılan
değişiklik ile istisna kapsamına alınan teslim ve hizmetlerle ilgili
olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önceki vergilendirme
dönemlerine ilişkin olarak katma değer vergisi tarhiyatı yapılmaz,
daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan
feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin
edilir, tahsil edilmiş tutarlar red ve iade olunmaz.
(16) Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Anonim
Şirketi ve/veya bağlı şirketi Sigara Pazarlama ve Dağıtım Anonim
Şirketi ile toptan satıcılar arasında bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce düzenlenen tekel ürünleri toptan satıcılık
sözleşmeleri ve bu sözleşmelere esas ihale kararları ile ilgili
olarak Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Anonim
Şirketi ve/veya bağlı şirketi Sigara Pazarlama ve Dağıtım Anonim
Şirketi adına damga vergisi tarhiyatı yapılmaz, daha önce yapılmış
olan tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan feragat edilmesi
kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin edilir. Tahsil
edilmiş tutarlar red ve iade olunmaz.
(17) a) Mülga 27/11/1984 tarihli ve 84/8800 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile kurulan Geliştirme ve Destekleme Fonu kaynaklı
(afet kredileri hariç) olan ve 31/12/2010 tarihi itibarıyla ödenmesi
gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan (taksitlendirilen ancak taksit ödeme süresi henüz gelmemiş
olanlar dâhil) alacak asıllarının tamamı ile bu alacaklara
hesaplanan gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi fer'i alacaklar
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ilgili mevzuatı gereği
uygulanması gereken aylık faiz ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranından
düşük olanı alınarak basit usulde yürütülecek faiz esas alınmak ve
yapılan tahsilatlar, tahsilat tarihi itibarıyla dikkate alınmak
suretiyle hesaplanacak borç tutarının, bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla fer'i alacakların tamamının
tahsilinden vazgeçilir. Ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan
ibaret olması ve bu alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın bu tutardan düşük olması halinde
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
b) Geliştirme ve Destekleme Fonundan kullandırılan ve/veya
ertelenen afet kredileri ile Türkiye Halk Bankası A.Ş., T. Emlak
Bankası A.Ş. (Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası A.Ş.), T.C. Ziraat
Bankası A.Ş. ve T. Tarım Kredi Kooperatiflerinin kendi
kaynaklarından kullandırılan ve 18/4/2001 tarihli ve 2001/2312
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listelerde yer alan tabii afet
kararnamelerine istinaden Hazine kaynağına dönüşen krediler ile
Hazine kaynağına dönüşen 10/4/2000 tarihli ve 2000/659 sayılı ve
9/6/2000 tarihli ve 2000/853 sayılı kararlar kapsamındaki kredilere
ilişkin olarak, bankaların ve/veya Tarım Kredi Kooperatiflerinin
Tasfiye Olunacak Alacaklar/Takip Hesaplarına aktarıldığı tarihteki
kayıtlı tutara, bu Hesaba alındığı tarihten bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar, bu tarihler arasında ilgili mevzuatı gereği
uygulanması gereken aylık cari faiz ile TEFE/ÜFE aylık değişim
oranından düşük olanı alınarak basit usulde yürütülecek faiz esas
alınmak ve yapılan tahsilatlar, tahsilat tarihi itibarıyla dikkate
alınmak suretiyle hesaplanacak borç tutarının bu Kanunda belirtilen
süre ve şekilde ödenmesi şartıyla borç tasfiye edilir. Bu kredilere
ilgili mevzuatı gereği uygulanması gereken faizler ile diğer
fer'ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(18) a) Orman köylerinde oturan köylüler ile bu köylülerce kendi
aralarında 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa
göre kurulmuş veya durumları bu Kanun hükümlerine intibak ettirilmiş
çok amaçlı tarımsal kalkınma kooperatiflerine Çevre ve Orman
Bakanlığınca kullandırılan kredilerden ödeme süresi geldiği halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kredi
alacaklarının asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin fer'iler
yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar il çevre ve orman
müdürlüklerine yazılı başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken
tutarın, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
dokuzuncu aydan başlamak üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül
ettiği ayda toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu
alacakların ödenen kısmına isabet eden fer'ilerin tahsilinden
vazgeçilir.
b) Bu fıkra uyarınca taksitlendirilen alacaklara ilişkin olarak
açılmış davalar sonlandırılır. Yargılama giderleri ile icra
masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
(19) a) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan sulama
kooperatiflerinden yeraltı suyu kaynaklarını kullanan sulama
kooperatifleri için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce inşa edilen
yeraltı suyu sulama tesisleri ve/veya şebekelerine yapılan yatırım
bedellerinin, geri ödemeleri ve süreleri sözleşmeye bağlanmış
olanlarından, 31/12/2010 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan alacak
asıllarının, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın
sonuna kadar anılan Genel Müdürlüğe başvuruda bulunularak ilk taksit
başvuru süresini izleyen aydan başlamak ve ikişer aylık dönemler
halinde azami oniki eşit taksitte ödenmek şartıyla bu alacakların
ödenen kısmına isabet eden fer'ilerinin tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Yatırım bedelinden kalan alacaklar ek sözleşme yapılmak
suretiyle revize edilir. Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
tahsil edilmiş tutarlar red ve iade edilmez.
b) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş
ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde davalar
sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların
mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı
ile birlikte ödemeleri şarttır.
c) Önsözleşme yapıldığı halde yatırım bedelinin geri ödemesine
ilişkin henüz sözleşme imzalamayan kooperatiflerden bu Kanunun
yayımlandığı tarihten itibaren iki ay içerisinde sözleşme imzalamak
için müracaat edenlerin önsözleşme yapıldığı tarihten bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar geçen sürede izinsiz olarak yaptıkları
kullanıma bağlı olarak bu sürede ödemeleri gerektiği Devlet Su
İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilen tutarların, borçlu
tarafından kabulü ve bu fıkra kapsamında ödenmesi halinde bu
alacaklar için hesaplanması gereken fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir ve bu kooperatifler ile sözleşme yapılması halinde
yatırım bedelinin bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki sürelere
isabet eden kısmı için geri ödemelerine ilişkin süre ve diğer
şartlar sözleşmede belirtilir.
d) 1998 ila 2004 yılları arasında Uluslararası İmar ve Kalkınma
Bankası finansı ile Devletin uygulamış olduğu "Sulama Yönetimi ve
Yatırımlarında Katılımcı Özelleştirme Projesi" kapsamında "İşletme
ve Bakım Ekipmanlarını Satın Alma ve Hibeden Yararlanma Sözleşmesi"
imzalayıp sözleşme esasları dışında hareket ederek katılım
sözleşmesinin aykırılığı tespit edilen sulama kooperatif ve
birliklerinin meydana getirdiği zararın Devlet tarafından hibe
edilen miktarının asıl alacaklarının bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne
başvuruda bulunularak ilk taksit başvuru süresini izleyen aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami oniki eşit
taksitte ödenmesi şartıyla fer'ilerinin tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Bu alacaklardan maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar
yapılmış olan tahsilat red ve iade edilmez. Bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış
ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış
alacaklar için, borçlunun bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunması halinde, davalar ve/veya icra takipleri
sonlandırılır. Bu takdirde borçluların mahkeme ve icra masrafları
ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri
şarttır.
(20) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığınca
31/12/2010 tarihinden önce korunması gerekli kültür varlıklarının
korunması, bakım ve onarımı amacıyla kullandırılan kredilerden ödeme
süresi geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ödenmemiş olan kredi alacaklarının asıllarının tamamı ile bu
alacaklara ilişkin fer'iler yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması
halinde bu alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar Kültür ve Turizm Bakanlığına
başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksiti bu
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü aydan başlamak üzere
ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte ödenmek
şartıyla fer'ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir. (21)
(6215 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle değişen bent.
Yürürlük; 12.04.2011)a) Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca,
tarımsal amaçlı kooperatiflere veya bu kooperatiflerin ortaklarına
31/12/2010 tarihinden önce kullandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla muaccel hale gelen krediler ile müteakiben yeniden
yapılandırılan kredi alacaklarının bakiye asılları ile ödenmeyen
alacağın vadesinin başlangıç tarihi itibarıyla bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar Bakanlıkça bu Kanunun yayımlandığı tarihte
kredilere uygulanan sözleşme faiz oranı esas alınarak hesaplanacak
tutar ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının yıllık toplamı dikkate
alınarak basit usulde hesaplanacak tutardan düşük olanı esas
alınarak hesaplanacak borç tutarının; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen dördüncü ayın sonuna kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı il
müdürlüklerine başvuruda bulunularak kredinin kalan vadesi beş
yıldan az olan borçlular için ilk taksit 2011 yılı Eylül ayından
başlamak üzere ve her yıl ilk taksidin tekabül ettiği ayda toplam
beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla, kredinin kalan vadesi beş
yıldan fazla olan borçlular için de kalan vade süresinde ve aynı
koşullarla ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet
eden fer'ilerin tahsilinden vazgeçilir.(*)
(6215 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle değişen bent.
Yürürlük; 12.04.2011)b) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten
önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar
için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunması halinde davalar sonlandırılır ve icra takipleri
durdurulur. Bu fıkra kapsamında borçları yapılandırılan kooperatif
ve/veya ortaklarının borçları müteakiben tasfiye olunacak alacaklar
hesaplarından çıkarılarak vadesi gelmemiş hesaplara
aktarılır.(**)
c) Bu fıkra kapsamına giren alacakların tamamının fıkrada
öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi halinde alacak ilgili mevzuatın
öngördüğü şekilde hesaplanır ve ödenen tutarlar mahsup edilir.
d) Bu fıkra kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce ödenen tutarlar bu fıkra hükümlerine
dayanılarak red ve iade edilmez.
(22) a) 22/11/1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında
Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca arazi
dağıtımı yapılanların bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ödemeleri gerektiği halde ödenmemiş bulunan arazi bedelleri
taksitlerinin asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilgili mevzuatı
gereği faiz hesaplanması gereken tarihten bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar uygulanması gereken faiz oranı esas alınarak
hesaplanacak tutar ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının yıllık
toplamı dikkate alınarak basit usulde hesaplanacak tutardan düşük
olanı esas alınarak hesaplanacak borç tutarının; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı Tarım Reformu Bölge Müdürlüklerine başvuruda
bulunularak ilk taksit bu Kanunun yayımını izleyen dokuzuncu aydan
başlamak üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda toplam
beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen kısmına
isabet eden fer'ilerin tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu fıkra hükmü bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce arazi
bedelleri taksitlerini süresinde ödememeleri nedeniyle dağıtılan
toprağı geri alınan borçlular hakkında arazinin bir başka şahsa
devredilmemiş olması şartıyla uygulanır. Bu takdirde borçlu
tarafından bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmesi gereken
taksit tutarlarının bu fıkra hükümlerine göre hesaplanan tutarı ile
birlikte ödenmesi şarttır. Bu fıkra hükümlerine göre hesaplanan
tutarın ilk taksitinin süresinde ödenmesini müteakip geri alınan
topraklar 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre yeniden hak sahibi
adına tescil edilir.
c) Bu fıkra uyarınca taksitlendirilen alacaklara ilişkin olarak
açılmış davalar sonlandırılır. Yargılama giderleri ile icra
masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
d) Bu fıkra kapsamında taksitlendirilen alacakların fıkrada
öngörülen süre ve şekilde tamamen ödenmemesi halinde 3083 sayılı
Kanun hükümleri uygulanır.
(23) a) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan sulama
kooperatiflerinin ve 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahallî İdare
Birlikleri Kanununa göre kurulan sulama birliklerinin tarımsal
sulama faaliyetlerinden kaynaklanan alacaklarından, 31/12/2010
tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara
ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'iler yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen dördüncü ayın sonuna kadar borçlu bulunulan
kooperatife/birliğe başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken
tutarın, ilk taksit bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dokuzuncu
aydan başlamak üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda
toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen
kısmına isabet eden fer'ilerin tahsilinden vazgeçilir.
b) Tarımsal sulamadan kaynaklanan alacakların bu Kanunda
belirtilen taksit ödeme zamanını alacakların bulunduğu bölgeler,
iller, ürünlerin hasat dönemleri dikkate alınarak değiştirmeye
alacaklı kooperatif/birlik yetkilidir.
c) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş
ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde,
sürdürülen davalar sonlandırılır, icra ve takip işlemleri
durdurulur. Bu takdirde, borçluların mahkeme masraflarını, icra
masraflarını ve vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte
ödemeleri şarttır.
(24) 4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile
5326 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre verilen idari para
cezaları hariç olmak üzere, 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce idari yaptırım kararı belediyeler tarafından verildiği halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş
olan ve belediyelerin bütçelerine gelir kaydı gereken ve her bir
kabahat için 145 Türk Lirasının (bu tutar dâhil) altında kalan idari
para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların ve bunlara
bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(25) a) İlgili kanunları uyarınca orman sayılan yerler, Hazinenin
özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan
taşınmazlar hakkında yapılan kesin izin, kesin tahsis, kullandırma
kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama işlemlerinden
kaynaklanan ve vadesi 31/12/2010 tarihi itibarıyla geldiği halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kullanım
bedelleri ve hasılat/ticari kâr payları asıllarının tamamı ile bu
alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer'ileri yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde
azami onsekiz eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara
hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir.
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu, 12/3/1982
tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve 9/8/1983 tarihli ve
2873 sayılı Milli Parklar Kanunu hükümlerine göre yapılan kesin izin
ve kesin tahsis işlemlerinden kaynaklanan ve vadesi 31/12/2010
tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olan orman köylülerini kalkındırma geliri,
arazi tahsis bedeli, ağaçlandırma bedeli, ağaçlandırma ve erozyon
kontrolü bedeli, % 3 proje bedeli ve toprak bedeli asıllarının
tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer'ileri
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler
halinde azami onsekiz eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu
alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir.
c) Sosyal Güvenlik Kurumunun mülkiyetinde olan taşınmazların
kiralanmasından kaynaklanan ve vadesi 31/12/2010 tarihi itibarıyla
geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
olan kira bedeli asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin
gecikme zammı, faiz gibi fer'ileri yerine bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü
aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz
eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan
gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir.
ç) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre kurulmuş olan
kamu iktisadi teşebbüslerine ve bunların müesseselerine, bağlı
ortaklıklarına ve iştiraklerine ait olan taşınmazların
kiralanmasından kaynaklanan ve vadesi 31/12/2010 tarihi itibarıyla
geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
olan kira bedeli asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin
gecikme zammı, faiz gibi fer'ileri yerine bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü
aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz
eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan
gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçmeye
kamu iktisadi teşebbüslerinin ve bunların müessese, bağlı ortaklık
ve iştiraklerinin yönetim organları yetkilidir.
d) Bu fıkra kapsamında olan ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten
önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar
için borçluların bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili
idarelere başvuruda bulunması ve bu fıkra kapsamında hesaplanan
tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla
bunlar için açılan davalar sonlandırılır ve icra takipleri
durdurulur. Bu takdirde borçluların mahkeme ve icra masrafları ile
vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri
şarttır.
e) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen borçların süresi
içerisinde ödenmemesi sebebiyle kesin izin, kesin tahsis,
kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama
işlemleri iptal edilenler tarafından borçlar bu bentlerde belirtilen
şekilde ödense dahi, iptal işlemi ihya edilmez ve geçerliliğini
korur.
f) İl özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları
ile sermayesinin % 50'sinden fazlası bunlara ait şirketlerin
mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlar hakkında yaptıkları irtifak
hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan (kaynak sularının kira
bedeli dâhil) ve vadesi 31/12/2010 tarihi itibarıyla geldiği halde
bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kullanım
bedelleri ve hasılat payları asıllarının tamamı ile bu alacaklara
ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer'ileri yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde
azami onsekiz eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara
hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Bu takdirde mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet
ücreti ilk taksit tutarı ile birlikte tahsil edilir. Bu bent
hükümlerinden yararlanılabilmesi için dava açılmaması ve açılmış
davalardan vazgeçilmesi şarttır. Bu bendin uygulamasına ilişkin usul
ve esasları belirlemeye ilgisine göre il encümeninin, belediye
encümeninin ya da bağlı kuruluşun ve şirketin, yönetim organları
yetkilidir.
g) Vakıflar Genel Müdürlüğü ile mazbut vakıflara ve temsilen
yönetilen vakıflara ait taşınmazların kiralanması işlemlerinden
kaynaklanan ve 31/12/2010 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kira bedelleri
asıllarının, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ay sonuna
kadar başvuruda bulunulması ve bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üç ay içinde haklarında açılan dava ve icra takiplerine
ilişkin yargılama masrafları ile birlikte tamamen ödenmesi şartıyla,
bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu bent kapsamına giren alacakların taksitle
ödenmek istenmesi halinde en fazla oniki ay içinde ve eşit taksitler
halinde kanuni faizi ile birlikte ödenmek üzere taksitlendirme
yapılabilir. Bu takdirde dava ve icra takiplerine ilişkin yargılama
masrafları ilk taksit tutarı ile birlikte tahsil edilir. Bu bent
hükümlerinden yararlanılabilmesi için dava açılmaması ve açılmış
davalardan vazgeçilmesi şarttır. Bu kiracılardan, tahliye hakkı
doğmuş ancak tahliye kararı kesinleşmemiş olanlar ile yeniden
sözleşme yapılabilir. Vakıflar Genel Müdürlüğüne, mazbut vakıflar
ile temsilen yönetilen vakıflara ait taşınmazlar üzerinde bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte işgalci durumda olanlar ile işgalleri bu
tarihten önce sonlandırılanlardan ecrimisil borcu bulunanların talep
etmeleri halinde birikmiş borçları bu bentte belirtilen şartlarla
tahsil edilir. Halen işgali devam edenlerin müracaat etmeleri
halinde, taşınmazın mevcut durumu dikkate alınarak taşınmazın bağlı
olduğu bölge müdürlüğünce belirlenecek bedel üzerinden bu
taşınmazlar kiralanabilir. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilidir.
(26) İşverenlerin ve üçüncü şahısların, 5510 sayılı Kanunun 14
üncü, 21 inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı maddeleri, 506 sayılı
Kanunun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci maddeleri, 1479
sayılı Kanunun mülga 63 üncü maddesi ve 5434 sayılı Kanunun mülga
129 uncu maddesi gereğince iş kazası ve meslek hastalığı, malullük,
adi malullük ve ölüm halleri ile genel sağlık sigortalısına ve
bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle
ödemekle yükümlü bulundukları her türlü borçları ile bu borçlara
kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden
vazgeçilir.
(27) Özel radyo ve televizyon kuruluşlarınca ödenmesi gereken ve
31/12/2010 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan; 13/4/1994 arihli ve
3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında
Kanun gereğince yıllık brüt reklam gelirlerinden alınan % 5
oranındaki pay ile 16/8/1997 tarihli ve 4306 sayılı İlköğretim ve
Eğitim Kanunu, Milli Eğitim Temel Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi
Kanunu, Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun ile 24.3.1988 Tarihli ve 3418 Sayılı Kanunda Değişiklik
Yapılması ve BazıKağıtve İşlemlerden Eğitime Katkı Payı Alınması
Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca alınması gereken
eğitime katkı payı asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'ileri yerine, bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna
başvuruda bulunularak ilk taksit bu Kanunun yayımını izleyen üçüncü
aydan başlamak ve ikişer aylık dönemler halinde onsekiz eşit
taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara ilişkin hesaplanan
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir.
(28) a) Bu Kanunla yapılan özel düzenlemeler saklı kalmak
kaydıyla, her kademedeki askeri okullardan kanunları uyarınca
öğrencilikle ilişiği kesilenler ile Emniyet Teşkilatında
görevlendirilmek üzere her kademedeki eğitim kurumlarında
okutulanlardan kanunları uyarınca öğrencilikle ilişiği kesilenlerin
ve belirtilen eğitim kurumlarından mezun olanlar ile bu eğitim
kurumları dışındaki eğitim kurumlarında Devlet hesabına
okutulanlardan mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin,
ilgili kanunları uyarınca bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
ödenmemiş olan öğrenim giderlerine ilişkin tazminat tutarlarının
asılları ile bu alacaklara ilgili mevzuatı gereği faiz hesaplanması
gereken tarihten bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar, bu tarihler
arasında yıllık kanuni faiz oranına göre hesaplanacak faiz tutarı
ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının yıllık toplamı dikkate
alınarak basit usulde hesaplanacak tutardan düşük olanı esas
alınarak hesaplanacak borç tutarının; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar borçlu oldukları idarelere
başvuruda bulunularak ilk taksit bu Kanunun yayımını izleyen üçüncü
aydan başlamak ve ikişer aylık dönemler halinde onsekiz eşit
taksitte ödenmek şartıyla bu alacaklara bu fıkra hükümlerine göre
hesaplanan tutardan kalan faiz alacaklarının tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Bu hüküm borçluların başvurusu üzerine taksitlendirilmiş
ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi gelmemiş
taksit tutarları için de uygulanır.
b) Bu fıkra uyarınca taksitlendirilen alacaklar ile ilgili olarak
açılmış davalar karşılıklı olarak sonlandırılır, yapılan takiplere
ilişkin yargılama giderleri, icra masrafları ile dava ve icra
vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
(29) a) 16/6/2008 tarihli ve 2008/13879 sayılı Toprak Mahsulleri Ofisi Tarafından Yağlık Olarak
Değerlendirilecek Fındıktan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri
Birliğine Satış Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı
kapsamında Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü (TMO) tarafından
Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine (Fiskobirlik) satılan ve
satış işleminden doğduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş bulunan satış bedeli alacaklarının aslı ile
alacağın doğduğu tarihten bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen
süre için taraflar arasında yapılan sözleşmede yer alan faiz yerine
TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının basit usulde yürütülecek faiz
esas alınmak suretiyle hesaplanacak borç tutarının; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar başvuruda bulunularak
ilk taksit bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami oniki eşit
taksitte ödenmesi şartıyla TMO tarafından hesaplanan faizin
tamamının tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce icra takibi başlatılmış
alacaklar için, bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunulması halinde, borçlu hakkında sürdürülen icra ve takip
işlemleri, borçlunun icra masraflarını ve vekâlet ücretini ilk
taksit tutarı ile birlikte ödemesi şartıyla durdurulur.
c) 5520 sayılı Kanun uygulaması bakımından bu fıkra kapsamında
TMO tarafından tahsilinden vazgeçilen faiz alacakları, bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce TMO tarafından hasılat kaydı yapılmış
olması şartıyla kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate
alınır. TMO tarafından gider olarak dikkate alınan bu tutar
Fiskobirlik tarafından kurum kazancına dâhil edilmez.
d) Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilidir.
(30) a) Kalkınma ajanslarının, 25/1/2006 tarihli ve 5449 sayılı
Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında
Kanun gereğince il özel idareleri ve belediyeler ile sanayi ve
ticaret odalarından olan ve 31/12/2010 tarihi itibarıyla ödenmesi
gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan alacak asıllarının tamamı ile bu alacaklara hesaplanan
gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi fer'i alacaklar yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı kalkınma ajanslarına
başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın ilk taksiti bu
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere
ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte tamamen
ödenmesi şartıyla bu borçlara hesaplanan gecikme zammı, gecikme
faizi, faiz gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş
ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde dava ve
icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların mahkeme ve icra
masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte
ödemeleri şarttır.
c) Bu fıkra hükmünden yararlanarak ilk taksiti ödeyen il özel
idareleri ve belediyeler ile sanayi ve ticaret odaları, kalkınma
ajansları tarafından sağlanan desteklerden faydalanabilir.
(31) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından fazla veya yersiz olarak
ödendiği tespit edilen ve 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971
tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı,
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve
5434 sayılı kanunların mülga hükümleri ve 5510 sayılı Kanunun 96 ncı
maddesi gereğince tahsil edilmesi gereken gelir ve aylıklara ilişkin
borç asılları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin
başlangıcından bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde bu borçlara
uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.
(32) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce Spor Toto Teşkilat
Başkanlığı (Müdürlüğü) adına; 1/4/2007 tarihinden önceki dönemlere
ilişkin olarak 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri
Kanununun mülga 40 ıncı maddesine göre şans oyunları vergisi,
1/1/2009 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak mülga 3/6/1949
tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile 5520 sayılı Kanun
hükümlerine göre kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmaz, daha önce
yapılmış olan tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan feragat
edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin edilir,
tahsil edilmiş tutarlar red ve iade olunmaz.
(*) (Değişmeden önceki
şekli)a) Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca, tarımsal
amaçlı kooperatiflere veya bu kooperatiflerin ortaklarına 31/12/2010
tarihinden önce kullandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla muaccel hale gelen krediler ile müteakiben yeniden
yapılandırılan kredi alacaklarının bakiye asılları ile ödenmeyen
alacağın vadesinin başlangıç tarihi itibarıyla bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar Bakanlıkça bu Kanunun yayımlandığı tarihte
kredilere uygulanan sözleşme faiz oranı esas alınarak hesaplanacak
tutar ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının yıllık toplamı dikkate
alınarak basit usulde hesaplanacak tutardan düşük olanı esas
alınarak hesaplanacak borç tutarının; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen dördüncü ayın sonuna kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı il
müdürlüklerine başvuruda bulunularak ilk taksit 2011 yılı Eylül
ayından başlamak üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda
toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen
kısmına isabet eden fer'ilerin tahsilinden vazgeçilir.
(**)(Değişmeden önceki
şekli)b) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava
konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunması halinde davalar sonlandırılır ve icra takipleri
durdurulur. Bu takdirde borçluların mahkeme ve icra masrafları ile
vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri
şarttır. |
İKİNCİ BÖLÜM Ortak Hükümler Başvuru ve
ödeme süresi ile şekli Madde 18-
| (1) Bu Kanunun ilgili bölümlerindeki başvuru ve ödeme süresine
ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak isteyen borçluların;
a) Bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna
kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları,
b) Maliye Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, il özel
idarelerine, belediyelere, büyükşehir belediyeleri su ve
kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine ve Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumu ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığına, Hazine Müsteşarlığına
ve/veya Geliştirme Destekleme Fonu Gelir Hesabına aktarılmak üzere
Türkiye Halk Bankası A.Ş., T. Emlak Bankası A.Ş. (Tasfiye Halinde T.
Emlak Bankası A.Ş.), T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve tarım kredi
kooperatiflerine, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ)
veya bu Şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketleri ile
3096 sayılı Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet
göstermekte olan dağıtım şirketlerine ödenecek tutarların ilk
taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan, Sosyal
Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise
ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit
taksitte ödemeleri,
şarttır.
(2) Bu Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son
gününün resmi tatile rastlaması halinde süre tatili izleyen ilk iş
günü mesai saati sonunda biter.
(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarın;
a) İlk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi halinde,
bu tutara bu Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar
geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmaz.
b) Taksitle ödenmek istenmesi halinde, ilgili maddelerde yer alan
hükümler saklı kalmak şartıyla, borçluların başvuru sırasında altı,
dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini
tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun
bir sürede ödeme yapılamaz.
c) Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre
belirlenen tutar;
1) Altı eşit taksit için (1,05),
2) Dokuz eşit taksit için (1,07),
3) Oniki eşit taksit için (1,10),
4) Onsekiz eşit taksit için (1,15),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek
suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı
hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme
planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme
yapılması halinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre
düzeltilir.
ç) Bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar; il özel
idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu
tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ikişer aylık dönemler halinde
azami otuzaltı eşit taksitte, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü,
Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil
edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulunan spor
kulüplerince ikişer aylık dönemler halinde azami kırkiki eşit
taksitte ödenebilir. Bu takdirde bu fıkra hükmüne göre hesaplanacak
katsayı yirmidört eşit taksit için (1,20), otuz eşit taksit için
(1,25), otuzaltı eşit taksit için (1,30) ve kırkiki eşit taksit için
(1,35) olarak uygulanır.
d) Bu Kanunun 17 nci maddesinin; onuncu fıkrasının (b) bendi,
onsekizinci, yirmibirinci, yirmiikinci ve yirmiüçüncü fıkraları
hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarların iki eşit taksitte
ödenmesi halinde (1,10), üç eşit taksitte ödenmesi halinde (1,15),
dört eşit taksitte ödenmesi halinde (1,20), beş eşit taksitte
ödenmesi halinde (1,25) katsayı uygulanır.
(4) Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil
dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacakların 6183
sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak
suretiyle ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan
bankalarca, kart kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç
tutarının, taksitler halinde yansıtılması ve taksit ödeme aylarında
hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler için ödeme
tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır ve
borçluya tahsilatın yapıldığını gösterir makbuz verilir. Bu şekilde
tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine/Sosyal Güvenlik Kurumu
hesaplarına aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci
maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının son gününü izleyen
günden itibaren hesaplanır. Taksitlerin kredi kartı kullanılmak
suretiyle ödenmesi bu madde hükmüne göre katsayı uygulanmasına engel
teşkil etmez. (5) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine
ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, bu Kanun
hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek
tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi
borçlarına mahsuben ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin
yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde
ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak
ibraz etmeleri şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun
mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek
tutara mahsup işlemleri yapılır, mahsup talebine konu tutardan daha
az tutarda mahsubun yapılması halinde, mahsuben ödeme suretiyle
tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik
ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenilir. Bu süre
içerisinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten
ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında
hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde eksik
ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
|
Süresinde ödenmeyen taksitler Madde 19-
| (1) a) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim
yılında iki veya daha az taksitin, süresinde
ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen
taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar,
gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç
ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden
yararlanılır. Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen
taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında
ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi
halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak
kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir.
Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından
taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.
b) Bu Kanunun 17 nci maddesinin; onuncu fıkrasının (b) bendi,
onsekizinci, yirmibirinci, yirmiikinci ve yirmiüçüncü fıkraları
hükümlerine göre ödenmesi gereken taksitlerden birinin süresinde
ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ödenmeyen veya eksik ödenen
taksit tutarlarının bu fıkra hükümlerine göre izleyen taksit ile
birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(2) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu ve 14 üncü maddesinin
üçüncü fıkralarında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların veya
taksit tutarının % 10'unu aşmamak şartıyla 5 liraya (bu tutar dâhil)
kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılmaz.
(3) Bu Kanunun 15 inci ve 16 ncı maddeleri ile 17 nci maddesinin
yedinci fıkrası hariç olmak üzere bu Kanun kapsamına giren
alacakların birinci fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş
olması halinde, bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 14
üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla
borçlular ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden
yararlanırlar. |
Diğer hükümler Madde 20-
| (1) 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim
Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılandırmaları devam
edenler hariç olmak üzere, bu Kanun kapsamına giren alacakların, bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce 6183 sayılı Kanun ve diğer
kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak
ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep
etmeleri halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu
takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için
tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit
tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için
sadece ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanır. Kalan taksit
tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar
hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
(2) Bu Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, bu
Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımlandığı
tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası
gibi fer'i amme alacağı hesaplanmaz.
(3) Bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik
edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna
isabet eden teminatlar iade edilir.
(4) 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi ile 10/7/2004
tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü
maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri
uygulanmaz.
(5) a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan
ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan
vazgeçmeleri gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden
yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru
sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir
ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı
merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine
gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili
gerektiği halde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara
ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme
dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve
açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili
olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar
uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile idare aleyhine
hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması halinde
bunlar talep edilemez.
(6) İl özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil
bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında Kanunun 3
üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 14 üncü maddesinin üçüncü
fıkrası hükümleri uygulanmaz.
(7) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılık
statüsünden kaynaklanan prim borç yapılandırmalarında; bu Kanunun 19
uncu maddesinin birinci fıkrasındaki hakları saklı kalmak üzere, bu
Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin, taksitlendirme süresini
(son taksiti) takip eden ayın sonu aşılmamak kaydıyla ait oldukları
yılın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında
hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde bu Kanun
hükümlerinden yararlanılır.
(8) Bu Kanunun ilgili maddelerinde faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı, gecikme cezası, cezai faiz gibi fer'i alacaklar yerine
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanması öngörülen
tutarın tespitinde, TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının
belirlenmediği dönemler için alacağa ilgili dönemde uygulanan fer'i
alacağın hesaplanmasına esas alınan oranın yarısı dikkate alınır. Bu
Kanun hükümlerine göre ödenecek alacaklara bu Kanunun yayımlandığı
ay için uygulanması gereken ÜFE aylık değişim oranı olarak, bu
Kanunun yayımlandığı tarihten bir önceki ay için belirlenen ÜFE
aylık değişim oranı esas alınır.
(9) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin
(1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilen vergilere, ödeme
yönünden şartların ihlali halinde, kesilmesi gereken vergi cezaları
için 213 sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı
süreleri taksit ödeme süresince işlemez. |
İade edilmeyecek alacaklar Madde 21-
| (1) Bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanunun
16 ncı maddesi hükmü hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında tahsil
edilen tutarlar ile bu Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrası
kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya
diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine
dayanılarak red ve iadesi yapılmaz. Ancak, bu Kanunun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup dava konusu edilen
tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödeme
yapılmış olması halinde, ödenen bu tutarlar, vergi mahkemesinde
esasa ilişkin olarak hiç karar verilmemiş veya verilen kararın
bozulması nedeniyle yeniden karar verilmek üzere mahkemesine iade
edilmiş davalara konu alacaklar için bu maddeden yararlanılmak üzere
yapılan başvurular ile vergi mahkemesince verilmiş terkin kararları
üzerine red ve iade edilebilir. |
BEŞİNCİ KISIM Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Hükümler ve Son Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Değişiklik
Hükümleri
Madde 22-
| 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20 nci
maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Ancak 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili
Seçimi Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı
Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri
Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin
Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma
Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı
Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanunda belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin
işlendiği tarihi takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar
idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde idari
yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar
düşer." |
Madde 23-
| 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10)
numaralı bendinde yer alan "Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinin dışında
kalan genel sağlık sigortalısının," ibaresi "5 inci maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve
sekizinci fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının,"
olarak, aynı bendin (c) alt bendinde yer alan
"sigortalı" ibaresi "genel sağlık sigortalısı" olarak
değiştirilmiştir. |
Madde 24-
| 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve
(e) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (g) bendine
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"b) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda
belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören
öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık
sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri
sırasında staja tabi tutulan öğrenciler ile 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı
çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82 nci
maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz
katından fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası uygulanır. Bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlardan
bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca
genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır."
"e) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme,
geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası ile bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda
olmayanlar hakkında ayrıca genel sağlık sigortası hükümleri
uygulanır."
"Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde çalışan
sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık
sayılır." |
Madde 25-
| 5510 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı)
bendinde yer alan "Kamu idareleri" ibaresi "Kamu idarelerinde ve
Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar" şeklinde ve
"belgeleyenler," ibaresi "belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan
talepte bulunanlar," şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 26-
| 5510 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde yer alan "zorunlu" ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır. |
Madde 27-
| 5510 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
"4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt
bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında
sigortalı sayılan kişiler için 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından;" ibaresi "4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde
bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında sigortalı
sayılan kişilerden köy ve mahalle muhtarları için seçildiklerine
ilişkin mazbatalarını ilgili seçim kurulundan aldıkları tarihten,
sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin başladığı tarihten
başlayan sigortalılar için vergi mükellefiyeti işleminin tesis
tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere ilgili vergi dairesince
vergi mükellefinin işe başlama işlemlerinin tekemmül ettirildiği
tarihten ve diğerleri için 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından;" şeklinde, "esnaf
sicil memurluğu" ibaresi "Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü" olarak
değiştirilmiştir. |
Madde 28-
| 5510 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin (5) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş;
(7), (8), (9) ve (10) numaralı alt bentlerinde yer alan "tarihten"
ibarelerinden sonra gelmek üzere "bir gün öncesinden" ibareleri,
(10) numaralı alt bentten sonra aşağıdaki alt bent ve üçüncü
fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"5) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için,
tarımsal faaliyetinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci
fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına girdiği yahut 65
yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu tarihten,"
"11) 6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörler için,
lisansları yenilenmeyenlerin lisanslı oldukları yılın sonundan,"
"Vergi dairelerince vergi mükellefiyetinin sona erdiğine ilişkin
yapılacak bildirimlerde bu süre vergi mükellefiyeti terk işleminin
tesis tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere vergi mükellefinin
işi bırakma işlemlerinin vergi dairelerince tekemmül ettirildiği
tarihten başlar." |
Madde 29-
| 5510 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (d)
bendinde yer alan "sigortalı kadının isteği ve hekimin onayı ile
doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde," ibaresi
"sigortalı kadının, erken doğum yapması halinde doğumdan önce
kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin
onayıyla doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde,"
şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 30-
| 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasına
aşağıdaki bent ile aynı fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiş ve dördüncü
fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"i) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere ilişkin
olmak üzere, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile
çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik
süreleri,"
"(i) bendi kapsamında borçlanılacak sürelere ilişkin genel sağlık
sigortası primlerinin ödenmiş olması halinde, genel sağlık sigortası
primi ödenmiş bu sürelere ilişkin borçlanma tutarı % 20 oranı
üzerinden hesaplanır."
"b) Birinci fıkranın (c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine, (i) bendine göre
borçlananlar ise 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine
göre," |
Madde 31-
| 5510 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin dördüncü fıkrasına
aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
"Bu durumdaki sigortalıların aylıksız izinli oldukları süreler
için prime esas kazanç alt sınırının altında olmamak kaydıyla
aylıksız izne ayrıldıkları tarihteki prime esas kazançları üzerinden
% 12 oranında genel sağlık sigortası primi işverenlerince ödenir.
Ancak askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izne ayrılanların genel
sağlık sigortası priminin ödenmesinde, bir yıllık süre sınırı
uygulanmaz." |
Madde 32-
| 5510 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer
alan "(b) bendi" ibaresi "(a) bendi", beşinci fıkrasında yer alan
"bu süreler" ibaresi "söz konusu süreler, bu maddenin üçüncü fıkrası
hükmü saklı olmak üzere" şeklinde
değiştirilmiştir. |
Madde 33-
| 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer
alan "Sigortalının," ibaresi "Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere
sigortalının," olarak, birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer
alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun
kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık
statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise
aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82
nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst
sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan
sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim
ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek
hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık
statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar
ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre
ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna
kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı
maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık
statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda, (b)
bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki diğer sigortalılık durumu
dikkate alınır." |
Madde 34-
| 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesine aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
"4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa göre
üniversitelerde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler,
yükseköğrenimlerinin devam ettiği sürelerle sınırlı olarak birinci
fıkranın (d) bendindeki ve 52 nci maddenin ikinci fıkrasının ikinci
cümlesindeki şartlar aranmaksızın, 82 nci maddeye göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt sınırının 30 günlük tutarı üzerinden
kendilerince genel sağlık sigortası primi ödenmek suretiyle genel
sağlık sigortalısı olurlar. Ancak bunlardan kamu idareleri, kanunla
kurulan kurum ve kuruluşlar, kamu yararına faaliyet gösteren
dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından tam burs
sağlanan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından ayrılan kontenjanlar
dâhilinde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler genel
sağlık sigortalısı sayılmaz ve bunların sağlık giderleri 2547 sayılı
Kanunun 46 ncı ve 47 nci maddeleri çerçevesinde üniversitelerin
bütçelerine konulacak ödenekten karşılanır.
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca
avukatlık stajı yapmakta olanlardan bu Kanuna göre genel sağlık
sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar
staj süresi ile sınırlı olmak üzere genel sağlık sigortalısı
sayılır. Bu şekilde genel sağlık sigortalısı sayılanların genel
sağlık sigortası primleri Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının %
6'sıdır. Bu primler Türkiye Barolar Birliği tarafından
ödenir." |
Madde 35-
| 5510 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (f)
bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye beşinci
fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"f) (g) bendinde sayılanlar; diğer bentlere göre genel sağlık
sigortalısı olmadıkları veya diğer bentlere göre genel sağlık
sigortasından yararlanma haklarının sona erdiği tarihten itibaren bu
bent kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve Kurumca resen
tescil edilirler."
"60 ıncı maddenin yedinci fıkrası kapsamında sayılanlar
yükseköğrenimlerinin başladığı tarihten itibaren genel sağlık
sigortalısı sayılırlar ve yükseköğrenimlerinin devam ettiği sürece
genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki öğrenciler
yüksek öğrenimlerinin başladığı tarihten itibaren bir ay içerisinde
ilgili üniversitelerce genel sağlık sigortası giriş bildirgesiyle
Kuruma bildirilir.
60 ıncı maddenin sekizinci fıkrası kapsamında sayılanlar
avukatlık stajına başladıkları tarihten itibaren genel sağlık
sigortalısı sayılırlar ve avukatlık stajları devam ettiği sürece
genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki stajyerler,
staja başladıkları tarihten itibaren bir ay içerisinde Türkiye
Barolar Birliğince genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile
Kuruma bildirilir." |
Madde 36-
| 5510 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin birinci fıkrasında yer
alan "acil haller" ibaresinden önce gelmek üzere "trafik kazası
halleri," ibaresi ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş; dördüncü
fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "zorunlu sigortalılıklarından
sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup
olmadığına bakılmaksızın" ibaresi madde metninden çıkarılmış ve aynı
maddeye dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"d) 60 ıncı maddenin yedinci fıkrasına göre genel sağlık
sigortalısı sayılanlar, (c) bendinde sayılan şartlarla birlikte, bir
öğretim dönemine ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin tamamını
öğrenim gördükleri üniversitenin öğrenim dönemi başından itibaren
bir ay içinde ödemeleri,"
"4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalıların 4857 sayılı İş Kanununun 56 ncı ve 74 üncü maddeleri
ile diğer iş kanunlarında ücretsiz izin sayılan süreler haricinde
ayrıca bir takvim yılı içerisinde toplam bir ayı aşmayan ve
işverenlerince belgelendirilen ücretsiz izin sürelerinde genel
sağlık sigortalılıkları devam eder." |
Madde 37-
| 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (j)
bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (k) bendi eklenmiş, dördüncü
fıkrasında yer alan "(d) ve (g) bentlerinde" ibaresi "(d) bendinde"
şeklinde, aynı fıkrada yer alan "Ancak, 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılmak için müracaat etmekle birlikte," ibaresi
"60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılanlar için" şeklinde değiştirilmiş ve
fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"k) Meslek liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri
sırasında staja tabi tutulan öğrenciler ve 2547 sayılı Kanunun 46
ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden
aylık prime esas kazanç tutarı 82 nci maddeye göre belirlenen günlük
prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar ile
kursiyerlerin prime esas günlük kazançlarının hesaplanmasında prime
esas günlük kazanç alt sınırı dikkate alınır. Aday çırak, çırak ve
meslekî eğitim gören öğrencilerin prime esas kazançları ilgili
kanunlarında öngörüldüğü şekilde belirlenir."
"Şu kadar ki, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi
kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar için gelir testleri
Kurumca sonuçlandırılıncaya kadar 82 nci maddeye göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı prime esas
asgari kazanç tutarı olarak esas alınır. Ancak gelir testi sonucu,
aile içindeki gelirleri asgari ücretin altında kalan genel sağlık
sigortalılarının bu sürelerde gelir testi sonucuna göre ödemeleri
gereken tutarların üzerinde yaptıkları ödemeler herhangi bir faiz
uygulanmaksızın iade veya mahsup edilir." |
Madde 38-
| 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (d)
bendi aşağıdaki şekilde, (ı) bendinde yer alan "Bu fıkra hükümleri
Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek
primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar
hakkında uygulanmaz." cümlesi "Bu bent hükümleri; 21/4/2005 tarihli
ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına
giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve
2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı
Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden
yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan
alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek
primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar
hakkında uygulanmaz." şeklinde, aynı bentte yer alan "Bu fıkrayla
düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca
yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer olarak bu
destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri
dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece
biriyle sınırlı olarak yapılır." cümleleri "Bu fıkra ve diğer ilgili
mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için
birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır."
şeklinde değiştirilmiştir.
"d) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler
için prim oranı, prime esas kazançlarının % 6'sıdır. Bu prim
oranının % 1'i kısa vadeli sigorta kolları, % 5'i genel sağlık
sigortası primidir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde
belirtilen kursiyerler için prim oranı, prime esas kazançlarının %
13,5'idir. Bu prim oranının % 1'i kısa vadeli sigorta kolları, %
12,5'i genel sağlık sigortası primidir." |
Madde 39-
| 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin
hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların
yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16
yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 6,5
katıdır." |
Madde 40-
| 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci
cümlesi "Kurumca belirlenen işyerlerinde bu şart aranmaz." şeklinde
değiştirilmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten
kaldırılmıştır. |
Madde 41-
| 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin (e) bendinde yer alan
"zorunlu" ibareleri madde metninden
çıkarılmıştır. |
Madde 42-
| 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrasına
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Ancak, kamu idaresine ait işyerinde çalıştırılan sigortalıların
iş sözleşmesinin askıda olduğu sürede 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi çalışmaları ya da isteğe bağlı
sigortalı olmaları halinde bu sigortalılar için belirtilen şekilde
çalıştıkları veya isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödedikleri
sürelerle sınırlı olarak ilgili kamu idaresinden genel sağlık
sigortası primi alınmaz." |
Madde 43-
| 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin altıncı fıkrasının ilk
cümlesinde geçen "daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayanlar"
ibaresinden sonra gelmek üzere "ile kamu kurum ve kuruluşları
tarafından proje ve faaliyetleri karşılığında kamu kurum ve
kuruluşlarına sağlananlar" ibaresi ve aynı fıkranın birinci
cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Devlet yardımı, teşvik ve desteklerden; işverenlerin muaccel
prim ve idari para cezası borçları kesilip Kuruma aktarıldıktan
sonra, varsa kalan kısmı üzerinden
yararlanılabilir." |
Madde 44-
| 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde yer alan "üç ay" ibaresi "yirmidört ay" ve "üç aylık"
ibaresi "yirmidört aylık" şeklinde
değiştirilmiştir. |
Madde 45-
| 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (f)
bendinde yer alan "ve 86 ncı maddesinin altıncı fıkrasında" ibaresi
madde metninden çıkarılmış, (i) bendinin sonuna aşağıdaki cümle ve
(k) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (l) bendi eklenmiştir.
"Ancak 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde 100 üncü
maddeye istinaden Kurumca işverenlerden istenilen bildirimlerin
belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılmaması halinde
sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri, hiç yapılmaması
halinde ise sigortalı başına aylık asgari ücretin
yarısı tutarında idari para cezası uygulanır."
"l) Ek 6 ncı maddesine göre yapılması gereken bildirim veya
kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, her bir fiil
için asgari ücret tutarında idari para cezası
uygulanır." |
Madde 46-
| 5510 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (6)
numaralı bendinde yer alan "ve 33 üncü" ibaresi ", 33 üncü ve 35
inci" şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 47-
| 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onyedinci
fıkrasında yer alan "altı ay içerisinde" ibaresi "30/6/2011 tarihine
kadar" şeklinde ve "iki yıl içinde" ibaresi "31/12/2014 tarihine
kadar" şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 48-
| 5510 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasına
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
değerlendirilen 1/10/2008 tarihinden önceki yurt dışı borçlanma
sürelerine göre tespit edilen basamaklar, 2008 yılı Eylül ayında
yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddenin beşinci
fıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas aylık kazanca yakın
gelire karşılık gelen basamağı geçemez." |
Madde 49-
| 5510 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında
yer alan "üç yıl içinde" ve beşinci fıkrasında yer alan "en geç iki
yıl içinde" ibareleri "1/1/2012 tarihine kadar" şeklinde, beşinci
fıkrasında yer alan "iki yıllık süreye" ibaresi "bu süreye"
şeklinde, sekizinci fıkrasında yer alan "Ancak durumlarında
değişiklik olduğunda sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları bu
Kanun hükümlerine göre yeniden belirlenir." cümlesinden sonra gelmek
üzere "Kız çocuklarının durum değişikliklerinin ortadan kalkması
halinde, bu kişiler tekrar ilgili kanunlarına göre bakmakla yükümlü
olunan kişi sayılır." cümlesi eklenmiş, onuncu fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi
sigortalılar ile bunların bu Kanuna göre bakmakla yükümlü oldukları
kimseler, genel sağlık sigortası hükümlerine göre sağlanan sağlık
hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanma hakkına sahiptir."
"4857 sayılı İş Kanununun 13 üncü ve 14 üncü maddelerine göre
kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar ile bu Kanuna göre ev
hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalıların
eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne
tamamlama yükümlülüğü 1/1/2012 tarihinde
başlar." |
Madde 50-
| 5510 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında
yer alan "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce," ibaresi ile
"bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aynı şartlarla bu işleri
yaptıkları," ibaresi madde metninden çıkarılmış ve "yapmakta
olanların" ibaresi "yaptıkları" şeklinde ve geçici 19 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 19- 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre aylık
almakta olanlarla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında çalışmaları nedeniyle geçici 2 nci maddeye göre aylık
bağlanacaklara aylık bağlamaya esas tüm hizmetleri süresince on yıl
süreyle hastalık sigortası veya sağlık sigortası veya genel sağlık
sigortası primi ödememiş olanlardan, hastalık sigortası, sağlık
sigortası ve genel sağlık sigortası primi kesilmiş olan süreler
düşülmek kaydıyla, aylıklarının % 10'u oranında ve 10 yılı
tamamlayacak süreyle genel sağlık sigortası primi kesilir. Ancak, bu
maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan kesintiler iade
edilmez." |
Madde 51-
| 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.
"Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak
çalışanların sigortalılığı
EK MADDE 5- 4 üncü madde ile isteğe bağlı sigortalılık hükümleri
ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında sigortalı
olmayan, kendi sigortalılıklarından dolayı bu kanunlara göre gelir
veya aylık almayan ve 18 yaşını doldurmuş olanlardan; tarım veya
orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, örneği
Kurumca hazırlanan ve Kurumca belirlenen ilgili muhtarlık, birlik,
kuruluş, il veya ilçe tarım müdürlükleri tarafından usulüne uygun
olarak düzenlenip onaylanmış belgeleri ile talepte bulundukları
tarihten itibaren sigortalı sayılırlar.
Bu madde kapsamındaki sigortalılık; 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dâhil olmak üzere 4
üncü maddeye istinaden sigortalı olarak çalışmaya başlayanların
çalışmaya başladıkları tarihten, sigortalılıklarını sona erdirme
talebinde bulunanların talep tarihinden, prim borcu bulunanlardan
talepte bulunanların primi ödenmiş son günden, gelir ya da aylık
talebinde bulunanların aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep
tarihinden ve ölen sigortalının ölüm tarihinden itibaren sona
erer.
Bu madde kapsamındaki sigortalıların 4 üncü madde kapsamında
çalışmaları halinde, bu madde kapsamındaki sigortalılıkları sona
erer. 4 üncü madde kapsamındaki çalışmanın sona ermesi halinde, bu
madde kapsamındaki çalışmasının devam etmesi kaydıyla çalışmanın
sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren bu madde kapsamındaki
sigortalılıkları kendiliğinden başlar.
Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak
çalışanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar. Bunlar hakkında bu Kanunun kısa vadeli sigorta
kolları bakımından yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası,
uzun vadeli sigorta kolları yönünden malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortası ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
Bu madde hükümlerine tabi sigortalıların iş kazası ve meslek
hastalığı sigorta kollarından sağlanan yardımlardan
yararlanabilmeleri için iş kazasının olduğu tarihten en az on gün
önce tescil edilmiş olmaları ve sigortalılıklarının sona ermemiş
olması, bu Kanuna göre iş kazası veya meslek hastalığından dolayı
geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesi veya sürekli iş göremezlik
geliri ya da malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık
bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının
ödenmiş olması şartı aranır. İş kazası ve meslek hastalığı halinde
durum, kendilerince veya işverenlerince kolluk kuvvetlerine derhal,
Kuruma da en geç üç iş günü içinde bildirilir.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar, 82 nci maddeye göre
belirlenen prime esas kazancın alt ve üst sınırı arasında olmak
kaydıyla sigortalı tarafından belirlenen günlük kazancın otuz
katının % 34,5'i oranında prim öderler. Bunun % 20'si malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları, % 12,5'i genel sağlık sigortası, %
2'si iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası primidir.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin, genel sağlık sigortası hükümlerinden yararlanabilmesi
için 67 nci maddede sayılan diğer şartların yanı sıra sağlık hizmeti
sunucusuna başvurduğu tarihte 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine
göre tecil ve taksitlendirerek tecil ve taksitlendirmeleri devam
edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü
borcunun bulunmaması şarttır.
Bu madde kapsamındaki sigortalıların primlerinin yılda bir veya
birden fazla dönem halinde ödenmesini ve ödeme tarihlerini
belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ile ilgili olarak bu maddede
aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri
uygulanır.
Kamu idarelerinin tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle
süreksiz olarak çalıştırılanlar hakkında bu madde hükümleri
uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum
tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Bazı kısmi süreli çalışanların sigortalılıkları
EK MADDE 6 - Ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir
içi toplu taşıma aracı işyerleri ile 4 üncü maddenin ikinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca
belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden
fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay
içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı
10 günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında
kendileri tarafından 30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle
sağlanır.
Bu madde kapsamında sigorta hak ve yükümlülükleri; kendilerince
veya kendilerini çalıştıranlar tarafından ya da çalışanların üye
oldukları meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlarca bildirimin
Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlar, birinci fıkrada
belirtilen şekildeki çalışma durumlarının son bulmasından itibaren
sona erer.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar hakkında; malullük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası ve istekleri halinde
işsizlik sigortası hükümleri uygulanır.
Bu sigortalılar, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazanç
alt ve üst sınırı arasında olmak üzere kendileri tarafından
belirlenecek günlük kazancın otuz katının % 32,5'i oranında prim
öderler. Bu prim oranının % 20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları, % 12,5'i genel sağlık sigortası primidir. İşsizlik
sigortasına tabi olmayı isteyenlerin, sigortalı ve işveren hissesi
oranındaki işsizlik sigortası primini ait olduğu ayı takip eden ayın
sonuna kadar ödememeleri halinde, o aya ait işsizlik sigortası
primini ödeme hakları düşer.
Bu madde kapsamında ödenen primler, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık olarak
değerlendirilir. Ancak, ticari taksi ile dolmuş ve
benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarını işleten
kişilerin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin
(1) numaralı alt bendine tabi olmalarını gerektirecek nitelikte
vergi mükellefi olmaları halinde, bu kişiler Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
olurlar.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin, genel sağlık sigortası hükümlerinden yararlanabilmesi
için 67 nci maddede sayılan diğer şartların yanı sıra sağlık hizmeti
sunucusuna başvurdukları tarihte 6183 sayılı Kanunun 48 inci
maddesine göre tecil ve taksitlendirerek tecil ve taksitlendirmeleri
devam edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü
borcunun bulunmaması şarttır.
Bu Kanun kapsamında tam süreli çalışma ile uzun vadeli sigorta
kollarına tabi olan sigortalılar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20
nci maddesi kapsamındaki sigortalılar ve kendi sigortalılıklarından
dolayı gelir veya aylık almakta olanlar, birinci fıkrada belirtilen
çalışma durumları nedeniyle ayrıca sigortalı olmazlar.
Kurum, bu madde kapsamındaki sigortalıların bu Kanunun diğer
hükümlerine göre uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma durumlarını
dikkate alarak prim ödeme gün sayılarını ve prim ödeme sürelerini
belirlemeye, bu sigortalıları çalıştıranlara ve çalıştıranların
bağlı olduğu meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara Kurumca
belirlenecek süre içinde bu sigortalıların işe başlama ve işten
ayrılışlarını bildirmeleri, bu madde veya bu Kanunun uzun vadeli
sigorta kollarını ihtiva eden sigortalılık statüleri kapsamında
sigortalılık kontrolünden sonra çalıştırılmaları, çalıştırıldıkları
süre içerisinde sigortalılıklarının devam edip etmediği ve Kurumca
verilecek sigortalılık belgelerinin periyodik kontrolünü sağlama
hususunda zorunluluk getirmeye yetkilidir.
Bu madde kapsamında bulunan sigortalıları çalıştıranlar ile
çalışanların üye olduğu meslek odası, birlik veya benzeri
kuruluşlara bu madde uyarınca getirilecek bildirim ve kontrol
yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde 102 nci madde
uyarınca idari para cezası uygulanır.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ile ilgili olarak, bu maddede
aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri
uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir." |
Madde 52-
| 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 28- Geçici 11 inci maddenin altıncı fıkrasında
öngörülen yükümlülükler ile 2008 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına
ilişkin olmak üzere 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılara ilişkin asıl veya ek nitelikteki aylık
prim ve hizmet belgelerine ilişkin yükümlülüklerin yasal süresi
içinde yerine getirilmemiş olması halinde, bu maddede sayılan
yükümlülüklerle sınırlı olarak 102 nci maddede öngörülen idari para
cezaları yerine, işyeri bildirgesi ile belgenin asıl veya ek olma
durumuna göre belgede kayıtlı sigortalı başına uygulanabilecek oran
da dikkate alınarak her bir aya ait aylık prim ve hizmet belgesi
için ayrı ayrı olmak üzere asgari ücret tutarında idari para cezası
uygulanır.
Bu madde kapsamına giren fiiller için bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce uygulanmış idari para cezalarına ilişkin
tahsil edilen tutarlar iade ve mahsup edilmez.
GEÇİCİ MADDE 29- Bu maddenin yürürlük tarihinden
itibaren ek 5 inci ve ek 6 ncı maddeler kapsamındaki
sigortalılardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için 82 nci
maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının on
sekiz katı üzerinden başlanılarak, takip eden her yıl için bir puan
artırılmak suretiyle otuz katını geçmemek üzere prim alınır.
1/5/2008 ila 30/9/2008 tarihleri arasında 2925 sayılı Kanuna tabi
sigortalı olanlar hakkında da bu maddenin yürürlük tarihinden
itibaren birinci fıkra ile ek 5 inci madde hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 30- 1/10/2008 ila bu maddenin
yayımı tarihine kadarki sürede geçici 12 nci maddenin beşinci
fıkrası uyarınca 18 yaşını doldurmamış çocuklarından dolayı tescil
süreci başlatılanların kendileri ile 18 yaşını doldurmamış çocukları
hariç bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tescil tarihine kadarki
genel sağlık giderlerine ilişkin fatura tutarları Kurumca ödenir. Bu
maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş
olan primler iade ve mahsup edilmez.
1/10/2008 ila 31/12/2011 tarihleri arasında, geçici 12 nci
maddenin beşinci fıkrası uyarınca tescili yapılanların sağlık hizmet
sunucusuna başvuru tarihinden Kurumca tescil edildikleri tarihe
kadarki sürede 18 yaşını doldurmamış çocukları adına düzenlenen
genel sağlık giderlerine ilişkin fatura tutarları Hazineden
karşılanmak üzere Kurumca ödenir.
GEÇİCİ MADDE 31- Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve
türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti
karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici
olarak çalıştırılanlar, bu durumlarını milli eğitim il veya ilçe
müdürlüklerince belgelendirmeleri kaydıyla, bu maddenin yürürlük
tarihinden önceki bu çalışmalarından dolayı ay içinde 30 günden
eksik kalan sürelerini 41 inci madde esaslarına göre kendileri veya
hak sahipleri borçlanabilirler. Borçlanılan bu süreler 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık süresi
sayılır.
GEÇİCİ MADDE 32- Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin yedinci fıkrası
uyarınca genel sağlık sigortalısı sayılan yabancı uyruklu
öğrencilerden yükseköğrenimleri, aynı maddenin sekizinci fıkrası
uyarınca avukatlık stajına başlayanlardan stajyerlikleri anılan
fıkraların yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamış olanların genel
sağlık sigortalılıkları söz konusu fıkraların yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren başlar ve yabancı uyruklu öğrenciler ilgili
üniversitelerce, stajyerler Türkiye Barolar Birliğince bu tarihten
itibaren bir ay içerisinde genel sağlık sigortası giriş
bildirgesiyle Kuruma bildirilir.
GEÇİCİ MADDE 33- Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu
maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu
değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için
uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE 34- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri kapsamındaki sigortalı ve hak sahiplerine;
a) 2011 yılı başından önce bağlanmış gelir ve aylık tutarları,
dosya bazında ödenmesi gereken miktar esas alınmak kaydıyla;
1) 2011 yılı Ocak ödeme döneminden geçerli olmak üzere 60 TL
tutarında artırılır. Ancak bu artış tutarının, gelir ve aylıkların %
4 oranında artırılması halinde gerçekleşecek artış tutarından az
olması halinde % 4 oranında artırılarak ödenir.
2) 2011 yılı Temmuz ödeme döneminden geçerli olmak üzere % 4
oranında artırılarak ödenir.
b) 2011 yılında bağlanacak malullük, yaşlılık veya ölüm
aylıklarının 27 nci, 29 uncu, 33 üncü ve geçici 2 nci maddelere göre
2011 yılı Ocak ayı itibarıyla hesaplanan aylık tutarları, (a)
bendinde belirtilen şekilde artırılarak ödenir.
c) İş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından hak
kazanılan gelirlere esas günlük kazanç hesabına giren;
1) Son takvim ayı 2011 yılının birinci yarısına ait olanlara
bağlanacak gelirler birinci fıkranın (a) bendinin (l) numaralı alt
bendine göre,
2) Son takvim ayı 2011 yılının ikinci yarısına ait olanlara
bağlanacak gelirler sadece birinci fıkranın (a) bendinin (2)
numaralı alt bendine göre,
artırılarak ödenir.
d) Birinci fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendine göre
yapılacak artış tutarı;
1) İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş
göremezlik geliri almakta olanlara, gelir bağlanmasına esas olan
sürekli iş göremezlik derecesi oranında,
2) Ölüm dosyalarında hak sahiplerinin hisseleri oranında,
3) Yabancı ülkelerle akdedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri
uyarınca kısmi gelir veya aylık alanlara, ülkemiz mevzuatına tabi
olarak geçen prim ödeme gün sayılarının, sosyal güvenlik
sözleşmesine göre nazara alınan toplam prim ödeme gün sayısına olan
oranına göre,
uygulanır.
e) Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen
şekilde artırılan gelir ve aylıklar, 2011 yılında bu maddede
belirtilen artışlar dışında 55 inci maddeye göre ayrıca
artırılmaz.
GEÇİCİ MADDE 35- Bu Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında
ve 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler
için aynı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükler ile 11
inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerden bu
maddenin yürürlük tarihine kadar yerine getirilmiş olanları, yasal
süresinde yerine getirilmiş sayılır ve idari para cezası uygulanmaz.
Bu yükümlükler için daha önce uygulanan idari para cezaları,
kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın terkin edilir, ancak
tahsil edilmiş tutarlar red ve iade veya mahsup edilmez.
GEÇİCİ MADDE 36- 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim
Kanunu uyarınca kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına
giren suçlar nedeniyle yakalanan veya tutuklananlardan, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilenlerin, gözaltında veya tutuklulukta geçen süreleri için
kendilerinin ya da hak sahiplerinin bu durumlarını belgeleyerek bu
maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde talepte
bulunması kaydıyla, gözaltında veya tutuklulukta geçen süreleri,
talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük
kazanç alt sınırının % 32'si üzerinden hesaplanacak primlerinin; bu
durumlarından dolayı dava açıp tazminat alanların borcun tebliğ
tarihinden itibaren altı ay içerisinde kendilerince veya hak
sahiplerince, tazminat almamış olanların ise Hazinece ödenmesi
suretiyle borçlandırılır. Bu şekilde borçlanılan süreler Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında prim ödeme
gün sayısı olarak değerlendirilir. Ancak, sigortalılık başlangıç
tarihinden önceki borçlanılan süreler sigortalılık başlangıç
tarihini geriye götürmez.
5434 sayılı Kanuna tabi çalışmakta iken 1402 sayılı Sıkıyönetim
Kanunu uyarınca kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına
giren suçlar nedeniyle yakalanan veya tutuklananlardan, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilenlerin, herhangi bir nedenle hizmet sayılmayan gözaltında veya
tutuklulukta geçen süreleri, kendileri veya hak sahiplerinin bu
durumlarını belgeleyerek bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı
ay içerisinde talepte bulunması kaydıyla, gözaltına alındığı veya
tutuklandığı tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık derece ve
kademesinin talep tarihindeki katsayılar ve emeklilik keseneğine
esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık
oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak borçlanma tutarının
altı ay içerisinde kendilerince veya hak sahiplerince ödenmesi
halinde hizmet sürelerine eklenir. Borçlanılan süreler 5434 sayılı
Kanunun geçici 205 inci maddesine göre yaş tespitinde dikkate
alınmaz.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi
sigortalılıklarından dolayı sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir
veya aylık bağlanmış olanlar ile birinci ve ikinci fıkra kapsamında
sayılan söz konusu süreleri herhangi bir şekilde sigortalılık
hizmeti olarak değerlendirilmiş olanlar bu madde uyarınca
borçlanamazlar. Sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık
bağlanmayan ya da toptan ödeme yapılmak suretiyle hizmetleri tasfiye
edilenlerden borçlanacakları bu süreler ile birlikte emekli veya
yaşlılık aylığına veya gelire hak kazanacak olanlara, geçmişe
yönelik aylık ve farkı ödenmez. Bu maddenin birinci ve ikinci
fıkrası kapsamında borçlandırılan süreler emekli ikramiyesi
hesabında dikkate alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Kurum yetkilidir." |
Madde 53-
| 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, yardımların
sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde muadil
miktar karşılaştırması esas alınır. Ancak, gelir ve aylıkların
artırılmasında 506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların
artırımına ilişkin hükümler devir tarihine kadar uygulanmaz. 5510
sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrasında yer alan
sınırlama dâhilinde sandıkların kuruluş senetlerinde yer alan
hükümler ve sandıkların uygulamaları saklıdır. Bu hüküm, yürürlüğe
girdiği tarihten önceki artışlarda ve görülmekte olan davalar
hakkında da uygulanır." |
Madde 54-
| 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 8
inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son üç paragrafı
yürürlükten kaldırılmıştır. |
Madde 55-
| 2918 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinin (1) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"1. Tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın
alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde tescili
için; bunların hurda durumuna gelmesi hâlinde ise bir ay içinde
tescilin silinmesi için ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet
Genel Müdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile
gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine
başvurmak," |
Madde 56-
| 2918 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Ancak, ilk tescili yapılan araçlar için düzenlenen tescile
ilişkin geçici belgelerin geçerlilik süresi içinde, trafik belgesi
alma zorunluluğu aranmaz." |
Madde 57-
| 2918 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
"Birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan bütün araçların
tescilleri, araca ait belgelerin düzenlenmesi, kişiselleştirilmesi,
kişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine elden veya posta
aracılığı ile teslimi işlemleri Emniyet Genel Müdürlüğü veya bağlı
trafik tescil kuruluşlarınca yapılır. Emniyet Genel Müdürlüğü; ilk
tescili yapılacak araçların tesciline esas teşkil edecek işlemleri
elektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmak üzere, elektronik
ortamda oluşturduğu bir ay süre ile geçerli tescile ilişkin geçici
belgeyi basmak ve araç sahibine vermek üzere kamu kurum veya
kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerini
yetkilendirebilir. Yetkilendirilen bu gerçek veya özel hukuk tüzel
kişileri, yapacakları işlemleri aralarında düzenleyecekleri protokol
çerçevesinde başka gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine de
yaptırabilirler. Araca ait kişiselleştirilen belgelerin basımı ve
ilgililerine elden veya posta yoluyla teslimi, Emniyet Genel
Müdürlüğü tarafından belirlenen kamu kurum veya kuruluşları ile özel
hukuk tüzel kişilerine de yaptırılabilir. Bu işlemlerin yapılmasına
dair usûl ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Tescil belgesinin bir ay içinde teslim edilememesi hâlinde, buna
ilişkin olarak araç sahibine sorumluluk yüklenemez.
Genel hükümlerden kaynaklanan sorumlulukları saklı kalmak üzere,
ikinci fıkra hükmüne göre yetkilendirilmiş gerçek veya özel hukuk
tüzel kişilerine, belirlenen usûl ve esaslara aykırı hareket
etmeleri halinde tespitin yapıldığı yerin mülki amiri veya bu konu
ile ilgili olarak yetkilendireceği trafik tescil birim amiri
tarafından on bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Tescile ilişkin geçici belge, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun
uygulanmasında resmî belge sayılır." |
Madde 58-
| 2918 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin dördüncü fıkrası
yürürlükten kaldırılmış ve altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Yabancı plakalı taşıtların Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu
Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre Türkiye'de geçerli
sigortaları yoksa bunlar için zorunlu mali sorumluluk sigortası
Türkiye sınırlarına girişleri sırasında
yapılır." |
Madde 59-
| 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:
MADDE 98- Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı
hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve
kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin
sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından karşılanır.
Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda;
sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil
edilen katkı paylarının % 15'ini aşmamak üzere, münhasıran bu
teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık
ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın
tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı
Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için
Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz
konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine
göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve
Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki
yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu
Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı %
50'sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.
Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı
tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006
tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası
uygulanır.
Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna
aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri
için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve
Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca
belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık
kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye
ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı
tarafından ayrıca belirlenir." |
Madde 60-
| 2918 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 16- Belediyelerce kendi bütçe kaynakları kullanılarak,
karayollarında can ve mal güvenliğini sağlamak, düzenli ve güvenli
trafik akışını temin etmek amaçlarına hizmet etmek üzere kurulmuş
veya kurulacak elektronik sistemlerin Emniyet Genel Müdürlüğünce
trafik ihlallerinin tespiti amacıyla kullanılması durumunda, aylık
dönemler halinde yapılan tespitlere dayanılarak düzenlenen trafik
idari yaptırım karar tutanaklarında yer alan trafik idari para
cezasının % 30'u oranındaki tutar, izleyen ayın sonuna kadar Emniyet
Genel Müdürlüğü bütçesinden ilgili belediyelere sistem kullanımı
hizmet bedeli olarak ödenir.
Bu madde kapsamında hizmetinden yararlanılacak elektronik
sistemlerin taşıması gereken teknik özellikler, kurulması gereken
yerler ve belediyelerle yapılacak protokollere ilişkin diğer şartlar
ile maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı
ve İçişleri Bakanlığınca (Emniyet Genel Müdürlüğü) müştereken
belirlenir." |
Madde 61-
| 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununun 3 üncü
maddesinin (j) bendine "orta öğretim kurumları" ibaresinden sonra
gelmek üzere "ve mesleki ve teknik eğitim yapan yükseköğretim
kurumları" ibaresi eklenmiştir. |
Madde 62-
| 3308 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci ve beşinci
fıkraları ile 23 üncü ve 24 üncü maddelerinde yer alan "yirmi"
ibaresi "on" şeklinde, 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
"yirmiden" ibaresi "ondan" şeklinde değiştirilmiş ve 18 inci
maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Bu maddede belirtilen on personel sayısını beş personele kadar
indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir." |
Madde 63-
| 3308 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer
alan "her ay 18 yaşını bitirenlere ödenen asgari ücretin 2/3'ü
nispetinde" ibaresi "her ay 18 yaşını bitirenlere ödenen asgari
ücretin net tutarının 1/3'ü nispetinde, yirmi ve daha fazla personel
çalıştırılması halinde 2/3'ü nispetinde" şeklinde değiştirilmiştir.
|
Madde 64-
| 3308 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının son
cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, dördüncü fıkrasına
"Bakanlık" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve mesleki ve teknik
eğitim yapan yükseköğretim kurumlarının bağlı olduğu
üniversitelerin" ibaresi eklenmiştir.
"Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören örgün eğitim
öğrencilerine, asgari ücretin net tutarının yirmi ve üzerinde
personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 30'undan, yirmiden az
personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 15'inden, aday çırak ve
çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde 30'undan aşağı ücret
ödenemez." |
Madde 65-
| 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan
Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet
Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
"d) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç,
Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında
Kanuna göre aylık bağlanmış olanlar hariç olmak üzere yeşil kart
verilen kişilerden 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi veya (b) bendinin (2) ve (4) numaralı alt
bentlerine tabi sigortalı olarak çalışan ve bu çalışmalarından
dolayı genel sağlık sigortası kapsamında olanlar ile bunların
bakmakla yükümlü oldukları kişilerin, 5510 sayılı Kanuna göre genel
sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanmaya hak
kazanma tarihinden sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarının sona
erdiği tarihe kadar bu çalışmalardan dolayı elde edecekleri
gelirlerine bakılmaksızın yeşil kartları askıya alınır. Bu kişilerin
yeşil kartları 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası sağlık
hizmetlerinden yararlanma hakkının sona erdiği tarihi takip eden gün
itibariyle başvuru veya başka bir işleme gerek olmaksızın aktif hale
getirilir. Aynı hanede bulunmakla birlikte bakmakla yükümlü olunan
kişiler dışında kalan kişilerin yeşil kart hak sahipliği devam eder
ve bu hak sahipliğinin sürdürülmesinde bu bent kapsamındaki
çalışmalardan elde edilecek gelirler dikkate alınmaz. Yeşil kartları
askıya alınanlardan 5510 sayılı Kanuna göre bakmakla yükümlü olunan
kişi sıfatını yitirenlerin ise bu bent kapsamındaki çalışmalardan
elde edilecek gelirler dikkate alınmaksızın yeşil kartları aktif
hale getirilir. Ayrıca, 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında sayılanlar ile kamu kaynaklı
meslek edindirme kurslarına katılanların kurs sürelerince yeşil
kartları devam eder." |
Madde 66-
| 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını
Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde yer alan "ödenen
aylıklar % 50 fazlasıyla geri alındığı gibi," ibaresi "ödenen
aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar Türkiye İstatistik
Kurumunca her ay için belirlenen Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE)
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarıyla birlikte
geri alınır ve" olarak değiştirilmiştir. |
Madde 67-
| 2022 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir
"GEÇİCİ MADDE 2- Bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 3 aylık
süre içerisinde talepte bulunan ve sosyal güvenlik mevzuatına tabi
olarak çalışmayan, sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir
ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun
herhangi bir gelir veya aylık almayan ve silikozis hastalığı
nedeniyle meslekte kazanma gücünü en az % 15 kaybettiğine Sosyal
Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca meslek hastalıkları tespit
hükümleri çerçevesinde karar verilen kişilere, bu maddede belirtilen
şartları sağlamaları halinde aşağıda belirtilen esaslara göre Sosyal
Güvenlik Kurumunca aylık bağlanır.
Meslekte kazanma gücünü;
a) % 15 ila % 34 arasında kaybedenlere 7000,
b) % 35 ila % 54 arasında kaybedenlere 8000,
c) % 55 ve üzerinde kaybedenlere 9000,
gösterge rakamının her yıl bütçe kanunu ile tespit edilecek aylık
katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan tutarda aylık bağlanır.
Yukarıda belirtilen şartlara göre aylık almakta iken ölen
silikozis hastasının; 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının; (a), (b) ve (e) bentleri hariç olmak üzere, 5510 sayılı
Kanun veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya
kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almayan;
a) Dul eşine % 50'si, bu madde kapsamında aylık alan çocuğu
bulunmayan dul eşine % 75'i,
b) Çocuklarından;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını,
yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayan ve evli olmayan
veya,
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü
en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsan evli olmayan, evli olmakla beraber
sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,
her birine % 25'i,
oranında aylığın tamamı dağıtılacak şekilde aylık bağlanır. Eş ve
çocuklara bağlanacak aylıkların toplamı silikozis hastasına bağlanan
aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse eş ve
çocukların aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılır.
Eş ve çocukların aylıkları yukarıda belirtilen koşulların ortadan
kalkması halinde kesilir.
Bu maddeye göre tarafına aylık bağlanan silikozis hastası ile eş
ve çocuklarının tedavi giderleri, 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı
Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart
Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine
göre, Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen aile içindeki kişi başına
düşen gelir payına bakılmaksızın yeşil kart verilerek
karşılanır.
Bu maddeye göre aylık alanların 5510 sayılı Kanuna göre çalışmaya
veya sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal
güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık
almaya başlamaları halinde aylıkları
kesilir." |
Madde 68-
| 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 46
ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "dayalı olarak çalışan
sigortalıları" ibaresinden sonra gelmek üzere ", 4857 sayılı Kanuna
göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanlardan 5510 sayılı
Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında işsizlik
sigortası primi ödeyen isteğe bağlı sigortalılar ile aynı Kanunun ek
6 ncı maddesi kapsamındaki sigortalıları" ibaresi
eklenmiştir. |
Madde 69-
| 4447 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Ayrıca Fonun bir önceki yıl prim gelirlerinin % 30'u; işgücünün
istihdam edilebilirliğini artırmak, çalışanların vasıflarını
yükselterek işsizlik riskini azaltmak ve teknolojik gelişmeler
nedeniyle işsiz kalması beklenenlerin başka alanlara
yönlendirilmesini sağlamak, istihdamı artırıcı ve koruyucu tedbirler
almak ve uygulamak, işe yerleştirme ve danışmanlık hizmetleri temin
etmek, işgücü piyasası araştırma ve planlama çalışmaları yapmak
amacıyla kullanılabilir. Bu oranı % 50'ye kadar çıkarmaya Bakanlar
Kurulu yetkilidir. Ancak, işsizlik ödeneğinden yararlanmakta
olanlara yönelik hizmetler için bu sınırlama dikkate alınmaz. Bu
fıkraya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir." |
Madde 70-
| 4447 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasına
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"İsteğe bağlı sigortalılardan işsizlik sigortası primini
ödeyenlerden ise % 1 sigortalı ve % 2 işveren payı
alınır." |
Madde 71-
| 4447 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer
alan ", hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde
en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi
ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek
sürekli çalışmış" ibaresi "ve bu Kanunda yer alan prim ödeme
koşullarını sağlamış" şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 72-
| 4447 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin son fıkrasına aşağıdaki
cümle eklenmiştir.
"Ancak, işsizlik sigortası ödeneğinden faydalanırken aynı zamanda
gelir getirici bir işte çalışan sigortalıların tespitinin
yapılmasında, sosyal güvenlik denetmenleri ve sosyal güvenlik
kontrol memurları da görevlendirilebilir." |
Madde 73-
| 4447 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"EK MADDE 2- Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile
zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici
olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen
veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı
aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.
Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi
olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri
ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı
sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine
ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü
alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir.
Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma
ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi
için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme
koşullarını yerine getirmesi gerekir.
Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime
esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt
kazancının % 60'ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği
miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre 16 yaşından
büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %
150'sini geçemez. Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait
sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına
ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde
yürütülür. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta
belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.
Zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma yapılması halinde, kısa çalışma
ödeneği ödemeleri 4857 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (III)
numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde öngörülen bir
haftalık süreden sonra başlar.
Bu maddede yer alan kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya
kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini
belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla
ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil
edilir." |
Madde 74-
| 4447 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının
ikinci cümlesi ve aynı maddenin beşinci fıkrası ile geçici 9 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve aynı maddenin beşinci
fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve Kanuna aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 10- 31/12/2015 tarihine kadar işe alınan her bir
sigortalı için geçerli olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden
itibaren özel sektör işverenlerince işe alınan ve fiilen
çalıştırılanların; işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin
Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı
sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları
işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı
sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer
koşulları da sağlamak kaydıyla, 5510 sayılı Kanunun 81 inci
maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas
kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren
hisselerine ait tutarı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik
Sigortası Fonundan karşılanır.
Bu maddede belirtilen destek unsuru;
a) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18
yaşından büyük kadınlardan;
1) Mesleki yeterlik belgesi sahipleri için kırksekiz ay süreyle,
2) Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya
Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını
bitirenler için otuzaltı ay süreyle,
3) (1) ve (2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve niteliklere
sahip olmayanlar için yirmidört ay süreyle,
b) 29 yaşından büyük erkeklerden (a) bendinin (1) ve (2) numaralı
alt bentlerinde sayılan belge ve niteliklere sahip olanlar için
yirmidört ay süreyle,
c) (a) ve (b) bentleri kapsamına girenlerin Türkiye İş Kurumuna
kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde ilave olarak altı
ay süreyle,
ç) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında çalışmakta iken, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten sonra mesleki yeterlik belgesi alanlar veya mesleki ve
teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi bitirenler için oniki
ay süreyle,
d) 18 yaşından büyüklerden bu fıkranın (a), (b) ve (ç) bentlerine
girmeyenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe
alınmaları halinde altı ay süreyle,
uygulanır.
Bu maddede sayılan belge ve nitelikler nedeniyle destek
unsurundan yararlanabilmek için sigortalıların sahip oldukları
mesleki yeterlik, mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek
öğretim kurumları veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü
yetiştirme kurslarına ilişkin belgelerde belirtilen meslek ya da
alanlarda işe alınmaları ve/veya çalışıyor olmaları gerekir.
Bu maddeyle sağlanan destek unsurundan aynı sigortalı için bir
kez yararlanılabilir. Sigortalı, destek süresini tamamlamadan işsiz
kalması halinde, kalan süreden yeniden yararlanamaz. Ancak ikinci
fıkranın (a) bendi kapsamına girenlerin, aynı bent kapsamında
yeniden işe alınmaları ve (1) veya (2) numaralı alt bentlerde
sayılan belge ve nitelikleri bu dönemde temin etmeleri halinde
destekten yeniden yararlanabilirler. Bu durumda ilk yararlanma
süresi, ikincisinden düşülür ve toplam yararlanma süresi en son
yararlanılan destek için maddede öngörülen süreyi aşamaz.
İşveren hissesine ait primlerin Fondan karşılanabilmesi için
işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak; 5510
sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi
içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi, sigortalıların tamamına
ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarını
yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe
alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para
cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu
bulunmaması şarttır.
Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara
ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı
Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş veya
ilgili diğer kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden
yapılandırılmış ve taksitlendirilmiş olması, bu tecil,
taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği sürece
işverenlerin bu fıkra hükmünden yararlanmasına engel teşkil
etmez.
Bu madde hükümleri; 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30
uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara
ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale
Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve
uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım
işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine
ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve
yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
5510 sayılı Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde,
çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen
işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından
yararlanamaz.
Bu maddeyle sağlanan destek unsuru, 5510 sayılı Kanunun 81 inci
maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uygulandıktan sonra kalan
sigorta primlerinin işveren hisselerine ait oranı üzerinden, bu
maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak uygulanır.
Bu maddede düzenlenen teşvik, 5510 sayılı Kanun kapsamında
bulunanlarla aynı şartlarda olmak üzere 506 sayılı Kanunun geçici 20
nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için
de uygulanır.
Fondan karşılanan prim tutarları, gelir ve kurumlar vergisi
uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate
alınmaz.
Bakanlar Kurulu, bu maddenin uygulanma süresini 2015 yılından
itibaren beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık
tarafından belirlenir." |
Madde 75-
| 27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri
Hakkında Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 20- Bu Kanun kapsamına giren yabancıların ve işverenlerin
bu Kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri
Bakanlık iş müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişleri
tarafından denetlenir. Bu Kanun gereğince yapılacak teftiş, denetim
ve soruşturmalar 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununda yer
alan teftiş, denetim ve soruşturma hükümlerine göre yapılır ve bu
hükümlere göre ilgili yaptırımlar uygulanır.
Genel ve özel bütçeli idarelerin teftiş ve denetim elemanları ile
kolluk kuvvetlerinin kendi mevzuatları gereğince işyerlerinde
yapacakları her türlü denetim, inceleme ve kontrol sırasında yabancı
çalıştıran işverenler ile yabancıların bu Kanundan doğan
yükümlülükleri yerine getirmediklerini tespit etmeleri halinde,
durum Bakanlığa bildirilir.
Birinci fıkraya göre yapılan denetimler ve ikinci fıkraya göre
yapılan bildirimler üzerine Bakanlık bölge müdürünce, gönderilen
tutanaklara ve denetim raporlarına göre bu Kanunda yer alan idari
yaptırımlar uygulanır." |
Madde 76-
| 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı Kanunun 74
üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Kadın işçinin erken doğum yapması halinde ise doğumdan önce
kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere
eklenmek suretiyle kullandırılır." |
Madde 77-
| 4857 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra
gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 10
uncu maddesine istinaden iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin
kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına
ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge
müdürlüklerince incelenir." |
Madde 78-
| 4857 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler
ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve
teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyen
bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek,
ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip
göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada yazılı
görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı
göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
yükümlüdürler.
Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş
müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge
müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi
kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından
düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına
ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş
mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı
taraflarca 5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre kanun yoluna
başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm
altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil
etmez." |
Madde 79-
| 4857 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin ikinci
cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"101 inci ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları
ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla
ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise
işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il
müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil
edilir." |
Madde 80-
| 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci
maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "ve
Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden" ibaresi
"Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık
kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından"
şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 81-
| 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin (7) numaralı
fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "Hazine tarafından" ibaresi
"Hazine ve tam mükellef kurumlar tarafından" şeklinde
değiştirilmiştir. |
Madde 82-
| 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci
maddesinin beşinci fıkrasındaki "levhayı merkezlerine, şubelerine,
satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca
okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar." ibaresi "levhayı
almak zorundadırlar." şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 83-
| 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi
Kanununa ekli (2) sayılı tablonun;
a) "IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kâğıtlar" başlıklı
bölümüne aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"40. Menkul, gayrimenkul ve maddi olmayan varlıkların varlık
kiralama şirketine devri, bunların varlık kiralama şirketince
devralınan kuruma devri, bu devirlere bağlı olarak yapılan ipotek
işlemleri ile bunların varlık kiralama şirketlerince kiralanması
nedeniyle düzenlenen kâğıtlar ve kira sertifikaları."
b) "V- Kurumlarla ilgili kâğıtlar" başlıklı kısmının sonuna
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"25. Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile
döner sermaye işletmelerinin kadrolarında ve sözleşmeli personel
pozisyonlarında istihdam edilen sözleşmeli personel ile yapılan
hizmet sözleşmeleri." |
Madde 84-
| 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"Menkul, gayrimenkul ve maddi olmayan varlıkların, varlık
kiralama şirketine devri ile bunların varlık kiralama şirketince
devralınan kuruma devri ve bu devirlere bağlı olarak yapılan ipotek
işlemleri bu Kanunda yazılı harçlardan
müstesnadır." |
Madde 85-
| 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun
13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "çıkan
hizmetler," ibaresi "çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma
araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu
araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve
hizmetler," şeklinde, 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (g)
bendinde yer alan "tahvil" ibaresi "tahvil, varlık kiralama
şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları" şeklinde
değiştirilmiş, aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.
"u) Menkul, gayrimenkul ve maddi olmayan varlıkların, varlık
kiralama şirketlerine devri ile bu varlıkların varlık kiralama
şirketlerince kiralanması ve devralınan kuruma
devri." |
Madde 86-
| 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci ve geçici 23 üncü maddelerinde
ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici
68 inci maddesinde yer alan "31.12.2010" ibareleri "31/12/2015"
olarak değiştirilmiştir. |
Madde 87-
| 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun
ekinde yer alan (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listeler; ekli (1),
(2), (3) ve (4) sayılı cetvellerde gösterildiği şekilde
değiştirilmiştir. |
Madde 88-
| 4760 sayılı Kanunun 7/A maddesinde yer alan "2710.19.41.00.11,
2710.19.41.00.18, 2710.19.45.00.11, 2710.19.45.00.12 ve
2710.19.49.00.11 G.T.İ.P. numaralı" ibaresi "2710.19.41.00.11,
2710.19.41.00.13 ve 2710.19.45.00.12 G.T.İ.P. numaralı" olarak
değiştirilmiştir. |
Madde 89-
| 4760 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinde yer alan
"2710.19.61.00.11, 2710.19.61.00.19, 2710.19.63.00.11,
2710.19.63.00.19, 2710.19.65.00.11, 2710.19.65.00.19,
2710.19.69.00.11 ve 2710.19.69.00.99 G.T.İ.P. numaralı" ibaresi
"2710.19.61.00.11, 2710.19.63.00.11, 2710.19.65.00.11 ve
2710.19.69.00.11 G.T.İ.P. numaralı" olarak; "2710.19.41.00.11,
2710.19.41.00.18, 2710.19.45.00.11, 2710.19.45.00.12 ve
2710.19.49.00.11 G.T.İ.P. numaralı" ibaresi "2710.19.41.00.11,
2710.19.41.00.13 ve 2710.19.45.00.12 G.T.İ.P. numaralı" olarak
değiştirilmiştir. |
Madde 90-
| 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5
inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin birinci paragrafının
sonuna aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir.
"(Taşınmazların kaynak kuruluşlarca kira sertifikası ihracı
amacıyla varlık kiralama şirketlerine satışı ile bu varlıkların
varlık kiralama şirketlerince taşınmazın devralındığı kuruma
satışından doğan kazançlar için bu oran %100 olarak uygulanır ve bu
taşınmazlar için en az iki tam yıl süreyle aktifte bulunma şartı
aranmaz.)" |
Madde 91-
| 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendinde yer alan "ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul
kıymetlerden" ibaresi "Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul
kıymetler ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira
sertifikalarından" şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 92-
| 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesinin ikinci fıkrasının (b)
bendinde yer alan "% 25'i" ve "% 45'i" ibareleri sırasıyla "% 55'i"
ve "% 65'i" şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 93-
| 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 35 inci maddesine aşağıdaki
fıkralar eklenmiştir.
"5. Kamu iktisadi teşebbüslerine bu madde uyarınca verilen
görevler neticesinde doğan ve teşebbüs kayıtlarına göre gerçekleşen
görev zararları, ilgili teşebbüsçe yapılacak ödeme talebine
istinaden, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan ilgili harcama
tertiplerinden gider kaydedilerek ödenir. Bu ödemeler, 5018 sayılı
Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35 inci maddesi hükümlerine
tabi değildir.
6. 12/12/2001 tarihli ve 2001/3372 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile önceki yıllar kararları kapsamında üretilen şekerin Türkiye
Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin özelleştirme programına alındığı tarih
itibarıyla sözleşmesi ve bağlantısı yapılmış olan dâhilde işleme
rejimi kapsamındaki satışlarıyla ihracatından doğan görev zararları
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından yapılacak ödeme talebine
istinaden, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin kayıtları esas
alınarak, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan ilgili harcama
tertiplerinden gider kaydedilerek ödenir. Bu ödemeler, 5018 sayılı
Kanunun 35 inci maddesi hükümlerine tabi değildir.
7. Hazine Müsteşarlığınca görev zararı kapsamında yapılan
ödemeler, bu maddede öngörülen usule uygun olarak incelenir.
İnceleme sonucunda hesaplanan tutar ile Hazine Müsteşarlığı
bütçesinden yapılmış bulunan ödemeler arasında fark bulunduğunun
tespit edilmesi halinde taraflar yükümlülüklerini faizsiz olarak
yerine getirir. Ancak, ilgili teşebbüs veya kuruluş tarafından
yapılan talebin gerçek olmayan belge ve işlemlere ilişkin tutarları
da içerdiğinin tespiti halinde, gerçek olmayan belge ve işlemlere
ilişkin olup Hazine tarafından teşebbüs veya kuruluşa ödenmiş
bulunan tutar Hazine Müsteşarlığı tarafından, söz konusu ödemenin
yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde gecikme zammı oranında faiz
uygulanarak tahsil edilir." |
Madde 94-
| 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 36 ncı maddesine
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"9. 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve
bu Kanuna istinaden çıkarılan ikincil mevzuat uyarınca Merkezi Kayıt
Kuruluşu nezdinde kayden izlenmesi gereken Hazine Müsteşarlığına ait
hisseler ile ilgili işlemler; Merkezi Kayıt Kuruluşunca ve/veya
aracı kuruluşlarca tahsil edilen her türlü ücret, komisyon, vergi,
resim ve harçtan istisnadır." |
Madde 95-
| 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 54 üncü maddesinin üçüncü
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"3. Kamu iktisadi teşebbüslerine ait işletmelerin atıl durumda
bulunan varlıklarının genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ve
diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerine
bedelsiz veya rayiç bedelin altında devri, teşebbüs yönetim
kurulunun teklifi üzerine; devre konu varlıkların rayiç bedelinin
10.000.000 TL'nin altında olması durumunda ilgili bakanın onayı, bu
tutarın üzerinde olması durumunda ise ilgili bakanın teklifi üzerine
Bakanlar Kurulunca alınacak karar ile gerçekleştirilir. 10.000.000
TL'lik tutar her yıl yeniden değerleme oranına göre arttırılır.
Maliye Bakanlığınca belirlenecek rayiç bedeli üzerinden Hazinenin
özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların; kamu iktisadi teşebbüsleri,
müesseseler ve bağlı ortaklıklara sermaye olarak konulmasına,
ödenmemiş sermayelerine mahsup edilmesine veya sermaye artırımına
ilişkin taahhütlerin karşılanmasında kullanılmak üzere
mülkiyetlerinin bunlara devrine, ilgili kamu iktisadi teşebbüsünün
talebi ve Hazine Müsteşarlığının görüşü üzerine Maliye Bakanı
yetkilidir. Maliye Bakanlığınca bu taşınmazların mülkiyetlerinin
devrini müteakip yapılması gereken diğer işlemler Hazine
Müsteşarlığı tarafından yerine getirilir. Ayrıca, Hazinenin özel
mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, talepleri halinde, kuruluş
amaçlarında kullanılmak üzere 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar
Kanununun 63 üncü maddesinde yer alan harca esas değer üzerinden ve
satış amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh
konulmak kaydıyla bunlara doğrudan satılabilir veya bu taşınmazlar
üzerinde ilk yıl için emlak vergisine esas asgari metrekare birim
değerinin yüzde biri tutarındaki bedel üzerinden bunlar lehine
pazarlık usulüyle sınırlı ayni hak tesis edilebilir ya da tarımsal
amaçlı kiralamalarda ilk yıl için emlak vergisine esas asgari
metrekare birim değerinin yüzde biri, diğer amaçlarla yapılan
kiralamalarda ise yüzde ikisi tutarındaki bedel üzerinden pazarlık
usulüyle bunlara kiralanabilir." |
Madde 96-
| 11/1/1954 tarihli ve 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk
Anonim Ortaklığı Kanununun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 3- Bankanın merkezi Ana Sözleşmesinde yazılı olan yerdir.
Banka yurt içi ve yurt dışında lüzum gördüğü yerlerde, 19/10/2005
tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine göre şube
açabilir. Her türlü bankacılık işlemlerinin yapıldığı bu şubeler,
kamu bankası şubeleri niteliğinde olup, kamu kuruluşlarına ait
paralar da yatırılabilir." |
Madde 97-
| 6219 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 14 üncü maddesinin ikinci
fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 18- 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu,
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 8/6/1984 tarihli
ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname ve 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına
Dair Kanun HükmündeKararname, 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın
İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun ve 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi
Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun Banka ve ortaklıkları hakkında
uygulanmaz." |
Madde 98-
| 6219 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 4- 6219 sayılı Kanunun değişik 18 inci maddesi,
1/1/2004 tarihinden itibaren geçerli olup, Banka ve ortaklıkları
hakkında yargı mercilerine açılmış davalar ve icra takipleri
hakkında da uygulanır." |
Madde 99-
| 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50
nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmış,
53 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Özürlü personel çalıştırma yükümlülüğü:
MADDE 53- Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları
personele ait kadrolarda % 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır.
% 3'ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı
teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.
Özürlüler için sınavlar, ilk defa Devlet memuru olarak
atanacaklar için açılan sınavlardan ayrı zamanlı olarak, özürlü
kontenjanı açığı bulunduğu sürece özür grupları ve eğitim durumları
itibarıyla sınav sorusu hazırlanmak ve ulaşılabilirliklerini
sağlamak suretiyle merkezi olarak yapılır veya yaptırılır.
Özürlü personel çalıştırma yükümlüğünün yerine getirilmesinin
takip ve denetimi ile özürlülerin Devlet memurluğuna
yerleştirilmesinden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur. Özürlü
açığı bulunan kamu kurum ve kuruluşları bir sonraki yıl için alım
yapacakları özürlülere ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının
sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorundadır.
Devlet Personel Başkanlığı kurum ve kuruluşların bildirimi üzerine,
özürlü kontenjanlarına yerleştirme yapabilir veya yaptırabilir.
Özürlülerin memurluğa alınma şartlarına, merkezi sınav ve
yerleştirmenin yapılmasına, eğitim durumu ve özür grupları dikkate
alınarak kura usulü ile yapılacak yerleştirmelere, özürlülerin
görevlerini yürütmelerinde hangi yardımcı araç ve gereçlerin
kurumlarınca temin edileceğine, kamu kurum ve kuruluşlarınca özürlü
personel istihdamı ile ilgili istatistiksel verilerin bildirilmesine
ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Özürlüler İdaresi
Başkanlığının görüşü alınarak Devlet Personel Başkanlığınca
hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir." |
Madde 100-
|
657 sayılı Kanununun 64 üncü maddesi başlığıyla
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kademe ve kademe ilerlemesi:
MADDE 64- Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu
artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir.
Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu
kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede
ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartları aranır.
72 nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere,
mecburî olarak sürekli görevle atanan memurlardan kalkınmada birinci
derecede öncelikli yörelerde bulunanlara, bu yörelerde fiilen
çalışmak suretiyle geçirilen her iki yıl için bir kademe
ilerlemesi daha verilir. Yıllık izinde geçirilen
süreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate
alınmaz.
Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan
memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak
üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.
Bu maddede belirtilen şartları haiz her sınıf ve derecedeki
memurlar, hak kazandıkları tarihten geçerli olmak üzere ve başkaca
bir işleme gerek kalmaksızın bir ileri kademeye ilerlemiş
sayılırlar.
Kademe ilerlemesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili amirdir.
Onay mercileri kademe ilerlemeleri ile ilgili yetkilerini
devredebilirler.
Kademe ilerlemesine hak kazanamayan memurlar, kurumlarınca her ay
alınacak toplu onaylarla belirlenir. Kademe ilerlemesi yapmış
sayılanlardan ilerlemeye müstahak olmadıkları sonradan tespit
edilenlerin kademe ilerlemeleri, ilerlemiş sayıldıkları tarihten
geçerli olmak üzere iptal edilir." |
Madde 101-
|
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (A)
bendinin (d) alt bendi yürürlükten kaldırılmış, (B) bendinin ikinci
paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddenin sonuna aşağıdaki
bent eklenmiştir.
"Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha
yukarıda olanlar için en az 12 yıl,
b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300'den az
olanlar için en az 10 yıl,
c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,
hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört
yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl
ilave edilir. Bu sürelerin hesabında; 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dâhil kurumlarda
fiilen çalışılan süreler ile Yasama Organı Üyeliğinde, belediye
başkanlığında, belediye ve il genel meclisi üyeliğinde, kanunlarla
kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte, okul devresi dâhil yedek
subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile
yükseköğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak
çalıştıkları sürenin; Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili
kuruluşlarının müsteşar ve müsteşar yardımcıları ile en üst yönetici
konumundaki genel müdür ve başkan kadrolarına atanacaklar için
tamamı, diğer kadrolara atanacaklar için altı yılı geçmemek üzere
dörtte üçü dikkate alınır."
"C) Derece yükselmesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili
amirdir. Müşterek kararla atanmış olanların derece yükselmeleri,
ilgili bakanın veya yetkili kıldığı makamın onayı ile yapılır. Üst
derece kadroya atanmış olup da kazanılmış hak ve emeklilik
keseneğine esas aylık dereceleri daha aşağıda bulunanların (45 inci
maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan atamalar hariç), kazanılmış
hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükseltilmeleri
için, bu hâlin devamı süresince yukarıda belirtilen onay
aranmaz." |
Madde 102-
|
657 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin birinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Yabancı memleketlerin resmî kurumları veya uluslararası
kuruluşlarda kurumlarının muvafakati ile görev alacak memurlara,
ilgili Bakanın onayı ile (her üç yılda bir Bakan onayı yenilenmek
kaydıyla) memuriyeti süresince yabancı memleketlerin resmî
kurumlarında on yıla, uluslararası kuruluşlarda yirmibir yıla kadar
aylıksız izin verilebilir." |
Madde 103-
|
657 sayılı Kanunun 91 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 91- Kadrosu kaldırılan memurlar, en geç altı
ay içinde kendi kurumlarında niteliklerine uygun bir kadroya
atanırlar. Bu memurlar, kurumlarında atama imkânı bulunmaması
hâlinde aynı süre içinde başka bir kurumdaki kadrolara atanmak üzere
Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bunlar, atama işlemi
yapılıncaya kadar kurumlarında niteliklerine uygun işlerde
çalıştırılır ve yeni bir kadroya atanıncaya kadar eski kadrolarına
ait malî haklardan ve sosyal yardımlardan yararlanmaya devam
ederler.
Söz konusu memurların eski kadrolarına ait en son
ayda aldığı malî haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü
ödemeler toplamının net tutarının, atandıkları yeni kadrolarına ait
malî haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler
toplamının net tutarından fazla olması hâlinde, aradaki fark,
farklılık giderilinceye kadar, atandıkları kadrolarda veya bu
kadrolardan istekleri dışında atandıkları başka kadrolarda
kaldıkları sürece, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi
tutulmaksızın tazminat olarak ödenir. Aylık mutad olarak yapılmayıp
belirli bir dönemi kapsayan ödemelerin ödendiği tarih itibarıyla net
tutarları toplamının yılı içinde çalışılan aylara bölünmesi
suretiyle bulunacak tutarı, en son ayda aldığı aylık tutarına ilave
edilir. Fazla çalışma ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı ödenen
ek ders ücreti ve nöbet ücreti gibi ilave bir çalışmanın
karşılığında elde edilen ödemeler aylık tutarına ilave edilmez.
Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanmak üzere
Devlet Personel Başkanlığına bildirilen memurların 190 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının
boş kadrolarından Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen
kadroya, anılan Başkanlık tarafından kırkbeş gün içinde ataması
teklif edilir. Devlet Personel Başkanlığı tarafından gönderilen
atama teklif yazısının atamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşuna
intikalinden itibaren otuz gün içinde bu kurum ve kuruluş tarafından
atama işlemlerinin yapılması zorunludur. Bunlardan unvanları müdür
ve daha üst olanlar ile danışma işlevlerine ilişkin kadrolarda
çalışanlar Araştırmacı kadrolarına, diğerleri ise durumlarına uygun
kadrolara atanırlar." |
Madde 104-
|
657 sayılı Kanunun 100 üncü maddesine aşağıdaki
fıkralar eklenmiştir.
"Ancak özürlüler için; özür durumu, hizmet gerekleri, iklim ve
ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın
başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri merkezde üst
yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilir.
Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde
uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine
bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür. Bu hususa ilişkin usûl
ve esaslar, Devlet Personel Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar
Kurulunca belirlenir." |
Madde 105-
|
657 sayılı Kanunun 101 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 101- Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren
hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri
kurumlarınca düzenlenir.
Ancak, kadın memurlara; tabip raporunda belirtilmesi hâlinde
hamileliğin yirmidördüncü haftasından önce ve her hâlde hamileliğin
yirmidördüncü haftasından itibaren ve doğumdan sonraki bir yıl
süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez. Özürlü
memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi
verilemez." |
Madde 106-
|
657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 104- A) Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra
sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni
verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık
izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden
sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu
tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan
önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir. Bu durumda, doğum
öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası
analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle,
doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası
analık izni süresine ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında
analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine
memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir.
B) Memura, eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine on gün
babalık izni; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin,
çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü
hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verilir.
C) (A) ve (B) fıkralarında belirtilen hâller dışında, merkezde
atamaya yetkili amir, ilde vali, ilçede kaymakam ve yurt dışında
diplomatik misyon şefi tarafından, birim amirinin muvafakati ile bir
yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde, mazeretleri sebebiyle
memurlara on gün izin verilebilir. Zaruret hâlinde öğretmenler hariç
olmak üzere, aynı usûlle on gün daha mazeret izni verilebilir. Bu
takdirde, ikinci kez verilen bu izin, yıllık izinden düşülür.
D) Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık
izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç
saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni verilir. Süt
izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı
hususunda, kadın memurun tercihi esastır.
E) Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında malî haklar ile
sosyal yardımlara dokunulmaz." |
Madde 107-
| 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesi başlığıyla
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Hastalık ve refakat izni:
MADDE 105- Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek
raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı
gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde
onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar
izin verilir.
Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak
gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında
dikkate alınır.
Bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu
iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu
(yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu)
ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam
ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni,
birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin
sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri
uygulanır.
Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmî
sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş
olanlar, yeniden memuriyete dönmek istemeleri hâlinde, niteliklerine
uygun kadrolara öncelikle atanırlar.
Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya
uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye
kadar izinli sayılır.
Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık
kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin
diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal
Güvenlik Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.
Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat
etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve
çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya
tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu
hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık
ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde
bu süre bir katına kadar uzatılır." |
Madde 108-
| 657 sayılı Kanunun 108 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 108- A) Memura, 105 inci maddenin son
fıkrası uyarınca verilen iznin bitiminden itibaren, sağlık kurulu
raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine onsekiz aya
kadar aylıksız izin verilebilir.
B) Doğum yapan memura, 104 üncü madde uyarınca verilen doğum
sonrası analık izni süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura
ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar
aylıksız izin verilir.
C) Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit
olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak
evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, çocuğun ana ve babasının
rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme
tarihinden itibaren, istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız
izin verilir. Evlat edinen her iki eşin memur olması durumunda bu
süre, eşlerin talebi üzerine yirmidört aylık süreyi geçmeyecek
şekilde, birbirini izleyen iki bölüm hâlinde eşlere
kullandırılabilir.
D) Özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için
kendilerine aylıksız izin verilenler de dâhil olmak üzere burslu
olarak ya da bütçe imkânlarıyla yetiştirilmek üzere yurtdışına
gönderilen veya sürekli görevle yurtiçine ya da yurtdışına atanan
veya en az altı ay süreyle yurtdışında geçici olarak görevlendirilen
memurlar veya diğer personel kanunlarına tâbi olanlar ile yurtdışına
kamu kurumlarınca gönderilmiş olan öğrencilerin memur olan eşleri
ile 77 nci maddeye göre izin verilenlerin memur olan eşlerine görev
veya öğrenim süresi içinde aylıksız izin verilebilir.
E) Memura, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla beş
hizmet yılını tamamlamış olması ve isteği hâlinde memuriyeti boyunca
ve en fazla iki defada kullanılmak üzere, toplam bir yıla kadar
aylıksız izin verilebilir. Ancak, sıkıyönetim, olağanüstü hâl veya
genel hayata müessir afet hâli ilan edilen bölgelere 72 nci madde
gereğince belli bir süre görev yapmak üzere zorunlu olarak sürekli
görevle atananlar hakkında bu bölgelerdeki görev süreleri içinde bu
fıkra hükmü uygulanmaz.
F) Aylıksız izin süresinin bitiminden önce mazereti gerektiren
sebebin ortadan kalkması hâlinde, on gün içinde göreve dönülmesi
zorunludur. Aylıksız izin süresinin bitiminde veya mazeret sebebinin
kalkmasını izleyen on gün içinde görevine dönmeyenler, memuriyetten
çekilmiş sayılır.
G) Muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev
yeri saklı kalarak aylıksız izinli sayılır." |
Madde 109-
| 657 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi başlığıyla
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Memur bilgi sistemi, özlük dosyası:
MADDE 109- Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas
alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine
kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur.
Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri;
varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile
ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler
konulur.
Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe
ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında
veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında
özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.
Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer
alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel
Başkanlığınca belirlenir." |
Madde 110-
|
657 sayılı Kanunun 122 nci maddesi başlığıyla
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Başarı, üstün başarı değerlendirmesi ve ödül:
MADDE 122- Görevli oldukları kurumlarda olağanüstü gayret ve
çalışmaları ile emsallerine göre başarılı görev yapmak suretiyle;
kamu kaynağında önemli ölçüde tasarruf sağlanmasında, kamu zararının
oluşmasının önlenmesinde ve önlenemez kamu zararlarının önemli
ölçüde azaltılmasında, kamusal fayda ve gelirlerin beklenenin
üzerinde artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve
kalitesinin yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı
olarak katkı sağladıkları tespit edilen memurlara, merkezde bağlı
veya ilgili bakan, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından
başarı belgesi verilebilir. Üç defa başarı belgesi alanlara üstün
başarı belgesi verilir.
Üstün başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili
bakan ve illerde valiler tarafından uygun görülmesi hâlinde en
yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 200'üne kadar
ödül verilebilir.
Bu maddeye göre bir malî yıl içinde ödüllendirileceklerin sayısı,
kurumun yılbaşındaki dolu kadro mevcudunun binde onundan, Gümrük
Müsteşarlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü
kadroları için binde yirmisinden fazla olamaz. Yıl içinde
ödüllendirilen personel sayısı kurumlarınca izleyen yılın Ocak ayı
sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Kamu kurum ve kuruluşları yürütmekte oldukları hizmetlerin
özelliklerini göz önünde bulundurarak memurlarının başarı,
verimlilik ve gayretlerini ölçmek üzere, Devlet Personel
Başkanlığının uygun görüşü alınmak kaydıyla, değerlendirme ölçütleri
belirleyebilir." |
Madde 111-
|
657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin, (C)
bendinin (g), (h) ve (j) alt bentleri yürürlükten kaldırılmış; (E)
bendinin (a) alt bendinde yer alan "engelleme" ibaresi "kamu
hizmetlerinin yürütülmesini engelleme" olarak, (f) alt bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan
"sicilden" ibaresi "özlük dosyasından" ve üçüncü fıkrasında yer alan
"iyi veya çok iyi derecede sicil alan" ibaresi "ödül veya başarı
belgesi alan" olarak değiştirilmiştir.
"f) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili
tecavüzde bulunmak," |
Madde 112-
|
657 sayılı Kanunun 132 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
"sıralı sicil amirine" ibaresi "üst disiplin amirine" olarak
değiştirilmiş, dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve
beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
"Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe
ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl
boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve
daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici
kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve
üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına
atanamazlar." |
Madde 113-
|
657 sayılı Kanunun 135 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 135- Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama
ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe
ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna
itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi
gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları
kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin
kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek
zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden
geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen
kaldırabilirler.
Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir."
|
Madde 114-
| 657 sayılı Kanunun 231 inci maddesi başlığıyla
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kamu personeli bilgi sistemi:
MADDE 231- Devlet Personel Başkanlığı, kuruluş kanunlarına ve
bütçe türlerine bağlı kalınmaksızın, tüm kamu kurum ve
kuruluşlarının teşkilat yapılarına ve personeline ilişkin konularda,
gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri kamu kurum ve kuruluşlarından
talep eder. Kamu kurum ve kuruluşları bu bilgi ve belgeleri vermekle
yükümlüdür.
Kamu kurum ve kuruluşları; atama, yer değiştirme, görevde
yükselme, unvan değişikliği ve Devlet Personel Başkanlığınca
belirlenecek diğer personel hareketlerini bildirmek zorundadır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile istisna
tutulacak kamu kurum ve kuruluşları Bakanlar Kurulunca
belirlenir." |
Madde 115-
|
657 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme:
EK MADDE 8- Memurlar, geçici görevlendirme
yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni ile diğer
kamu kurum ve kuruluşlarında aşağıda belirtilen şartlarla geçici
süreli olarak görevlendirilebilir:
a) Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak
üzere, memurun görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve
daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun bulunması şarttır.
b) Geçici süreli görevlendirilen memurlar, geçici süreli olarak
görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür.
c) Geçici süreli olarak görevlendirilen memurlar, yurtdışında
görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, aylıkları
ile diğer malî ve sosyal haklarını kurumlarından alır. Bu memurların
kadroları ile ilişkileri, kendi sınıf ve derecelerindeki terfi ve
emeklilik hakları devam eder.
d) Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez.
Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici
görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi hâlinde bu
süre bir katına kadar uzatılabilir.
e) Geçici süreli görevlendirmenin, memurların göreviyle ilgili
olması şarttır.
f) Geçici süreli görevlendirmede memurun muvafakati aranır.
Birinci fıkrada belirtilen hâller dışında memurlar, kamu yararı
ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde
kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak
diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli
olarak görevlendirilebilir." |
Madde 116-
| 657 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"Geçiş hükümleri:
GEÇİCİ MADDE 36- A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
tutulmakta olan sicil dosyaları, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihi izleyen beşinci yılın sonuna kadar muhafaza edilir. Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce olumsuz sicil almış olan
memurların itirazları ve bu itirazların sonuçlandırılması hakkında,
657 sayılı Kanunun bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla
değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan sicile ilişkin hükümleri
uygulanır.
B) Bu maddenin yayımı tarihinden önceki son altı yıllık sicil
notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan 37 nci maddede yer
alan bir üst dereceye yükseltme uygulamasından yararlanmamış olanlar
hakkında, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla değiştirilen 37 nci
maddenin değişiklikten önceki hükmü uygulanır. Bu maddenin yürürlük
tarihi itibarıyla değiştirilen 37 nci maddede yer alan sekiz yıllık
süre, ilk sekiz yıllık dönem için, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önceki;
a) Son beş yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı
olanlar için üç yıl,
b) Son dört yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı
olanlar için dört yıl,
c) Son üç yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı
olanlar için beş yıl,
d) Son iki yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı
olanlar için altı yıl,
e) Son sicil notu doksan ve daha yukarı olanlar için yedi
yıl,
olarak uygulanır.
C) Bu maddenin yayımı tarihinden önceki son altı yıllık sicil
notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan bir kademe
ilerlemesi uygulamasından yararlanmamış olanlar hakkında, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla değiştirilen 64 üncü
maddenin ikinci fıkrasının değişiklikten önceki hükmü uygulanır. Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla değiştirilen 64 üncü
maddenin dördüncü fıkrasında yer alan sekiz yıllık süre, ilk sekiz
yıllık dönem için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önceki;
a) Son beş yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı
olanlar için üç yıl,
b) Son dört yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı
olanlar için dört yıl,
c) Son üç yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı
olanlar için beş yıl,
d) Son iki yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı
olanlar için altı yıl,
e) Son sicil notu doksan ve daha yukarı olanlar için yedi
yıl,
olarak uygulanır.
D) 657 sayılı Kanunun bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla
değiştirilen hükümleri gereğince, ilgililere geriye dönük olarak
herhangi bir şekilde malî ve sosyal hak sağlanamaz ve hiçbir şekilde
ödeme yapılmaz. |
Madde 117-
|
657 sayılı Kanunun;
a) 37 nci maddesinde yer alan "son altı yıllık sicil notu
ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan son sicil notu olumlu
bulunanların" ibaresi "son sekiz yıllık süre içinde herhangi bir
disiplin cezası almayanların" olarak değiştirilmiştir.
b) 56 ncı maddesinde yer alan "sicil" ibaresi "disiplin" olarak
değiştirilmiştir.
c) 57 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Adaylardan en
geç iki yıl içinde Devlet memuru olabilmeleri için olumlu sicil
alamayanların sicil amirlerinin teklifi" ibaresi "Adaylık süresi
içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi"
olarak değiştirilmiştir.
ç) 58 inci maddesinde yer alan "ve olumlu sicil alan adaylar
sicil amirlerinin teklifi" ibaresi "adaylar disiplin amirlerinin
teklifi" olarak değiştirilmiştir.
d) "Hizmet Şartları ve Şekilleri" başlıklı (IV) numaralı kısmının
6 ncı bölümünün başlığı "Özlük Dosyası" olarak değiştirilmiştir.
e) 129 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "sicil
dosyasını" ibaresi "özlük dosyasını" olarak değiştirilmiştir.
f) 133 üncü maddesinin madde başlığında yer alan "sicilden"
ibaresi "özlük dosyasından", birinci fıkrasında yer alan "siciline"
ibaresi "özlük dosyasına", "sicil dosyasından" ibaresi "özlük
dosyasından", ikinci fıkrasında yer alan "sicil dosyasına" ibaresi
"özlük dosyasına", üçüncü fıkrasında yer alan "sicilden
silinmesinde" ibaresi "özlük dosyasından çıkarılmasında" olarak
değiştirilmiştir.
g) 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 26 ncı
maddesinin birinci fıkrası, 98 inci maddesinin birinci fıkrasının
(ç) bendinde yer alan "ve sicil" ibaresi, 129 uncu maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan "sicil dosyası hariç," ibaresi, 160 ıncı
maddesinin ikinci fıkrası, 202 nci maddesinin ikinci fıkrasının
ikinci cümlesi, 208 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
"ikiden fazla dahi olsa" ibaresi ile 38 inci, 65 inci, 66 ncı, 106
ncı, 110 uncu, 111 inci, 112 nci, 113 üncü, 115 inci, 117 nci, 118
inci, 119 uncu, 120 nci, 121 inci, 123 üncü, 136 ncı, 226 ncı, 227
nci; ek 2 nci, ek 3 üncü, ek 4 üncü, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 9 uncu,
ek 13 üncü, ek 16 ncı, ek 17 nci, ek 18 inci, ek 20 nci, ek 21 inci,
ek 25 inci, ek 30 uncu; geçici 5 inci, geçici 6 ncı, geçici 8 inci,
geçici 12 nci, geçici 13 üncü, geçici 20 nci, geçici 23 üncü, geçici
26 ncı, geçici 27 nci, geçici 28 inci, geçici 29 uncu, geçici 30
uncu, geçici 31 inci, geçici 32 nci, geçici 33 üncü; ek geçici 4
üncü, ek geçici 6 ncı, ek geçici 7 nci, ek geçici 8 inci, ek geçici
11 inci, ek geçici 18 inci, ek geçici 22 nci, ek geçici 23 üncü, ek
geçici 24 üncü, ek geçici 26 ncı, ek geçici 28 inci, ek geçici 30
uncu, ek geçici 32 nci, ek geçici 33 üncü, ek geçici 34 üncü, ek
geçici 35 inci, ek geçici 37 nci, ek geçici 40 ıncı, ek geçici 41
inci, ek geçici 42 nci, ek geçici 43 üncü, ek geçici 44 üncü, ek
geçici 46 ncı, ek geçici 47 nci, ek geçici 49 uncu, ek geçici 50
nci, ek geçici 51 inci, ek geçici 52 nci, ek geçici 54 üncü, ek
geçici 55 inci, ek geçici 56 ncı, ek geçici 57 nci, ek geçici 58
inci maddeleri ve 22/9/1991 tarihli ve 458 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ile eklenen ek geçici maddesi yürürlükten
kaldırılmıştır. |
Madde 118-
|
27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1
inci maddesinin (D) bendinde yer alan "beşyüz milyon lira" ibaresi
"(12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı
sonucu bulunacak" şeklinde, ek 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
"EK MADDE 4- 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri
Sendikaları Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına
üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu
görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya
ücretleri ile birlikte kırkbeş Türk Lirası toplu sözleşme primi
ödenir. Bu madde uyarınca yapılan ödeme, damga vergisi hariç
herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı
uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı,
ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun benzer ödemelerin
hesabında dikkate alınmaz."
"EK MADDE 8- Ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli
saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak
üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile
döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında
istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad
altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden
yararlanamayanlara, Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneği,
herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve
esaslar çerçevesinde ödenir." |
Madde 119-
|
22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13
üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 13/A maddesi
eklenmiştir.
"Sendika Kurma
MADDE 13/A- Sözleşmeli personel, Anayasada ve özel kanununda
belirtilen hükümler uyarınca sendikalar ve üst kuruluşlar kurabilir
ve bunlara üye olabilir." |
Madde 120-
|
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi başlığıyla
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Grev Yasağı
MADDE 14- Sözleşmeli personelin grev kararı vermesi, bu yolda
propaganda yapması, herhangi bir greve veya grev teşebbüsüne
katılması, grevi desteklemesi yahut teşvik etmesi
yasaktır." |
Madde 121-
|
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 25 inci maddesinin (b)
bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"b) Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların üretim, satış, kârlılık,
verimlilik, ihracat gibi iş ve hizmet özellikleri ile kamu kesimi
genel ücret dengesi dikkate alınarak (1) sayılı cetvele dâhil
kadrolara atananlara, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge
dâhil) brüt tutarının % 200'ünü geçmemek üzere Devlet Personel
Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığı tarafından
belirlenecek oran ve esaslar çerçevesinde ek tazminat ödenir. Bu
şekilde tespit edilecek ek tazminat damga vergisi hariç herhangi bir
vergiye tabi tutulmaz." |
Madde 122-
|
4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14/A
maddesinin (c) bendinde yer alan "beşyüz milyon lirayı" ibaresi
"(12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı
sonucu bulunacak tutarı" şeklinde
değiştirilmiştir. |
Madde 123-
|
Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek
13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usûlü Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Sosyal Güvenlik
Kurumuna ait bölümüne eklenmiştir. |
Madde 124-
|
18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü
Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanuna aşağıdaki ek ve geçici
maddeler eklenmiştir.
"EK MADDE 2- Bu Kanuna göre inşa edilen barajlardan ve/veya
tesislerden içme suyu tahsisi yapılanların bu yatırımda içme suyuna
isabet eden yatırım bedellerinin geri ödemeleri ve süreleri için
3/7/1968 tarihli ve 1053 sayılı Belediye Teşkîlatı Olan Yerleşim
Yerlerine İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanun
hükümleri uygulanır."
"GEÇİCİ MADDE 7- Bu Kanun ile 1053 sayılı Kanun hükümlerine göre
inşa edilen barajlardan ve/veya tesislerden içme suyu tahsisi
yapılanların bu yatırımda içme suyuna isabet eden yatırım
bedellerinin, geri ödemeleri ve süreleri protokole bağlanmış
olanlarından, 31/12/2010 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde bu
maddenin yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanlar için bu
maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar Devlet
Su İşleri Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunulması ve bu başvurular
üzerine bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen dokuzuncu ayın
sonuna kadar durumları Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce tespit
edilen borçlulara yapılan bildirim üzerine alacak asıllarının,
bildirimi takip eden aydan başlamak ve ikişer aylık dönemler halinde
azami oniki eşit taksitte ödenmesi şartıyla ödenen kısma ilişkin
fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Protokole
bağlanmış yatırım bedeli geri ödemesinden kalan alacaklar, toplam
süre otuz yılı geçmemek üzere, 1053 sayılı Kanuna göre ek protokol
yapılmak ve fer'i alacak hesaplanmamak suretiyle revize edilir. Bu
alacaklardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapılmış
olan tahsilat red ve iade edilmez.
Bu maddenin yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş
ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu madde
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde, davalar
sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların
mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı
ile birlikte ödemeleri şarttır." |
Madde 125-
| 3/7/1968 tarihli ve 1053 sayılı Belediye Teşkîlatı Olan Yerleşim
Yerlerine İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanuna
aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 1- Barajlarda ve/veya tesislerde bu Kanunun 4 üncü
maddesine göre veya diğer kanunlara istinaden belirlenen maksat
oranı veya oranları Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu
Bakanlığın teklifi ve Başbakanın onayı ile değiştirilebilir."
|
Madde 126-
|
16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun
10 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine çekilecek yeraltı suyu
miktarının tespitini sağlayacak ölçüm sistemleri kurulmadan,
kullanma belgesi verilemez. Bu ölçüm sisteminin özellikleri
yönetmelikle belirlenir." |
Madde 127-
| 167 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 2- 10 uncu maddenin ikinci fıkrasında öngörülen
yönetmelik, üç ay içinde hazırlanarak Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulur.
GEÇİCİ MADDE 3- Bu maddenin yayımı tarihinden önce yeraltı suyu
temini maksadıyla kuyu, galeri, tünel ve benzerleri için kullanma
belgesi almış olanlar, iki yıl içerisinde 10 uncu maddenin ikinci
fıkrasında öngörülen ölçüm sistemini kurarlar. Bu süre içerisinde
ölçüm sistemi kurmayanların kullanma belgeleri Devlet Su İşleri
Genel Müdürlüğü tarafından iptal edilir ve belgeye konu yer kapatma
masrafları sahibinden alınarak kapatılır." |
Madde 128-
|
10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji
Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin
Kanunun geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"4628 sayılı Kanun kapsamında kurulmuş ve kurulacak olan
hidroelektrik santrallar için imzalanan su kullanım hakkı anlaşması
hükümleri çerçevesinde DSİ'ye ödenecek olan enerji hissesi katılım
payının hesabında esas alınacak tesis bedeli, tek veya çok maksatlı
tesislerde tesisin ihaleye esas ilk keşfi;
a) Enerji tesisini ihtiva ediyorsa, tesisin DSİ tarafından
yapılan kısmın ilk keşif bedeli,
b) Enerji tesisini ihtiva etmiyorsa, ortak tesise ait ilk keşif
bedeli,
TEFE/ÜFE ile su kullanım anlaşmasının yapıldığı tarihe getirilmiş
olan bedelin % 30'undan fazlasını geçemez ve (b) bendi kapsamına
giren tesislerde, DSİ tarafından enerji tesisine harcanan miktar var
ise TEFE/ÜFE ile hesaplanarak ayrıca enerji hissesi katılım payına
ilave edilir." |
Madde 129-
|
13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (j) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"j) Bakanlık hizmet binalarının yapımını programlamak, satın alma
işlemlerini yürütmek ve bunların onarımlarını yapmak,"
|
Madde 130-
|
14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına (b)
bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (c) bendi eklenmiş ve diğer
bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
"c) Hükümet konaklarının yapımını programlamak, satın alma ile
kiralanması işlemlerini yürütmek ve bunların onarımlarını yapmak,"
|
Madde 131-
|
8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin
Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun 4
üncü maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve maddeye
aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"Bu Kanunda öngörülen yatırım ve hizmetleri yap-işlet-devret
modeline göre yaptırmak isteyen idare, projeye ilişkin ön
yapılabilirlik etüdüyle Yüksek Planlama Kuruluna müracaat eder ve
Yüksek Planlama Kurulu tarafından söz konusu yatırım ve hizmetleri
gerçekleştirmek için yetkilendirilebilir.
Bu Kanun kapsamında yap-işlet-devret modeli çerçevesinde
gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlere ilişkin uygulama
sözleşmeleri; yetkili idarelerin bağlı, ilgili veya ilişkili olduğu
Bakanın onayı alınarak sermaye şirketi veya yabancı şirket ile
imzalanır." |
Madde 132-
|
3996 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının son
cümlesi "Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar
Kurulu kararı ile belirlenir."
şeklinde değiştirilmiş, maddeye bu fıkradan sonra gelmek üzere
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Görevli şirketçe üretilen mal ve hizmetler için idare tarafından
talep garantisi verilebilir. Ancak, talep garantisi verilmesi
öngörülen sözleşmelerde, garanti edilen mal ve hizmet düzeyinin
üzerinde talep gerçekleşmesi durumunda hasılat paylaşımının ne
şekilde yapılacağı hususu düzenlenir." |
Madde 133-
| 3996 sayılı Kanunun 12 nci maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"Yap-işlet-devret modeli ile yapılacak projelerde ilgili
idaresince 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi
olunmadan yapım ve işletme sürelerinde müşavirlik hizmet alımı
yapılabilir. Söz konusu hizmet alımına ilişkin
esas ve usuller ilgili bakanlıklar tarafından
belirlenir." |
Madde 134-
| 3996 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 1- Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve
hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına
bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu
iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli
idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare
veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için
kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." |
Madde 135-
| 3996 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 2- 8 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen
esas ve usuller, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından
hazırlanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay
içinde Bakanlar Kuruluna sunulur." |
Madde 136-
|
14/5/1964 tarihli ve 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli
Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
"açmaya ve değiştirmeye" ibaresi "açmaya, değiştirmeye ve bunlara
ilişkin usul ve esasları belirlemeye" olarak
değiştirilmiştir. |
Madde 137-
|
27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun mülga 244 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
"MADDE 244- 1. Beyan ile gümrük idaresince yapılan tespit
sonucunda belirlenen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük
vergileri alacakları ile bu Kanunda ve ilgili diğer kanunlarda
öngörülen cezalar hakkında; yükümlü veya ceza muhatabı tarafından,
söz konusu eksiklik veya aykırılıkların kanun hükümlerine yeterince
nüfuz edememekten veya kanun hükümlerini yanlış yorumlamaktan
kaynaklandığının veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu
olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda,
idare bu maddede yer alan hükümler çerçevesinde yükümlüler veya
cezanın muhatabı ile uzlaşabilir. Uzlaşma talebi, tebliğ tarihinden
itibaren onbeş gün içinde, henüz itiraz başvurusu yapılmamış gümrük
vergileri ve cezalar için yapılır. Uzlaşma talebinde bulunulması
halinde, itiraz veya dava açma süresi durur, uzlaşmanın vaki
olmaması veya temin edilememesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye
başlar, ancak sürenin bitimine üç günden az kalmış olması halinde
süre üç gün uzar. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi
halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
2. Gümrük vergileri alacakları ile cezaların, 5607 sayılı Kanunun
3 üncü maddesinde yer alan kaçakçılık suçlarına ve kabahatlerine
ilişkin olması halinde bu madde hükmü uygulanmaz.
3. Bu madde kapsamında yapılan uzlaşma talepleri, gümrük uzlaşma
komisyonları tarafından değerlendirilir. Gümrük uzlaşma
komisyonlarının kurulması, çalışması ile bu madde kapsamında
yapılacak başvurulara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
düzenlenir.
4. Gümrük uzlaşma komisyonlarının tutacakları uzlaşma tutanakları
kesin olup gereği idarece derhal yerine getirilir. Yükümlü veya ceza
muhatabı; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar
hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunamaz.
5. Uzlaşma konusu yapılan gümrük vergileri ve cezalar, uzlaşma
gerçekleştiği takdirde, uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir
ay içinde ödenir. Uzlaşılan vergilerin alınması gerektiği tarihten
itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre
için 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı
oranında gecikme faizi uygulanır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya
temin edilememesi halinde, genel hükümlere göre işlem yapılır.
6. Bu madde uyarınca üzerinde uzlaşılan cezalar hakkında
30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesi
uyarınca ayrıca peşin ödeme indiriminden
yararlanılamaz." |
Madde 138-
|
25/1/2006 tarihli ve 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu,
Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 5- Bu Kanunun 20 nci maddesinin son fıkrası 2013
bütçe yılına kadar uygulanmaz." |
Madde 139-
|
22/5/2007 tarihli ve 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak
Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü
fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Bu fıkrada tanımlanan hak sahiplerine EGYO tarafından ödenen kâr
paylarının EGYO'nun yükümlülüğünü aşan kısmı, Hazine Müsteşarlığınca
incelenmesini müteakip düzenlenecek rapora istinaden Hazine
tarafından EGYO'ya ödenir." |
Madde 140-
|
27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar
Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair
Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "avans olarak"
ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
"(3) 15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Kanun ile bu Kanuna
istinaden T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye, ödemeleri T.C. Ziraat Bankası
A.Ş. kanalıyla yapılmak üzere tarım kredi kooperatiflerine ve
Türkiye Halk Bankası A.Ş.'ye yürürlükte bulunan ve/veya müteakip
yıllar içinde yürürlüğe konulacak olan Bakanlar Kurulu kararları
uyarınca verilen görevler nedeniyle doğan ve bankalar ile tarım
kredi kooperatifleri kayıtlarına göre gerçekleşen gelir kayıpları ve
görev zararları, bankalar ve tarım kredi kooperatifleri tarafından
yapılacak ödeme talebine istinaden, ilgili mevzuatında belirlenen
usul ve esaslar kapsamında Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan
ilgili harcama tertiplerinden gider kaydedilerek ödenir. Bu
ödemeler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
Kontrol Kanununun 35 inci maddesi hükümlerine tabi değildir.
(4) Yapılan ödemeler yıllık bazda Hazine Müsteşarlığınca
incelenir. İncelemeler sonucunda düzenlenen raporlarda; hesaplanan
tutar ile Hazine Müsteşarlığı bütçesinden yapılmış bulunan ödemeler
arasında fark bulunduğunun tespit edilmesi halinde taraflar
yükümlülüklerini faizsiz olarak yerine
getirir." |
Madde 141-
|
14/10/1999 tarihli ve 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim
Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin dördüncü
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Bankanın merkezi ana sözleşmesi ile
belirlenir." |
Madde 142-
|
19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun
3 üncü maddesinde yer alan "Destek hizmeti kuruluşu" tanımı
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Destek hizmeti kuruluşu: Bankaların, mevduat veya katılım fonu
kabulü, nakdî, gayrinakdî her cins ve surette kredi verme ve bu
Kanunun uygulamasında kredi olarak sayılan işlemler dışında kalan
faaliyetlerini banka adına gerçekleştiren; ya da reklamının
yapılması hariç olmak üzere mevduat veya katılım fonu kabulü
dışındaki faaliyetlerinden herhangi birinin pazarlanması da dâhil
gerçekleştirilmesinde bankaya yardımcı nitelikte hizmet veren
kuruluşları," |
Madde 143-
|
5411 sayılı Kanunun 15 inci
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Bağımsız denetim, değerleme ve derecelendirme
kuruluşlarının yetkilendirme izni
MADDE 15- Bankaların bağımsız denetim faaliyetleri
ile Kurul tarafından zorunlu tutulması halinde, bankaların
varlıklarının, hak ve yükümlülüklerinin ya da kredi müşterilerinden
alınacak teminatların değerlemesi ve kendilerinin ya da kredi
müşterilerinin derecelendirilmesi faaliyetlerini gerçekleştirecek
olan kuruluşların yetkilendirilmesine, yetkilerinin geçici veya
sürekli olarak kaldırılmasına Kurulca karar verilir. Bu maddenin
uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar ilgili meslek birliklerinin
görüşü alınarak Kurulca belirlenir." |
Madde 144-
|
5411 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin altıncı
fıkrası yürürlükten kaldırılmış, 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 35- Bankalar destek hizmeti almadan önce,
alacakları destek hizmetinden doğabilecek riskler ile bunların
yönetilmesine, beklenen fayda ve maliyetin değerlendirilmesine
ilişkin, gerektiğinde Kuruma ibraz edilmek üzere, yazılı bir rapor
hazırlar. Münhasıran bankaların yönetim kurullarınca veya iç
sistemlerinde yer alan birimlerce icra edilmesi gereken faaliyetler
ile işlemlerinin muhasebeleştirilmesi ve finansal raporlarının
düzenlenmesi faaliyetleri destek hizmetine konu edilemez. Alınacak
destek hizmeti, bankaların yasal yükümlülüklerini yerine
getirmelerini, ilgili düzenlemelere uymalarını ve etkin biçimde
denetlenmelerini engelleyici nitelikte olamaz. Kurul, gerektiğinde
bankaların destek hizmeti alabilecekleri konuları belirlemeye veya
banka ya da banka grupları itibarıyla destek hizmeti alınabilecek
konuları sınırlandırmaya, yasaklamaya ya da sorumluluk sigortası
yaptırılmasını zorunlu tutmaya veya destek hizmetinin niteliğine
göre bu hizmetlerin alınmasını izin koşuluna bağlamaya
yetkilidir.
Merkez Bankası tarafından kurulmuş ya da Merkez
Bankası bünyesinde faaliyet gösterenler ile Sermaye Piyasası
Kurulunun denetiminde bulunan takas, saklama ve merkezi kayıt
hizmeti kuruluşları bu Kanunun uygulamasında destek hizmeti kuruluşu
olarak değerlendirilmez." |
Madde 145-
|
5411 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 36- Bağımsız denetim kuruluşları, verdikleri hizmetlerden
doğabilecek zararları karşılamak amacıyla yurt içinde veya yurt
dışında kurulu sigorta şirketlerine, Hazine Müsteşarlığı tarafından
genel şartları belirlenecek ya da bu şartlara uygunluğu teyit
edilecek sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler. Değerleme,
derecelendirme ve destek hizmeti kuruluşları, hizmet verdikleri
bankalarca talep edilmesi ya da Kurulca gerekli görülmesi halinde
sorumluluk sigortası yaptırırlar." |
Madde 146-
|
5411 sayılı Kanunun 73 üncü
maddesinin ikinci fıkrasının dördüncü cümlesi ile üçüncü ve dördüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kurumun bu fıkra kapsamında elde edeceği sır niteliğindeki bilgi
ve belgeler, ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında
savcılıklar ile ceza mahkemeleri, görevden ayrılmış olsalar dahi,
görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan
dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar ile bağlantılı olarak
talepte bulunacak Kurul Başkanı ve üyeleri ile Kurum personeli
dışında hiçbir kişi, kurum ve kuruluşa verilemez."
"Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait
sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça
yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük
görevden ayrıldıktan sonra da devam eder. 22/4/1926 tarihli ve 818
sayılı Borçlar Kanunu, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın
Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin
Tanzimi Hakkında Kanun, 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş
Kanunu ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında
çalıştırılan işçi, gemi adamı ve gazetecinin ücret, prim, ikramiye
ve bu nitelikte her çeşit istihkak ödemelerinin özel olarak açılan
banka hesabına yapılması halinde, bu hesaplara ilişkin bilgi ve
belgelerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve
Hazine Müsteşarlığı ile bunlara bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlara
verilmesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8 inci ve 100 üncü maddelerinin
uygulanması ile genel sağlık sigortalılığında gelir testinin
yapılmasına ilişkin bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna
verilmesi sırrın ifşası sayılmaz. Bu bilgi ve belgelerin verilmesine
ilişkin usûl ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye
Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlık ile Kurulca
belirlenir.
Kurumun gözetim ve denetimine tabi kuruluşların, bunların
ortaklarına, bağlı ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen
ortaklıklarının faaliyetlerine veya müşterilerine ilişkin yabancı
ülke kanunlarına göre denetime yetkili ve Kurum muadili mercilerin
taleplerinin Kurumca karşılanması, gizlilik sözleşmesi yapılması ve
sadece belirtilen amaçlar ile sınırlı kılınması koşuluyla bankaların
ve finansal kuruluşların, kendi aralarında doğrudan doğruya ya da
risk merkezi veya en az beş banka ya da finansal kuruluş tarafından
kurulacak şirketler vasıtasıyla yapacakları her türlü bilgi ve belge
alışverişinin yanı sıra doğrudan veya dolaylı pay sahipliği yoluyla
sermayelerinin yüzde onunu ve daha fazlasını temsil eden paylarının
satışı amacıyla muhtemel alıcıların yapacakları değerleme
çalışmalarında ya da sermayelerinin yüzde on veya daha fazlasına
sahip olan yurt içinde veya yurt dışında yerleşik kredi kuruluşu ile
finansal kuruluşlar da dâhil ana ortaklıkların konsolide finansal
tablo hazırlama çalışmalarında, risk yönetimi ve iç denetim
uygulamalarında veya kredileri de dâhil varlıklarının ya da bunlara
dayalı menkul kıymetlerin satışı amacıyla yapılacak değerleme
çalışmalarında ya da değerleme, derecelendirme veya destek hizmeti
alınması ile bağımsız denetim faaliyetlerinde ve gerekli tedbirlerin
alınması kaydıyla hizmet alımlarına yönelik işlemlerde kullanılmak
üzere bilgi ve belge taleplerinin karşılanması sırasında banka ya da
müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin öğrenilmesi sır saklama
yükümlülüğü dışındadır." |
Madde 147-
|
5411 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci
cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kurumun merkezi İstanbul'dadır." |
Madde 148-
|
5411 sayılı Kanunun 95 inci maddesinin altıncı fıkrasının ikinci
cümlesinde yer alan "Ankara'da Asliye Ticaret Mahkemesinde" ibaresi
"İstanbul'da Asliye Ticaret Mahkemesinde" şeklinde
değiştirilmiştir. |
Madde 149-
|
5411 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"Risk Merkezi
EK MADDE 1- Türkiye Bankalar Birliği nezdinde, kredi kuruluşları
ile Kurulca uygun görülecek finansal kuruluşların müşterilerinin
risk bilgilerini toplamak ve söz konusu bilgileri bu kuruluşlar ile
gerçek veya tüzel kişilerin kendileriyle ya da onay vermeleri
koşuluyla özel hukuk tüzel kişileri ile de paylaşılmasını sağlamak
üzere Risk Merkezi kurulmuştur.
Kredi kuruluşları ile Kurulca uygun görülecek finansal
kuruluşlar, Risk Merkezine üye olmak zorundadır. Üye kuruluşlar,
Risk Merkezince istenilen, müşterileri ile ilgili her türlü bilgiyi
vermekle yükümlüdür. Risk Merkezi, bu yükümlülüğe uymayanlara bilgi
akışını durdurmaya yetkilidir.
Risk Merkezi, Kurumun ve Merkez Bankasının personeli arasından
belirleyeceği birer üye dâhil olmak üzere dokuz üyeden oluşan bir
yönetim tarafından idare edilir. Risk Merkezi yönetimini oluşturan
üyeler üç yıllık dönem için görev yapmak üzere seçilir.
Risk Merkezi yönetimi, Risk Merkezinin kuruluş amaçları
doğrultusunda özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve
kuruluşlarından, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve
bunların üst kuruluşlarından bilgi talep etmeye ve bunlarla Kurulun
uygun görüşüne istinaden bilgi alış-verişine yönelik sözleşmeler
imzalamaya yetkilidir. Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve
kuruluşları, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve bunların
üst kuruluşları Risk Merkezi yönetimi tarafından talep edilen
bilgileri vermekle yükümlüdürler. Kredi kuruluşları ile Kurulca
uygun görülecek finansal kuruluşların müşterilerinin onay vermesi
koşuluyla, Risk Merkezi ile bilgi alış-verişi sözleşmesi imzalayan
özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve kuruluşlarına kamu
kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşlarına
verilecek, müşterilerin bu kuruluşlar nezdindeki risk bilgileri
Kanunun 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında
değerlendirilir.
Risk Merkezinin kuruluşuna, faaliyetine ve çalışmasına, Risk
Merkezi yönetiminin oluşumuna, toplanmasına ve karar almasına, Risk
Merkezine verilen bilgilerin kapsam, biçim ve içeriğine ve bunların
paylaşılmasına, paylaşılacak bilgilerin kapsam ve içeriğine,
ücretlendirilmesine ve üyelerce ödenecek aidatların belirlenmesine
ilişkin usul ve esaslar, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Kurul
tarafından belirlenen finansal kuruluşların üye oldukları meslek
örgütlerinin görüşü ile Kurulun ve Merkez Bankasının uygun görüşü
alınarak Türkiye Bankalar Birliğince belirlenir ve Resmi Gazetede
yayımlanır.
Süresinde üyeler tarafından ödenmeyen aidatlar ve komisyonlar
Türkiye Bankalar Birliğince kanuni yollara başvurularak tahsil
edilir.
Kurum, gerektiğinde Risk Merkezini denetler, denetime ilişkin
usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.
Risk Merkezi, topladığı her türlü bilgiyi, Kurum ve Merkez
Bankasına istenen biçim ve sürede vermekle yükümlüdür. Ayrıca,
gerçek ya da tüzel kişilerin gerekçesini belirterek risk
bilgilerinin kendilerine verilmesi için yazılı talepte bulunmaları
ya da kredi kuruluşları ile Kurulca uygun görülecek finansal
kuruluşlar dışındaki bir özel hukuk tüzel kişisine bu nitelikteki
bilgilerin verilmesi için onay verdiklerinin ispat edilmesi halinde
bahse konu bilgiler de talepte bulunan tarafça karşılanacak belli
bir ücret karşılığında verilir.
Risk Merkezinin bütün işlem ve kayıtları gizlidir. Sır sahibinin
bilgilerinin açıklanması konusunda açık rızasının bulunması
durumunda belirlediği kişiye risk bilgileri verilir. Kişinin
rızasına dayanan bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar,
Kurulun ve Merkez Bankasının uygun görüşü, Türkiye Katılım Bankaları
Birliğinin ve Kurulun belirleyeceği kurum ve kuruluşların görüşü
alınarak Türkiye Bankalar Birliğince belirlenir ve Resmi Gazetede
yayımlanır.
Risk Merkezi nezdinde bulunan sır niteliğindeki bilgileri, bu
konuda kanunen yetkili kılınan mercilerden başkalarına açıklayanlar,
hukuka aykırı olarak kendisi ya da başkası yararına kullananlar,
yayanlar, verenler, aktaranlar veya ele geçirenler hakkında 159 uncu
madde hükümleri uygulanır. Bu fıkrada tanımlanan suçların bir tüzel
kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi
hakkında Türk Ceza Kanununun tüzel kişilere özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Risk Merkezi, nezdindeki her türlü bilgi alış-verişini 73 üncü
maddenin dördüncü fıkrası uyarınca en az beş banka tarafından
kurulmuş şirketler aracılığı ile ve bu şirketlerle yapılacak
sözleşmeler çerçevesinde de
gerçekleştirebilir." |
Madde 150-
|
5411 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 28- Risk Merkezinin çalışma usul ve esasları bu
maddenin yayımı tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ek 1 inci
maddenin beşinci ve dokuzuncu fıkralarında belirtilen usul
çerçevesinde Türkiye Bankalar Birliğince belirlenir.
Bu Kanuna göre kurulan Risk Merkezi faaliyete geçinceye kadar,
Merkez Bankası bünyesinde bulunan Risk Merkezi, 14/1/1970 tarihli ve
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun yürürlükten
kaldırılan 44 üncü maddesi hükümleri uyarınca faaliyetlerini
yürütür.
Merkez Bankası nezdindeki Risk Merkezi bilgileri, bu Kanuna göre
kurulan Risk Merkezine aktarılır.
GEÇİCİ MADDE 29- Kurumun merkezinin İstanbul'a taşınmasına
ilişkin iş ve işlemler tamamlanıncaya kadar Kurumun idari merkezi
Ankara'dır. Merkezin nakli, iki yıl içinde tamamlanır. Bakanlar
Kurulu bu süreyi uzatmaya yetkilidir." |
Madde 151-
|
28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 10/A
maddesine beşinci fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz
ve benzeri her türlü idari ve adli talep münhasıran Merkezi Kayıt
Kuruluşunun üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar
uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve
tahsiline ilişkin hükümler saklıdır." |
Madde 152-
|
2499 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü ve
dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Merkezi İstanbul'dadır. Kurul, yurtiçinde gerekli gördüğü
yerlerde temsilcilik açabilir ve sermaye piyasaları açısından yoğun
ilişki içinde bulunulan ülkelerde Bakanlar Kurulu kararıyla yurtdışı
temsilcilik açılabilir." |
Madde 153-
|
2499 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bende bu
cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş ve maddenin
ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
"Bu konudaki soruşturma izni, Kurul Başkanı ve üyeleri için
ilgili Bakan, personeli için Başkan tarafından verilir. Kurul Başkan
ve üyeleri ile Kurul personelinin cezai ve hukuki sorumluluğuna
ilişkin olarak, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık
Kanununun 104 üncü maddesi hükümleri
uygulanır." |
Madde 154-
|
2499 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendine dördüncü paragraf olarak aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
"Kurul tarafından izlenen ve denetlenen borsalar, piyasalar ve
diğer teşkilatlanmış piyasaların, takas ve saklama kurumlarının ve
Merkezi Kayıt Kuruluşunun faaliyetlerinden elde ettikleri faiz
gelirleri hariç tüm gelirlerinin azami % 10'u Kurul bütçesine Kurul
tarafından gelir olarak kaydedilebilir. Ancak, bu maddeye göre
yapılacak ödemelerin zamanı ve tutarları, gelirin elde edildiği yılı
izleyen takvim yılında Kurulun nakit durumu dikkate alınarak Kurul
tarafından en az otuz gün öncesinden ilgili kurumlara bildirilir.
Bir takvim yılı içinde talep edilmeyen tutarlar izleyen yıllarda
ödenecek tutara eklenir ve Kurul tarafından aynı usul ile talep
edilebilir. Bu gelirlerin hangi kurumdan ne oranda tahsil edileceği
her takvim yılı için Kurul tarafından
belirlenir." |
Madde 155-
|
2499 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine (f) bendinden sonra gelmek
üzere aşağıdaki (g) bendi eklenmiş ve mevcut (g) bendi (h) bendi
olarak teselsül ettirilmiştir.
"g) Döviz, mal, kıymetli maden veya Kurulca belirlenecek diğer
varlıkların kaldıraçlı alım satımı, alım satımına aracılık ve bu
işlemlere yönelik hizmetlerin yerine
getirilmesi," |
Madde 156-
|
2499 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin son fıkrasının dördüncü,
beşinci, altıncı ve yedinci cümleleri yürürlükten
kaldırılmıştır. |
Madde 157-
|
2499 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"İkinci fıkrada belirlenen sürenin sonuna kadar teslim edilmeyen
sermaye piyasası araçları, bu tarihten sonra borsada işlem göremez,
aracı kurumlarca alım satımına aracılık edilemez ve katılma
belgelerinin geri alımı yapılamaz. Teslim edilerek kayden
izlenmesine başlanmış olan sermaye piyasası araçlarını temsil eden
senetler merasime gerek kalmaksızın hükümsüz hale gelir ve imha
edilir.
Her bir sermaye piyasası aracı için Merkezi Kayıt Kuruluşu
tarafından kayden izlemenin başladığı tarihi izleyen yedinci yılın
sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları hisse senedi
ise, ihraççıya kanunen intikal eder. Bu durumda paydan doğmuş olan
haklar, hisse senetlerinin ihraççıya intikal tarihinde kendiliğinden
sona ermiş sayılır. Söz konusu payların satışı, ihraççılarca üç ay
içerisinde yapılır. Teslim edilmeyen diğer sermaye piyasası
araçlarından doğan alacaklar, bu tarihte zamanaşımına uğrar."
|
Madde 158-
|
2499 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 13- Kurul merkezinin İstanbul'a taşınmasına ilişkin
iş ve işlemler tamamlanıncaya kadar Kurulun idari merkezi
Ankara'dır. Merkezin nakli, iki yıl içinde tamamlanır. Bakanlar
Kurulu bu süreyi uzatmaya yetkilidir." |
Madde 159-
|
14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye ikinci fıkra olarak
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"f) Bilgi istemeye ve istatistikî bilgileri toplamaya ilişkin
usul ve esasların belirlenmesi,"
"Banka Meclisi, gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak açıkça
belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını diğer organlara
devredebilir." |
Madde 160-
|
1211 sayılı Kanunun 41 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş, (IV) numaralı Kısmının (IV) numaralı
Bölümünün başlığı "Bilgi İsteme" olarak değiştirilmiş ve 44 üncü
maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
"Mali ve ekonomik müşavirlik ve mali ajanlık:
MADDE 41- Banka, Hükümetin mali ve ekonomik istişare organıdır.
Bu sıfatla Banka, para ve kredi politikası konusunda Hükümetçe
incelenmesi istenilecek hususlar hakkında mütalaa beyan eder.
Devletin milletlerarası mali ve iktisadi münasebetlerinde
Bankaya, Hükümetin mali ajanlığı verilebilir.
Banka, her nevi Devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini,
özel kanunlara veya bunlara dayanan kararlara göre kambiyo
denetlemesini ve dış ticaret rejimi tatbikatını veya benzeri
işlemleri yapmakla görevlendirilebilir. Bu sıfatla yaptığı
işlemlerden dolayı üçüncü şahıslar tarafından Bankaya sorumluluk
tevcih edilemez.
Banka, Hazine Müsteşarlığının talebi üzerine Devletin gerek
içerde ve gerekse yabancı memleketlerde tahsilat ve tediyatını ve
bütün Hazine işlemlerini ve memleket içi ve dışı her nevi para nakil
ve havale işlerini yapar veya yaptırır. Bu işler için uygulanacak
ücret Banka tarafından tespit edilir.
Hazine Müsteşarlığına ait tevdiatın nemalandırılmasına ilişkin
usul ve esaslar Banka ile Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken
tespit olunur." |
Madde 161-
|
1211 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (I) numaralı fıkrasının
(b) bendindeki "43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile
44 üncü maddesinde belirtilen bilgi ve belgeleri vermeyen veya
gerçeğe aykırı bilgi ve belge veren" ibaresi "43 üncü maddesinin
birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen bilgi ve belgeleri
vermeyen veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge veren" şeklinde
değiştirilmiştir. |
Madde 162-
|
1211 sayılı Kanunun 69 uncu maddesine birinci fıkrasından sonra
gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve Kanuna aşağıdaki geçici
madde eklenmiştir.
"12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli
İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması
Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinin (c) bendi hükmü Banka hakkında
tatbik olunmaz."
"GEÇİCİ MADDE 10- 25/8/2009-28/8/2009 tarihleri arasında yapılan
sözlü sınav- mülakat sonucuna göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankasına atanan uzman yardımcılarından, kendi talepleri dışında
ilişiği kesilenlerin sınav sonucuna ilişkin hakları saklıdır. Bu
adayların eğitimleri ve stajları kaldığı yerden devam eder. Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on iş günü içerisinde,
bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere Kuruma başvurulması
gereklidir." |
Madde 163-
|
16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun
31 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Sosyal Güvenlik Denetmenliği ve Sosyal Güvenlik Denetmen
Yardımcılığı
MADDE 31- Kurum taşra teşkilatında Sosyal Güvenlik Denetmeni ve
Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı istihdam edilir.
Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılığına atanabilmek için 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan
şartlara ek olarak aşağıdaki şartlar aranır:
a) En az dört yıllık eğitim veren yüksek öğretim kurumlarının
hukuk, siyasal bilgiler, iktisadî ve idarî bilimler, iktisat,
işletme, matematik, istatistik, aktüerya, bankacılık, sigortacılık,
işletme mühendisliği, endüstri mühendisliği, yazılım mühendisliği,
elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği,
bilgisayar mühendisliği, sosyal hizmetler ve sağlık idaresi/yönetimi
fakülte, yüksek okul veya bölümlerinden ya da bunlara denkliği
Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış yurt dışındaki yüksek
öğretim kurumlarından mezun olmak.
b) Yapılacak yarışma sınavında başarılı olmak.
c) Sınavın yapıldığı gün itibariyle 30 yaşından gün almamış
olmak.
Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılığına atananlar, en az üç yıl
çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla yapılacak Denetmenlik
yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Denetmenlik yeterlik
sınavında başarılı olanlar Sosyal Güvenlik Denetmeni kadrolarına
atanır. Sınavda başarılı olamayanlar bir yıl içinde ikinci kez
sınava tâbi tutulur. Bu sınavda da başarı gösteremeyenler Kurum
taşra teşkilatında durumlarına uygun başka kadrolara atanır.
Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılarının mesleğe alınmaları,
yetiştirilmeleri, yarışma ve yeterlik sınavlarının şekil ve uygulama
esasları ile Sosyal Güvenlik Denetmenleri ve Sosyal Güvenlik
Denetmen Yardımcılarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma
usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri sosyal güvenlik mevzuatının
uygulanmasına ilişkin tespit, denetim ve taramalarda
görevlendirilirler ve görevleriyle ilgili kayıt ve belgeleri
inceleme yetkisine sahiptir.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri ve Denetmen Yardımcıları, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin "Ortak Hükümler"
bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendine göre derece
yükselmesinden, 152 nci maddesinin "II-Tazminatlar" bölümünün "(A)
Özel Hizmet Tazminatı" bendinin (i) alt bendinde yer alan özel
hizmet tazminatından, "(F) Denetim Tazminatı" bendinde yer alan
denetim tazminatından ve (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin "I-Genel
İdare Hizmetleri Sınıfı" bölümünün (h) bendinde yer alan ek
göstergeden aynı usul ve esaslarla
yararlanır." |
Madde 164-
|
5502 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"Personele dair geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 8- Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla,
a) Kurum Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru kadrolarında
çalışanlardan altı ay içinde açılacak yeterlik sınavında başarılı
olanlar Sosyal Güvenlik Denetmeni kadrolarına atanırlar. Bunların
Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğunda geçen süreleri Sosyal Güvenlik
Denetmenliğinde geçmiş sayılır.
b) (a) bendi gereği Sosyal Güvenlik Denetmeni kadrolarına
atanamayan Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru kadrolarında çalışanlar,
bu Kanuna ekli ihdas edilen şahsa bağlı Sosyal Güvenlik Kontrol
Memuru kadrolarına atanmış sayılırlar. Bunların herhangi bir şekilde
bu kadrolardan ayrılmaları halinde, şahsa bağlı olarak ihdas edilen
Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru kadroları kendiliğinden iptal edilmiş
olur.
Bu maddeye göre yapılacak yeterlik sınavlarının usul ve esasları
Kurumca belirlenir." |
Madde 165-
|
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 36/A maddesi yürürlükten
kaldırılmıştır. |
İKİNCİ BÖLÜM Son Hükümler Mahalli
idarelerin ihtiyaç fazlası işçilerine ilişkin hükümler Madde
166-
|
(1) İl özel idarelerinin sürekli işçi kadrolarında çalışan
ihtiyaç fazlası işçiler, Karayolları Genel Müdürlüğünün taşra
teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına, belediyelerin (bağlı
kuruluşları hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası
işçiler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra
teşkilatındaki sürekli işçi kadroları ile sürekli işçi norm kadro
dâhilinde olmak üzere ihtiyacı bulunan mahalli idarelere atanır.
(2) İhtiyaç fazlası işçilerin tespitini yapmak üzere vali veya
görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında, il emniyet
müdürü, defterdar, il milli eğitim müdürü, Türkiye İş Kurumu il
müdürü, Karayolları Genel Müdürlüğü bölge müdürü, il mahalli
idareler müdürü ve işçi devreden işyerinde toplu iş sözleşmesi
yapmaya yetkili işçi sendikası temsilcisinden oluşan bir komisyon
kurulur.
(3) Tespitin yapılmasına esas işçilerin listesi; birinci fıkrada
belirtilen mahalli idareler tarafından (6215 sayılı
Kanunun 28 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük;
12.04.2011)1/8/2011
tarihinden itibaren(*) kırkbeş gün içinde
gerekçesi ile birlikte komisyona sunulur. İhtiyaç fazlası olarak
bildirilen işçilerden norm kadro fazlası olanlar komisyon tarafından
birinci fıkrada belirtilen kurumlara atanmak üzere tespit edilir.
Mahalli idarelerin norm kadrosu dâhilinde olup da ihtiyaç fazlası
olarak bildirilen işçiler ise, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49
uncu maddesindeki oranlar, kurumun bütçe dengesi, norm kadrosu ve
yürütmekle görevli olduğu hizmetin gereği ile nüfus kriterleri
değerlendirilmek suretiyle birinci fıkrada belirtilen kurumlara
atanmak üzere tespit edilir. İldeki diğer kamu kurum ve
kuruluşlarının talepte bulunması halinde, özelleştirme programında
bulunan kuruluşlar hariç olmak üzere işçinin muvafakatı alınmak
kaydıyla bu idarelerde sürekli işçi statüsünde istihdam edilmek
üzere atama işlemi yapılabilir. Komisyon çalışmasını kırkbeş gün
içinde tamamlar. Bu listelerin tespitinden sonra valilerce atama
yapılır.
(4) Bu madde kapsamında valilikler tarafından atama işleminin
kamu kurum ve kuruluşlarına bildirim yapıldığı tarih itibarıyla
sürekli işçi kadroları, diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın
ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas ve tahsis edilmiş
sayılır. İlgili kurumlar sürekli işçi kadrolarına yapılan atama
işlemini onbeş gün içinde tekemmül ettirerek sonuçlandırır. Atama
işlemi yapılan personel ilgili valilikler tarafından en geç on gün
içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
(5) Ataması tekemmül ettirilen işçiler, çalıştıkları kurumlarınca
atama emirlerinin tebliğini izleyen günden itibaren beş iş günü
içinde yeni görevlerine başlamak zorundadırlar. Bu süre içinde yeni
kurumunda işe başlamayan işçilerin atamaları iptal edilerek
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesine göre
iş sözleşmeleri sona erdirilir.
(6) Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları;
toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri
düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş
sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler
bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş
sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler
bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi
gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem
tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.
(7) Bu madde kapsamında işçi nakleden mahalli idarelerin nakil
sonrasında oluşan işçi sayısında beş yıl süreyle artış
yapılamaz.
(8) Bu madde kapsamında işçi nakleden mahalli idarelerce üç yıl
süreyle, gerçekleşen en son yıl bütçe gideri içinde yer alan hizmet
alımı tutarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek
yeniden değerleme oranında artırılarak hesaplanacak tutarı aşmayacak
şekilde hizmet alımı için harcama yapılabilir. Bu kapsamda yapılacak
harcamaların hizmet gereklerine dayalı olarak belirlenen sınırdan
fazla yapılmasının gerekmesi halinde İçişleri Bakanlığından izin
alınması zorunludur.
(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak gerekli görülmesi
halinde, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,
Devlet Personel Başkanlığı ve ilgili diğer kurumların görüşünü
alarak uygulamayı yönlendirmeye ve ortaya çıkabilecek tereddütleri
gidermeye İçişleri Bakanlığı yetkilidir.
(*) (Değişmeden önceki şekli) bu
Kanunun yayımından itibaren |
Bazı mahalli idarelerin borç ve alacaklarının takas ve
mahsubu Madde 167-
|
(1) 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi
Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında daha önce uzlaşmaya
girmemiş olan büyükşehir belediyeleri ve bağlı idareleri ile Hazine
Müsteşarlığına borcu olan ve üyeleri belediyelerden oluşan mahalli
idare birlikleri bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren otuz gün
içinde başvurmaları halinde borç ve alacakları 5216 sayılı Kanunun
geçici 3 üncü maddesi hükümleri kapsamında takas ve mahsup
edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamındaki mahalli idare birlikleri
başvurularını üye belediyelerin yetkili mercileri ile birlikte
yaparlar. Uzlaşması yapılan mahalli idare birliğinin uzlaşma
kapsamındaki borçları birlik üyesi belediyelerin genel bütçe vergi
gelir paylarından 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı Kanunun 7 nci
maddesi çerçevesinde kesinti yapılarak tahsil edilir.
(3) 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununun
geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında
yapılacak işlemler bu madde kapsamı
dışındadır. |
Yetki Madde 168-
|
(1) Bakanlar Kurulu, bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve
Dördüncü Kısımlarında öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme
sürelerini bir aya kadar uzatmaya yetkilidir.
(2) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarının
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre
Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı veya Sosyal Güvenlik Kurumu
yetkilidir. İl özel idareleri ve belediyelere ait amme alacaklarına
ilişkin hükümlerin uygulamasına dair usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca, TEDAŞ ve hissedarı olduğu elektrik dağıtım
şirketlerinin alacaklarına ilişkin hükümler Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak
TEDAŞ, diğer kurumlara ait alacaklara ilişkin usul ve esaslar bu
kurumlar tarafından belirlenir. |
Madde 169-
| 9/12/1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış
Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun geçici 5
inci maddesinde yer alan "Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu ve"
ibaresi madde metninden çıkarılmış ve Kanuna aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
"EK MADDE 3- İhracata yönelik devlet yardımları kapsamında
Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu ile ilgili yetki ve görevler ile
her türlü işlemler Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yürütülür.
İhracata yönelik devlet yardımlarına ilişkin mevzuatla Hazine
Müsteşarlığına yapılan atıflar Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu
bakımından Dış Ticaret Müsteşarlığına yapılmış sayılır.
Dış Ticaret Müsteşarlığı, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan
ihracata yönelik devlet yardımları kapsamında yapılan ödemelere
ilişkin iş ve işlemleri, bağlı kuruluşları olan İhracatı Geliştirme
Etüd Merkezi/Türkiye İhracatçılar Meclisi/İhracatçı Birlikleri;
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve görevlendireceği ilgili diğer
kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla da gerçekleştirebilir. İhracata
yönelik devlet yardımları kapsamında Destekleme Fiyat İstikrar
Fonuna aktarılmak üzere ilgili yıl merkezi yönetim bütçe kanununda
Dış Ticaret Müsteşarlığı bütçesi için öngörülen ödenek, ilgili
mevzuatı çerçevesinde yapılacak destek ödemelerinde kullanılmak
üzere, ilgili kuruluşlar tarafından bildirilen tutarların
karşılanması için Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonuna tahakkuka
bağlanmak suretiyle ödenir. Aktarılan bu tutar, ihracata yönelik
devlet yardımlarına dair mevzuat hükümleri çerçevesinde
kullandırılır. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan ihracata
yönelik devlet yardımları kapsamında yapılan destek ödemelerinin
İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi/Türkiye İhracatçılar
Meclisi/İhracatçı Birlikleri, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile
Dış Ticaret Müsteşarlığınca görevlendirilen ilgili diğer kurum ve
kuruluşlar vasıtasıyla yapılması halinde, ilgili mevzuatında
belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde destekten yararlanmak
isteyen başvuru sahipleri bu kuruluşlara başvurur. Başvuruya
istinaden bu kuruluşlarca ilgili mevzuatında belirtilen esas ve
usuller kapsamında inceleme yapılır ve destek ödemeleri tutarları
tespit edilir. Destek ödemelerine ilişkin tahakkuk listeleri bu
kuruluşlarca Dış Ticaret Müsteşarlığına sunularak Destekleme ve
Fiyat İstikrar Fonundan başvuru sahiplerinin hesabına aktarılması
gereken tutarlar bildirilir. Dış Ticaret Müsteşarlığı bu tahakkuk
listelerine istinaden Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan gerekli
ödemelerin yapılmasını ilgili mevzuatında belirtilen esas ve usuller
çerçevesinde sağlar. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan bu
şekilde yapılan destek ödemelerine ilişkin olarak Türkiye
İhracatçılar Meclisi/İhracatçı Birlikleri, Türkiye Teknoloji
Geliştirme Vakfı ve görevlendirilen ilgili diğer kurum ve kuruluşlar
Dış Ticaret Müsteşarlığına karşı mali açıdan sorumludur. Destekleme
ve Fiyat İstikrar Fonundan ihracata yönelik devlet yardımları
kapsamında verilen krediler ile yapılan fazla ve/veya yersiz
ödemeler amme alacağı sayılır ve Türkiye İhracatçılar
Meclisi/İhracatçı Birlikleri, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve
görevlendirilen ilgili diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine
göre takip ve tahsil edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce ihracata yönelik devlet yardımları kapsamında yapılan ödemelere
ilişkin olarak ortaya çıkmış veya çıkacak hukuki ihtilaflar
sonucunda mahkemelerce hak sahiplerine ödenmesine karar verilen
devlet yardımları kapsamındaki ödemeler de Dış Ticaret
Müsteşarlığınca Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan yapılır.
Bu madde kapsamında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan yapılan
ihracata yönelik devlet yardımlarının harcanması, belgelendirilmesi,
muhasebeleştirilmesi, belgelerin muhafazası ve ibrazı, raporlanması,
kontrolü ile İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi/Türkiye İhracatçılar
Meclisi/İhracatçı Birlikleri, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile
Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından bu madde çerçevesinde
görevlendirilen ilgili diğer kurum ve kuruluşların Dış Ticaret
Müsteşarlığınca denetimine ilişkin esas ve usuller Dış Ticaret
Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça belirlenir.
4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun
ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uyarınca, Tarım Satış Kooperatif
ve Birlikleri ile ilgili olarak Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu
kapsamındaki yetki ve görevler ile her türlü işlemler Hazine
Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan ve Hazine Müsteşarlığı tarafından
yürütülür. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonunun ilgili mevzuat
kapsamında devir tarihi itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Ziraat
Bankası nezdindeki gider hesabı bakiyesi genel bütçeye gelir
kaydedilmek üzere Hazine İç Ödemeler Muhasebe Biriminin Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası nezdindeki hesabına aktarılır. Bu tarihten
sonra Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri tarafından yapılacak
kredi geri ödemeleri genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere aynı
hesaba aktarılır. Bu fıkra ile ilgili esas ve usuller Bakanlar
Kurulu kararı ile belirlenir." |
Madde 170-
|
4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3 üncü
maddesinin (ı) ve (r) bentleri aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"ı) Meslek Yüksekokulu: Belirli mesleklere yönelik nitelikli
insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan, yılda iki veya üç dönem olmak
üzere iki yıllık eğitim-öğretim sürdüren, önlisans derecesi veren
bir yükseköğretim kurumudur."
"r) Ön Lisans: Ortaöğretim yeterliliklerine dayalı, en az iki
yıllık bir programı kapsayan nitelikli insan gücü yetiştirmeyi
amaçlayan veya lisans öğretiminin ilk kademesini teşkil eden bir
yükseköğretimdir." |
Madde 171-
|
2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Diploma alma, ders kredilerinin hesaplanması, öğrencilik
haklarından yararlanma ve sınavlar:
MADDE 44- a. Yükseköğretim kurumlarının önlisans, lisans ve
lisansüstü düzeyindeki diploma programlarına kayıtlı öğrenciler, bu
madde hükümlerine göre belirlenen ders kredileri ve diğer
yükümlülükleri başarı ile tamamlamaları halinde; önlisans, lisans,
yüksek lisans veya doktora diploması alır. Ders kredileri,
Yükseköğretim Kurulunca ilgili programın yer aldığı diploma düzeyi
ve alan için yükseköğretim yeterlilikler çerçevesine göre belirlenen
kredi aralığı ve öğrencilerin çalışma saati göz önünde tutularak
yükseköğretim kurumlarının senatoları tarafından belirlenir. İlgili
diploma programını bitiren öğrencinin kazanacağı bilgi, beceri ve
yetkinliklere o dersin katkısını ifade eden öğrenim kazanımları ile
açıkça belirlenmiş teorik veya uygulamalı ders saatleri ve
öğrenciler için öngörülen diğer faaliyetler için gerekli çalışma
saatleri de göz önünde bulundurularak yükseköğretim kurumlarının
senatoları tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde ders kredileri
hesaplanır.
b. Yükseköğretim kurumlarında, öğretim faaliyetlerinin üç dönemi
aşmamak üzere yıl içinde kaç döneme ayrılarak sürdürüleceği; her bir
dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi miktarları; her bir
diploma programının diplomayı almayı hak eden kişiye kazandıracağı
bilgi, beceri ve yetkinliklerin neler olacağı ve bunların ölçme ve
değerlendirmelerinin nasıl yapılacağı; hazırlık sınıfı veya başka
yollarla yabancı dil yeterliliğinin nasıl kazandırılacağı ve yabancı
dil bilgi düzeyinin nasıl ölçüleceği; kayıt, devam, uygulama, tez ve
teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve
bunların ders başarı notuna katkısı; öğrencilerin mezuniyet sonrası
istihdamına ilişkin olarak bilgi, görüş ve tecrübelerine ihtiyaç
duyulan kişileri ifade eden dış paydaşların diploma programlarına
ilişkin değerlendirmelerinin alınması; diğer yurt içi ve yurt dışı
yükseköğretim kurumlarından alınan derslerin kredilerinin
intibakının sağlanması; ilgili programın tamamlanmasına yönelik
önceden kazanılmış yeterliliklerin tanınması; farklı diploma
programlarından bazı derslerin alınmasıyla yandal veya çift anadal
yapılması; diploma alınabilmesi için, uygulama, teorik, uzaktan veya
açıköğretim özellikleri ile bu maddenin (c) fıkrasında belirlenen
sürelerde diploma alamayan öğrenciler bakımından, müfredat
değişikliği veya isimleri değişmemekle birlikte ders içeriğinin
değişmesi ya da ders içeriği değişmemekle birlikte aradan uzun bir
sürenin geçmesi nedeniyle, daha önce başarılı olunan derslerden
hangilerini yeniden almaları gerektiği; eğitim-öğretim süreçlerinin
sürekli iyileştirilmesine yönelik iç ve dış kalite güvencesi
uygulamaları ve eğitim-öğretimin devamına ilişkin diğer hususlar,
Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere
uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından
belirlenir.
c. Bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı hariç, kayıt olduğu
programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her
dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın önlisans
programlarını azami dört yıl, lisans programlarını azami yedi yıl,
lisans ve yüksek lisans derecesini birlikte veren programları azami
dokuz yıl, yüksek lisans programını azami üç yıl, doktora programını
ise azami altı yıl içinde başarı ile tamamlayarak mezun olamayanlar,
bu Kanunun 46 ncı maddesinde belirtilen koşullara göre ilgili döneme
ait öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretlerini ödemek koşulu ile
öğrenimlerine devam etmek için kayıt yaptırabilir. Bu durumda, ders
ve sınavlara katılma ile tez hazırlama hariç, öğrencilere tanınan
diğer haklardan yararlandırılmaksızın öğrencilik statüleri devam
eder.
ç. Bir yılda üç dönem öğretim veren yükseköğretim kurumlarında
öğretim elemanlarının bu Kanunun 36 ncı maddesinde belirlenen
haftalık zorunlu ders yükleri, sadece iki dönem için aranır. Tez
danışmanlıkları hariç, üçüncü dönemde de ders vermeleri halinde, bu
derslerle ilgili olarak kendilerine ek ders ücreti ödenir.
d. Yeterlilik, seviye tespit veya ders başarılarını ölçen tüm
sınavlar, kağıt ortamında ve eş zamanlı olarak yapılabileceği gibi,
alan ve zorluk düzeyine göre tasnif edilerek güvenli biçimde
saklanan bir soru bankasından, her bir adaya farklı zamanlarda
farklı soru sorulmasına izin verecek şekilde elektronik ortamda da
yapılabilir. Sınavlarda sorulacak soruların hazırlanması, soru
bankasının oluşturulması ve şifrelenmesi, sınav sorularının kağıt
ortamında veya elektronik ortamda saklanması ile sınav güvenliğinin
sağlanmasına ilişkin ilkeler Yükseköğretim Kurulu tarafından
belirlenir.
e. Yükseköğretim Kurulu kararı üzerine yükseköğretim
kurumlarında; öğretim elemanı ve öğrencilerin aynı mekânda bulunma
zorunluluğu olmaksızın, bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı
olarak öğretim faaliyetlerinin planlandığı ve yürütüldüğü önlisans,
lisans ve lisansüstü uzaktan öğretim programları açılabilir. Uzaktan
öğretim programlarının açılabileceği alanlar, uzaktan öğretim
yoluyla verilecek dersler ve kredi miktarları, ders materyallerinin
hazırlanması, sınavlarının yapılma şekli, yükseköğretim kurumları
arasında bu amaçla yapılacak protokoller ile uzaktan öğretime
ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir.
Uzaktan öğretim programı kapsamında yükseköğretim kurumlarında
ders veren öğretim elemanlarına, haftalık 10 saati geçmemek üzere
verdikleri ders başına, 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki
unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretinin beş katını geçmemek
üzere yükseköğretim kurumları yönetim kurulunca belirlenecek tutarda
ek ders ücreti ödenir. Ders malzemelerinin hazırlanması, derse
kaydolan öğrenci sayısı, dersin canlı veya kayıttan verilmesi,
öğrencilerin sorularına verilen cevaplar, ödev veya uygulamaların
değerlendirilmesi için harcanan süreler ile uzaktan öğretimle
verilen derslere katılan öğrenci sayısı esas alınarak öğretim
elemanlarına yapılacak ek ders ücreti ile ders malzemelerinin
hazırlanmasında veya dersin yürütülmesinde fiilen katkıda
bulunanlara yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından
belirlenir. Ancak, yukarıda belirtilen her türlü ödemelerin toplamı
uzaktan öğretim için yatırılan toplam öğrenim ücretinin yüzde
yetmişini geçemez. Uzaktan öğretim için yatırılan öğrenim ücretinin
bu fıkraya göre yapılan ödemeler sonrası kalan kısmı ile elektronik
ortamda veya internet ortamında sunulan uzaktan öğretim
materyalinden elde edilen gelirler, ilgili birimin veya
yükseköğretim kurumunun mal ve hizmet alımlarında kullanılır.
Senato tarafından uygun görülmesi halinde, birinci ve ikinci
öğretim programlarındaki bazı dersler, sadece uzaktan öğretim
yoluyla verilebilir. Ancak bu şekilde verilen dersler için
öğrencilerden ilave bir ödeme talep edilemez.
Birinci ve ikinci öğretim programlarındaki bir dersin hem örgün
öğretim yoluyla hem de uzaktan öğretim yoluyla verilmesinin senato
tarafından uygun görülmesi halinde; dersi uzaktan öğretim yoluyla
almayı tercih eden öğrencilerden, bu Kanunun 46 ncı maddesinin (c)
fıkrasına göre belirlenen kredi başına öğrenci katkı payı veya
öğrenim ücreti alınır. Dersin uzaktan öğretim yoluyla verilmesinde
görev alan öğretim elemanı ve diğer personele, dersi uzaktan öğretim
yoluyla almayı tercih eden öğrencilerden alınan öğrenci katkı payı
veya öğrenim ücreti toplamının yüzde yetmişini geçmeyecek şekilde bu
fıkranın ikinci paragrafına göre ödeme yapılır.
Dersleri verecek yeterli öğretim elemanı bulunmayan yükseköğretim
kurumlarında uzaktan öğretim yoluyla ders vermek üzere Yükseköğretim
Kurulu tarafından görevlendirilen öğretim elemanlarına, ders yükü
dikkate alınmaksızın haftalık 10 saati geçmeyecek şekilde 2914
sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki unvanlar itibarıyla belirlenen
ek ders ücretinin dört katını geçmemek üzere ek ders ücreti
ödenir.
f. Yükseköğretim kurumları ile iş dünyası ve diğer paydaşlar
arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla danışma kurulları
oluşturulabilir. Danışma kurullarının oluşumu ve görevleri
Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle
düzenlenir." |
Madde 172-
|
2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Cari hizmet maliyetinin hesaplanması, öğrenci
katkı payları ve öğrenim ücretleri:
MADDE 46- a. Yükseköğretim kurumlarında, öğrenci
başına düşen cari hizmet maliyetleri, yükseköğretim programlarının
özellikleri göz önüne alınarak Yükseköğretim Kurulunca hesaplanır.
Öğrencilerden her bir dönem için birinci öğretimde öğrenci katkı
payı, ikinci öğretim ve uzaktan öğretimde ise öğrenim ücreti alınır.
Yabancı uyruklu öğrencilerden, birinci veya ikinci öğretim ayırımı
yapılmaksızın, her bir dönem için öğrenim ücreti alınır. Devlet
tarafından karşılanacak kısım ile birinci öğretim, ikinci öğretim,
açık ve uzaktan öğretim öğrencileri tarafından karşılanacak öğrenci
katkı payı veya öğrenim ücretleri, öğrenci başına düşen cari hizmet
maliyetleri göz önünde bulundurularak belirlenir. Cari hizmet
maliyetinin öğrenciler tarafından karşılanacak kısmı dışında kalan
miktarı, Devlet tarafından karşılanır. Devletçe karşılanan kısım
cari hizmet maliyetinin yarısından az olamaz.
b. Birinci öğretim, ikinci öğretim, açık ve uzaktan
öğretim için Yükseköğretim Kurulu tarafından hesaplanan cari hizmet
maliyetlerinin Devlet tarafından karşılanacak kısmı, öğrenciler
tarafından karşılanacak katkı payları ve öğrenim ücretleri ile
uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, her yıl haziran ayı sonuna kadar
Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunun görüşü ve Milli Eğitim
Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir. Öğrenci
katkı payı veya öğrenim ücretinden muaf tutulacaklar ile yabancı
uyruklu öğrencilerden alınacak asgari öğrenim ücretlerinin tutarı
Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenir.
c. Bu maddenin (ç), (d) ve (e) fıkralarında
belirtilen durumlarda her bir ders için kredi başına ödenecek katkı
payı veya öğrenim ücreti tutarları, her bir dersin kredisinin ilgili
dönemde alınması gereken toplam ders kredisine oranlanması sonucu
bulunacak katsayının ilgili dönem için belirlenen öğrenci katkı payı
veya öğrenim ücreti ile çarpılarak, ilgili yükseköğretim kurumunca
dönem başlarında hesaplanır.
ç. 44 üncü maddenin (c) fıkrasındaki süreler içinde
aynı yükseköğretim kurumundaki öğrenimi sırasında bir derse üçüncü
defa kayıt yaptırılması halinde, ilgili dönem için öngörülen katkı
payı ya da öğrenim ücretinin yanı sıra bu maddenin (c) fıkrasına
göre hesaplanan kredi başına ödenecek katkı payı veya öğrenim
ücreti; dersin alınacağı dönem için belirlenen kredi başına katkı
payı veya öğrenim ücretinin yüzde elli fazlası, dördüncü defa kayıt
yaptırılması halinde yüzde yüz, beşinci veya daha
fazla defa kayıt yaptırılması halinde ise yüzde üçyüz fazlası ile
hesaplanır.
d. 44 üncü maddenin (c) fıkrasındaki süreler içinde
öğrenimin tamamlanamaması halinde, her bir ilave ders için kredi
başına ödenecek öğrenci katkı payı veya öğrenim ücreti; dersin
alınacağı dönem için bu maddenin (c) fıkrasına göre belirlenecek
olan kredi başına katkı payı veya öğrenim ücretinin yüzde yüzü,
ikinci defa kayıt yaptırılması halinde yüzde ikiyüzü, üçüncü defa
kayıt yaptırılması halinde yüzde üçyüzü, dördüncü ve daha fazla defa
kayıt yaptırılması halinde ise yüzde dörtyüzü olarak hesaplanır.
e. 44 üncü maddenin (c) fıkrasında belirlenen
süreler içerisinde yandal veya çift anadal öğreniminin
tamamlanamaması nedeniyle ilave ders alınması halinde, her bir ders
için kredi başına ödenecek öğrenci katkı payı veya öğrenim ücreti;
dersin alınacağı dönem için (c) fıkrasına göre hesaplanan kredi
başına katkı payı veya öğrenim ücretinin yüzde yüzü, ikinci defa
kayıt yaptırılması halinde yüzde ikiyüzü, üç ve daha fazla defa
kayıt yaptırılması halinde ise yüzde üçyüzü olarak hesaplanır.
f. Lisansüstü öğrenimin, 44 üncü maddenin (c)
fıkrasındaki süreler içinde tamamlanamaması halinde, tez aşamasında
ödenecek öğrenci katkı payı veya öğrenim ücreti, lisansüstü öğrenim
için belirlenen dönemlik katkı payı veya öğrenim ücretine (d)
fıkrasındaki oranlar uygulanarak hesaplanır.
g. Öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretleri, ilgili
dönem başlarında ödenir. Süresi içinde katkı payı veya öğrenim
ücretini ödemeyenler ve mazeretleri ilgili yükseköğretim kurumunun
yönetim kurulunca kabul edilmeyenler, o dönem için kayıt yaptıramaz
ve öğrencilik haklarından yararlanamaz. Ödeme güçlüğü bulunan
birinci öğretim öğrencilerinin ödemesi gereken katkı payının tamamı,
talepleri halinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca katkı
kredisi olarak verilebilir.
ğ. İkinci öğretimde alınacak öğrenim ücreti,
öğrenci cari hizmet maliyetinin yarısından az olamaz. İkinci
öğretimde alınacak ücretlerin Bakanlar Kurulunca belirlenecek
miktarı öğrencilerin başta beslenme olmak üzere barınma, sağlık,
spor, kültür ve diğer sosyal hizmetlerinde kullanılır.
h. Hazırlık sınıfı hariç, bulundukları bölümde her
bir dönem için belirlenen asgari derslerden başarılı olan ve bu
dersleri alan öğrencilerin başarı ortalamasına göre dönem sonu
itibariyle yapılacak sıralamada ilk yüzde ona giren ikinci öğretim
öğrencileri, bir sonraki dönemde birinci öğretim öğrencilerinin
ödeyecekleri öğrenci katkı payı kadar öğrenim ücreti öder.
ı. Hazırlık sınıfı hariç, bulundukları bölümde her
bir dönem için belirlenen asgari derslerden başarılı olan ve bu
dersleri alan öğrencilerin başarı ortalamasına göre dönem sonu
itibariyle yapılacak sıralamada ilk yüzde ona giren birinci öğretim
öğrencileri, bir sonraki dönemde ödeyecekleri öğrenci katkı payının
yarısını öder.
i.
Öğrenci sosyal tesisleri ile faaliyetlerinden elde edilen gelirler,
yükseköğretim kurumlarınca önceki yıllarda basılan süreli ya da
süresiz yayınlar ile elektronik ortamda veya internet ortamında
sunulan ders materyallerinden elde edilen gelirler, öğrenci katkı
payı olarak tahsil edilen gelirler ile diğer gelirler; en geç tahsil
edildiği ayın sonuna kadar ilgili yükseköğretim kurumu hesabına
yatırılır. Yatırılan bu tutarlar, yükseköğretim kurumu bütçesine öz
gelir olarak kaydedilir. Kaydedilen bu tutarlar karşılığı olarak
ilgili yükseköğretim kurumu bütçesinde öngörülen ödenekler, gelir
gerçekleşmelerine göre kullandırılır. Kaydedilen ödenekler, başta
öğrencilerin beslenme, barınma, sağlık, spor, kültür ve diğer sosyal
hizmet giderleri olmak üzere, kalkınma planı ve programlarına uygun
olarak yükseköğretim kurumunun cari, sermaye, transfer giderleri ile
öğrencilerin kısmi zamanlı olarak geçici işlerde çalıştırılmasına
ilişkin giderlerinde kullanılır.
j. Bu maddeye göre elde edilen gelirlerin en fazla
yüzde onu, yükseköğretim kurumu yönetim kurulunun tespit edeceği
başarılı ve gelir düzeyi düşük öğrencilerin kitap, kırtasiye ile
beslenme ve barınma yardımı ödemelerinde kullanılır.
k. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
tarafından burs verilenler veya burs alma şartlarını taşıyanlara
öncelik verilmek suretiyle hizmetlerine ihtiyaç duyulan öğrenciler,
öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumlarındaki geçici işlerde kısmi
zamanlı olarak çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılan öğrenciler,
bu çalışmalarından dolayı işçi olarak kabul edilmez. Kısmi zamanlı
olarak çalıştırılan öğrencilere bir saatlik çalışma karşılığı
ödenecek ücret, 4857 sayılı İş Kanunu gereğince 16 yaşından büyük
işçiler için belirlenmiş olan günlük brüt asgari ücretin dörtte
birini geçmemek üzere, yükseköğretim kurumu yönetim kurulu
tarafından belirlenir. Kısmi zamanlı çalışma karşılığı ücret
ödenmesi, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından
verilmekte olan burs veya öğrenim kredisinin kesilmesi veya aynı
Kuruma ait yurtlardan yararlanma hakkının kaldırılması sonucunu
doğurmaz. Kısmi zamanlı olarak öğrenci çalıştırılmasına ilişkin
haftalık çalışma süreleri ile diğer usul ve esaslar Maliye
Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından
belirlenir." |
Madde 173-
|
2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 58- Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dâhil bütün
sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü
öğrenimi gören öğrencilerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe
kadar, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler ile yurt dışındaki
üniversitelerden yatay geçiş yaptıktan sonra yatay geçişleri iptal
edilenler dâhil, terör suçundan hüküm giyenler
hariç her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir
programı kazandıkları halde kayıt yaptırmayanlar bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içinde ilişiklerinin
kesildiği yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla bu
Kanunun 44 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre 2011-2012
eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler. 2010-2011
eğitim-öğretim yılı bahar dönemi için bu maddenin yürürlük
tarihinden itibaren on gün içinde başvuranlardan durumu kurumlarınca
uygun bulunanlar 2010-2011 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde
eğitim-öğretime başlayabilirler. Müracaat süresi içinde askerlik
zamanı gelmiş olanların askerlikleri tecil edilmiş sayılır. Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta
olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim
kurumuna başvurmaları halinde bu maddede belirtilen haklardan
yararlandırılır. Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı eğitim kurumları
ile Polis Akademisi ve bağlı yükseköğretim kurumlarında tıpta
uzmanlık, önlisans veya lisans düzeyinde öğrenim görürken 22/10/2008
tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar terör
suçundan hüküm giyenler hariç her ne sebeple olursa olsun kurumları
ile ilişiği kesilenler, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren
yukarıda belirlenen süre içerisinde başvurmaları halinde
Yükseköğretim Kurulunca uygun görülen yükseköğretim kurumlarına
intibakları sağlanır. Bu maddede yer alan hükümlerden yararlanarak
ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırıp işi veya ikametinin
başka bir ilde bulunduğunu belgeleyenler, üniversiteye giriş yılı
itibarıyla geçmek istediği üniversitenin taban puanını sağlamaları
ve ikamet ettikleri ildeki yükseköğretim kurumlarının senatolarının
da uygun görmesi halinde, senatolar tarafından belirlenen usul ve
esaslar çerçevesinde ikamet ettikleri ildeki üniversitelerdeki
eşdeğer diploma programlarına yatay geçiş yapabilirler. Bu maddeden
yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar
başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim
önlisans veya lisans düzeyindeki kontenjan sınırlaması olan eşdeğer
bölümlere, kontenjan sınırlaması olmayan diploma programlarında ise
istedikleri bölümlere yatay geçiş yapabilirler. Bu maddenin
uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim
Kurulu yetkilidir." |
Madde 174-
|
29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların
Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 13- 21/1/1998 tarihli ve 4325 sayılı Olağanüstü Hal
Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve
Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun mülga 8 inci maddesi ile
29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki
ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun mülga 5
inci maddesine göre, üzerlerinde yatırım yapılmak amacıyla gerçek
veya tüzel kişilere bedelsiz olarak devredilen taşınmazlar için
verilen süre içerisinde taahhüt edilen yatırımı gerçekleştiremeyen
yatırımcılara 3 yıla kadar ilave süre
verilebilir." |
Madde 175-
|
3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme
Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin
dördüncü fıkrasının birinci cümlesindeki "veya niteliğine uygun
olmayan" ibaresi metinden çıkarılmış; aynı fıkraya "satışa arz eden
veya satanlar" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile ambalajları
üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul,
damga veya benzeri işaretlerin içerdiği bilgilerin farklı olması
halinde, bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" ibaresi eklenmiş;
aynı maddenin beşinci fıkrasının (k) bendinde yer alan "izinsiz
olarak veya Kurum düzenlemelerine aykırılık oluşturacak şekilde"
ibaresi metinden çıkarılmış ve aynı bendin sonuna "Satışın internet
ortamında yapılması halinde, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar
Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda
öngörülen usullere göre erişimin engellenmesine karar verilir ve bu
karar hakkında da anılan Kanun hükümleri uygulanır." cümlesi
eklenmiş; aynı maddenin beşinci fıkrasının (ı) bendindeki "ticari
amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz
edenlere" ibaresi metinden çıkarılmış; aynı maddenin beşinci
fıkrasına (n) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (o) bendi
eklenmiş; aynı maddenin dokuzuncu fıkrasının birinci cümlesine "ve
(j)" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile (o)" ibaresi eklenmiş ve
aynı maddenin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"o) Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan
veya satışa arz edenlere ürettikleri, sattıkları veya satışa arz
ettikleri tütünün;
50 kilograma kadar (50 kilogram dâhil) olması halinde 250 TL.
50 kilogramdan 100 kilograma kadar (100 kilogram dâhil) olması
halinde 500 TL.
100 kilogramdan 250 kilograma kadar (250 kilogram dâhil) olması
halinde 1.500 TL.
250 kilogramdan 500 kilograma kadar (500 kilogram dâhil) olması
halinde 3.000 TL.
500 kilogramdan fazla olması halinde 5.000 TL.
idari para cezası verilir."
"Bu Kanuna, 4250 sayılı Kanuna veya 5607 sayılı Kanuna aykırı
fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olanlara,
Kurumun düzenlemekle yükümlü olduğu piyasalarda faaliyete ilişkin
hiçbir belge verilmez, verilmiş olanlar Kurumca iptal edilir.
Mahkemece verilecek mahkumiyet kararında, kararın kesinleşmesine
kadar faaliyete ilişkin tüm belgelerin askıya alınmasına da karar
verilir. Yargılama sonuna kadar üretici ve ithalatçılara yetkili
idarece uygun görülecek miktarda bandrol, etiket, hologram, pul,
damga veya benzeri işaretler verilebilir. Söz konusu fiillerin kamu
sağlığını veya tütün ve alkol piyasasının güvenliğini bozucu
nitelikte olması halinde, yargılama sürecinde yetkili mahkemece
mevcut delil durumuna göre belgelerin askıya alınmasına tedbiren
karar verilir." |
Madde 176-
|
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 2 nci
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"e) 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ile bu bankaların
doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin
yarısından fazlasına sahip bulundukları şirketlerin yapım
ihaleleri."
"Ancak, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bu Fonun hisselerine
kısmen ya da tamamen sahip olduğu bankalar, 4603 sayılı Kanun
kapsamındaki bankalar ve bu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak
birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip
bulundukları şirketler ( (e) bendinde belirtilen yapım ihaleleri
hariç) 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankaların 2499 sayılı Sermaye
Piyasası Kanununa tabi gayrimenkul yatırım ortaklıkları ile enerji,
su, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet gösteren
teşebbüs, işletme ve şirketler bu Kanun kapsamı
dışındadır." |
Madde 177-
|
4734 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 22/2/2007
tarihli ve 5583 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile eklenen "(k)"
bendi "(p)" bendi olarak teselsül ettirilmiş, fıkraya aşağıdaki bent
eklenmiştir.
"r) Fakir ailelere kömür yardımı yapılmasına ilişkin Bakanlar
Kurulu kararnameleri kapsamında; işleticisi kim olursa olsun,
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğünün kendisine veya
bağlı ortaklık veya iştiraklerine ait olan kömür sahalarından
yapacağı mal ve hizmet alımları," |
Madde 178-
|
4734 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 63- Hizmet alımı ve yapım işi ihalelerinde yerli
istekliler lehine, mal alımı ihalelerinde ise Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı ile diğer ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak
Kurum tarafından yerli malı olarak belirlenen malları teklif eden
istekliler lehine, % 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması;
yaklaşık maliyeti eşik değerlerin altında kalan ihalelere ise sadece
yerli isteklilerin katılması hususlarında ihale dokümanına hüküm
konulabilir. Ortak girişimlerin yerli istekli sayılabilmesi için
bütün ortaklarının yerli istekli olması
gereklidir." |
Madde 179-
|
4734 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (c) fıkrasının birinci
cümlesinde yer alan "toplu konut projelerinde" ibaresi "projelerde"
olarak değiştirilmiştir. |
Madde 180-
|
22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 74
üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümleler ile maddeye
aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"Ancak yapılacak kanuna uygunluk denetimi siyasi partilerin
amaçlarına ulaşmak için yapılmasında fayda görülen faaliyetleri
daraltacak veya bu faaliyetlerin yerindeliğini içerecek şekilde
yapılamaz. Denetimde harcamaların gerçek mahiyeti esas alınır. Şekle
ve usule ilişkin eksiklikler harcamaların kabul edilmemesini
gerektirmez."
"Siyasi parti hakkında kapatma kararı verilmiş olması halinde
kapatma kararının verildiği tarihe kadar olan döneme ilişkin
hesaplar da Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenerek karara
bağlanır. Bu takdirde denetime esas kesin hesabın verilmesi ve
denetime ilişkin diğer esas ve usuller Anayasa Mahkemesi tarafından
belirlenir.
Siyasi partiler amaçlarına ulaşmak için gerekli gördükleri siyasi
faaliyetleri kapsamında her türlü harcama yapabilirler.
Siyasi partiler mal ve hizmet alımı ile yapım işlerini, açık
ihale, kapalı zarf usulü ve yazılı veya sözlü olmak üzere doğrudan
veya pazarlık usullerinden herhangi biri ile yapabilir.
Siyasi partiler harcamalarını fatura, fatura yerine geçen
belgeler ile bu belgelerin temin edilmesinin mümkün olmadığı
hallerde harcamanın doğruluğunu gösterecek muhtevaya sahip olmak
şartıyla diğer belgelerle tevsik ederler. Ancak kaybolma, yırtılma
ve yanma gibi mücbir sebeplerle aslının temin edilemediği hallerde,
fatura ve fatura yerine geçen belgeler yerine bu belgeleri
düzenleyenlerden alınacak tasdikli örnekleri kullanılabilir.
Siyasi partiler ücret mukabili geçici veya sürekli olarak
çalıştırdıkları kişilere ödedikleri ayni ve nakdi sağlık ve sosyal
yardım giderleri ile amaçlarına ulaşmak için görevlendirdikleri
kişiler tarafından yapılan yurt içi ve yurt dışı seyahatlere ilişkin
konaklama, yol masrafları ve diğer zorunlu harcamaları gider olarak
kayıt edebilirler.
Siyasi partiler, mal ve hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan
mahkeme kararları ile ödedikleri miktarı ve masraflarını gider
olarak kaydedebilirler." |
Madde 181-
|
2820 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki
cümle eklenmiştir.
"Siyasi partilerin adına açılmış banka hesaplarına yapılan
bağışlar için ayrıca gelir makbuzu
düzenlenmez." |
Madde 182-
|
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 19 uncu
maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Ancak, kamu yararı gereklerine uygun olarak, orman idaresince
belirlenen orman alanlarında; orman idaresince tespit edilen usul ve
esaslar çerçevesinde hayvan otlatılmasına izin
verilebilir." |
Madde 183-
| 6831 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 12- Bozuk veya verimsiz orman alanları; ağaçlandırma,
erozyon kontrolü ve rehabilitasyon çalışmalarına konu edilir. Bu
alanlarda; mevcut türlerden gerekenler korunur, aşılanır ve/veya
rehabilite edilir. Ayrıca orman içi boşluk alanlar, bölgede doğal
olarak yetişen türlerle ekim, dikim ve aşılama suretiyle imar-ihya
ve/veya rehabilite edilerek doldurulur. Ağaçlandırılan, erozyon
kontrolü yapılan, imar-ihya ve rehabilite edilen sahalardan elde
edilen odun dışı orman ürünleri; öncelikle bu sahaların bakımını
gerçekleştiren köy tüzel kişiliklerine, tarımsal kalkınma
kooperatiflerine, 5200 sayılı Kanunla kurulmuş üretici birlikleri ve
birliklere ve/veya yöre halkına tarife bedeli ile
verilebilir." |
Madde 184-
|
19/6/1994 tarihli ve 540 sayılı Devlet Planlama Teşkilatı Kuruluş
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci
maddesinin onikinci fıkrasında yer alan "Rehberler hariç olmak üzere
Merkezde her ne şekilde olursa olsun istihdam edilecek personel
sayısı" ibaresinden sonra gelen "yüz" ibaresi "yüzyetmiş" olarak
değiştirilmiştir. |
Madde 185-
|
29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi
Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 18 inci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye
aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"(3) İl Afet ve Acil Durum Müdürlüklerinin harcamaları, il özel
idarelerinin bütçelerine bu amaçla konulacak ödenekten yapılır. İl
özel idareleri, bu harcamaları karşılayacak ödeneği ilgili yıl
bütçesinden tefrik etmek zorundadır. Bu şekilde tefrik edilecek
ödenek tutarı her halükarda il özel idaresinin ilgili yıl bütçesinin
yüzde birinden az olamaz. Müdürlüklerin personel harcamaları ve
personel ile ilgili diğer harcamaları Başkanlık bütçesinden
karşılanır. İl özel idarelerinin afet ve acil durumlar ile sivil
savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırım projelerinden
Başkanlıkça uygun görülenlere Başkanlık bütçesinden belirlenen
tutarda yardım yapılabilir. Harcamalarda, İl Özel İdaresi Kanununda
il genel meclisi ve il encümenine verilen yetkiler vali tarafından
kullanılır."
"(6) Müdürlüklerin il dışı geçici görevlendirmesi valiliklerin
yanı sıra ihtiyaç duyulması halinde Başkanlıkça resen de
yapılabilir.
(7) Başkanlık faaliyete geçtikten sonra bu Kanun kapsamında
valiliklerce tesis edilen iş ve işlemler dolayısıyla açılmış ve
açılacak davalar valilikler husumetiyle yürütülür ve bunlar hakkında
geçici 1 inci maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz."
|
Madde 186-
|
5902 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"(3) Müdürlükler bulundukları ilin il afet ve acil durum
müdürlüğünün bünyesinde ve il afet ve acil durum müdürlüğü emrinde
görev yaparlar." |
Madde 187-
|
18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununa aşağıdaki geçici
madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 1- 31/12/2009 tarihinden önce belediye haline
dönüşmek veya başka bir belediyenin sınırlarına dâhil olmak
suretiyle tüzel kişiliğini kaybeden köylerde, kendilerine bu Kanunun
ek 13 üncü maddesine göre taşınmaz satışı yapılan hak sahipleri
hakkında satış bedelinin ödenmesi kaydıyla ek 13 üncü maddede
öngörülen diğer şartlar uygulanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla henüz kesinleşmemiş davalarda da bu madde hükümleri
uygulanır." |
Madde 188-
| 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 5- (1) 31/3/2007 tarihinden önce, kaçak eşya
naklinde kullanılması nedeniyle elkonulan veya alıkonulan taşıma
araçları hakkında bu Kanunun 16 ncı maddesi hükümleri uygulanır."
|
Madde 189-
|
25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesinin
dördüncü fıkrasında yer alan "altı ay" ibaresi "bir yıl" olarak
değiştirilmiştir. |
Madde 190-
|
4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık
Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek
Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin sekizinci
fıkrasında geçen "yüzde 4'e kadar" ibaresi "yüzde 6'ya kadar"
şeklinde, üçüncü ve dördüncü fıkraları da aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden,
döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli olan memurlar
ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi
veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. Ancak
ilgili kanunları uyarınca, mesai saatleri dışında özelde çalışma
hakkı bulunanlardan bu hakkı kullananlara bu Kanunun ek 3 üncü
maddesine göre yapılan ödemeden başka ek ödeme yapılmaz. Sağlık
kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları
ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile
esas ve usulleri; personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve
süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve
araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel
işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar
esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık
Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden
personele bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin
bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil), yan ödeme ve her türlü
tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı
hariç) toplamının; klinik şefleri ve şef yardımcıları ile uzman
tabip kadrosuna atanan profesör ve doçentlerde yüzde 800'ünü, uzman
tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat
hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerinde yüzde
700'ünü, pratisyen tabip ve diş tabiplerinde yüzde 500'ünü, idari
sağlık müdür yardımcısı, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde
250'sini, başhemşirelerde yüzde 200'ünü, diğer personelde ise yüzde
150'sini geçemez. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun
bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz,
ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ
ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan
personel için yüzde 150 oranı, yüzde 200 olarak uygulanır. Nöbet
hizmetleri hariç olmak üzere mesai saatleri dışında gelir getirici
çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak tabip, diş tabibi
ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara bu fıkradaki
oranların yüzde 30'unu, diğer personele yüzde 20'sini geçmeyecek
şekilde ayrıca ek ödeme yapılır. Sözleşmeli olarak istihdam edilen
personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise, aynı birimde aynı
unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel
esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir
şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez. Bu
fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme tutarı, 375
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi uyarınca kadro
ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek
ödeme tutarından az olamaz. Bu kapsamdaki personel için 375 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası
hükmü uygulanmaz" |
Madde 191-
|
16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar
Kurumu Kanununun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Öğrenci, borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal eğitim
süresinin bitiminden itibaren iki yıl (öğrencinin lisansüstü eğitim
yapması halinde dört yıl) sonra başlamak üzere, kredi aldığı sürede
ve aylık dönemler halinde Kuruma ödemek zorundadır. Ancak bu süre
Kurumca bir yıl daha uzatılabilir. Ödeme askerlik dönemine rastlarsa
TEFE uygulanmadan askerlik döneminin sonuna kadar ertelenir."
"Ancak bu süre Kurumca bir yıl daha
uzatılabilir." |
Madde 192-
|
4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 37
nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan "Hazine payının
hesabında süresinde ödenmeyen bedeller için" ibaresinden sonra
gelmek üzere "abonelerine" ibaresi eklenmiştir.
"b) Yetkilendirilen işletmecilerin şebekeleri üzerinden
elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen diğer
işletmeciler, bu yetkilendirme kapsamında doğan aylık brüt
satışlarının yüzde 15'ini," |
Madde 193-
|
8/4/1965 tarihli ve 580 sayılı Milli Prodüktivite Merkezi Kuruluş
Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer
alan "Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Teşkilatı Konfederasyonun"
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. |
Madde 194-
|
23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 24 üncü
maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"1136 sayılı Avukatlık Kanununda avukatlık büroları ve hukuk
büroları ile ilgili düzenleme yapılıncaya kadar meskenlerdeki
avukatlık ve hukuk büroları faaliyetlerine devam ederler. Bu süre,
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıldır. Bu hüküm
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali
Müşavirlik Kanununda ilgili düzenleme yapılıncaya kadar meslek
mensupları tarafından açılan bürolar hakkında da
uygulanır." |
Madde 195-
|
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 27 nci
maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere
aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
"Her yıl yenilenen vekâlet pulu bedeline ayrıca yüzde beş
oranında ilave yapılır. Bu suretle elde edilecek kaynak avukat
stajyerlerinin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmesinde
kullanılır. Kaynağın yetersizliği durumunda staj kredi fonundan
aktarım yapılarak prim ödemesi yapılır. Bu primler Türkiye Barolar
Birliği tarafından ödenir." |
Madde 196-
|
4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 55
inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Üst rütbeye yükselmek için, kıdem şartlarını yerine getirmiş
Emniyet Amirleri ile 4 üncü, 3 üncü ve 2 nci Sınıf Emniyet
Müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro
miktarına göre sıralayarak terfilerini ve ikinci meslek
derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli
değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Yüksek
Değerlendirme Kurulu oluşturulur. Bu Kurul, Emniyet Genel Müdürünün
başkanlığında, Genel Müdür Yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı,
Polis Akademisi Başkanı, 1 inci Hukuk Müşaviri, Personel Dairesi
Başkanı ile Polis Başmüfettişleri arasından seçilecek bir Polis
Başmüfettişi ve İl Emniyet Müdürleri arasından seçilecek iki İl
Emniyet Müdüründen teşekkül eder. Polis Başmüfettişi ile İl Emniyet
Müdürlerinin seçimi yönetmelikle
düzenlenir." |
Madde 197-
|
9/4/1987 tarihli ve 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının
mülga (g) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
"g) Bakanlık strateji ve politikalarını da dikkate almak sureti
ile elektronik haberleşme sektöründe araştırma ve geliştirmeye
yönelik faaliyetleri eğitim de dâhil olmak üzere teşvik etmek,
elektronik haberleşme sistemlerinin; yazılım ve/veya donanım olarak
yerli tasarım, geliştirme ve üretimini Bakanlıkça belirlenecek usul
ve esaslar çerçevesinde desteklemek, bu amaçla üniversiteler dâhil
olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği yapmak ve
gerekli koordinasyon faaliyetlerini yürütmek, 5/11/2008 tarihli ve
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 6 ncı maddesinin (i)
bendi uyarınca aktarılacak kaynağın kullanımını
gerçekleştirmek." |
Madde 198-
|
3348 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 5- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, her üç ayda
bir giderlerinin karşılanmasından sonra kalan miktarın yüzde
yirmisini, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve
Kontrol Kanunu gereğince genel bütçeye yapılacak ödemeden önce takip
eden ayın on beşine kadar, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı
Elektronik Haberleşme Kanununun 6 ncı maddesinin (i) bendi uyarınca
"Araştırma ve Geliştirme Gelirleri" olarak genel bütçeye gelir
kaydedilmek üzere Bakanlığın Merkez Muhasebe Birimi hesabına aktarır
ve Bakanlığa bildirir. Aktarılan tutarlar karşılığında ilgili
tertiplere ödenek kaydetmeye ve bu ödeneklerden yılı içerisinde
harcanmayan tutarları ertesi yıl bütçesine devren ödenek kaydetmeye
Bakan yetkilidir. Ödeneklerin kullanımına ilişkin usul ve esaslar
Bakanlık tarafından belirlenir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu, elektronik haberleşme sektöründe öncelikli olarak
desteklenmesini öngördüğü alanlara ilişkin görüşünü, her yıl 1 eylül
tarihine kadar bir rapor halinde Bakanlığa bildirir. Bakanlık,
araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi kapsamında,
gerekli gördüğü bilgileri her türlü kamu kurum ve kuruluşlarından
istemeye yetkilidir. Kendilerinden bilgi istenen kurumlar bu
bilgileri mümkün olan en kısa zamanda vermekle yükümlüdürler.
Bakan, genel bütçeye gelir kaydedilen tutarın yüzde ellisini
geçmemek kaydıyla, kaydedilen ödeneklerden harcanmayan tutarları
16/6/2005 tarihli ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamındaki
hizmetlerde kullanmaya yetkilidir." |
Madde 199-
| 3348 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesine birinci fıkrasından
sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra ve mevcut ikinci fıkrasından
sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Bakanlar Kurulunca devralınabileceğine karar verilen her bir
proje bakımından ayrı ayrı geçerli olmak üzere, yüklenicilerin
belediyelerle akdedilmiş bulunan sözleşmeleri ile aynı şartlarda işi
yürütmeye yazılı olarak muvafakat etmeleri kaydı ile Bakanlık; söz
konusu projelerin mevcut sözleşmeleri ile devralınmasına da karar
verebilir."
"Devir konusunda belediyelerle yapılacak protokoller ile
belediyelerin yüklenicilerle yapmış bulundukları sözleşmelerin
Bakanlıkça devralınması amacı ile Bakanlık ile yükleniciler arasında
yapılacak sözleşmeler ve bu devirlerle ilgili yapılacak diğer
işlemler damga vergisi ve harçlardan
müstesnadır." |
Madde 200-
|
3348 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 8- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
tarafından 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 6 ncı
maddesinin (i) bendi uyarınca aktarılması gereken ancak bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla henüz aktarılmamış tutarlar genel
bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlığın Merkez Muhasebe Birimi
hesabına bir ay içinde aktarılır. Bu tutarları ek 5 inci madde
kapsamında Bakanlık bütçesine ödenek kaydetmeye Bakan
yetkilidir." |
Madde 201-
|
14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma
Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek
Kabulüne Dair Kanunun 2 nci maddesine aşağıdaki bentler
eklenmiştir.
"f) 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca açılan avukatlık
bürolarına,
g) 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali
Müşavirlik Kanunu uyarınca meslek mensuplarınca açılan
bürolara," |
Madde 202-
| 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının
Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin (2), (5) ve
(10) numaralı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(2) 2 nci maddenin (a) bendi hariç birinci, üçüncü, dördüncü ve
beşinci fıkralarında belirtilen yasakların uygulanması ve
tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen
işletme sorumluları, denetimi yapan yetkililer tarafından önce
yazılı olarak uyarılır. Bu uyarı yazısı, ilgili işletme sorumlusuna
tebliğ edilir. Bu uyarıya rağmen yükümlülüklerini yerine
getirmeyenlere, mahalli mülki amir tarafından bin Türk Lirasından
beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir."
"(5) 3 üncü maddenin yedinci fıkrasındaki yasağa aykırı hareket
edenler, mahalli mülki amir tarafından bin Türk Lirası idarî para
cezası ile cezalandırılır."
"(10) 3 üncü maddenin ondördüncü fıkrasındaki ürünleri üretenler,
mahalli mülki amir tarafından yirmibin Türk Lirasından yüzbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır."
"(16) Bu maddedeki cezaları gerektiren fiillerin tekerrürü
halinde idari para cezası bir kat artırılarak
verilir." |
Madde 203-
|
16/8/1997 tarihli ve 4306 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu,
Milli Eğitim Temel Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu, Milli
Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile
24.3.1988 Tarihli ve 3418 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması ve
Bazı Kağıt ve İşlemlerden Eğitime Katkı Payı Alınması Hakkında
Kanunun geçici 1 inci maddesinin (A) fıkrasının (2) numaralı
bendinin (c) alt bendinde yer alan "31.12.2010" ibaresi "31.12.2015"
şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 204-
|
20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun
geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye (e) bendinden sonra gelmek üzere
aşağıdaki (f) bendi eklenmiştir.
"d) 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 5346 sayılı
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı
Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında gerçekleştirilecek
hidroelektrik santral projeleri ile 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile
Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile
Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 4 üncü
maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yerli kaynaklara dayalı
elektrik üretimi amacıyla yapılacak yatırımlarda, bu bendin
yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan ancak yapımı henüz
tamamlanmamış su kullanım anlaşmalarının ilişkin olduğu projeler de
dâhil olmak üzere, demiryolu ulaşım güzergahının değiştirilmesinin
zorunlu olduğu hallerde, rölekasyon işi su altında kalacak mevcut
demiryolunun kamulaştırma bedeli alınarak demiryolunun bağlı olduğu
idare tarafından yapılır."
"f) 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve
Su Kullanım Hakkı Anlaşması çerçevesinde elektrik enerjisi üretmek
maksadıyla yapılacak olan üretim tesislerinin su yapısıyla ilgili
kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından inşa edilecek suyla
ilgili yapıların inşasının inceleme ve denetimi, masrafları
ilgililerine ait olmak üzere DSİ tarafından yapılır veya
gerektiğinde yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılması
sağlanır. Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve
esaslar, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak kaydıyla DSİ tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." |
Madde 205-
|
4/4/2001 tarihli ve 4634 sayılı Şeker Kanununun 5 inci maddesinin
ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli hammadde bulamadığı
takdirde münavebe esasları dâhilinde kendi ekim alanları dışından da
Kurumun denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin
edebilirler." |
Madde 206-
|
18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 4
üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine aşağıdaki alt bent
eklenmiştir.
"3) Yapılmış ve yapılacak depolama lisansı başvurularında;
başvuruya konu yerin il, ilçe, köy, mahalle, ada, parsel bilgilerini
de içeren bilgiler Kurum internet sayfasında duyurulur. Duyuruda
belirlenecek sürede, duyuru konusu yerde faaliyet göstermek üzere
başka doğal gaz depolama lisansı başvurusunun olması durumunda,
başvuruda bulunan tüzel kişilerin depolama lisansı almak için
aranılan şartları taşımaları kaydı ile; lisans başvurularının
değerlendirilmesi Kurul tarafından belirlenecek kriterler esas
alınarak yapılır. Bu değerlendirme sonucunda birden fazla başvurunun
kalması durumunda bu tüzel kişiler arasında lisans bedelinin
artırılması esasına göre yarışma yapılır. Ancak, başvurulardan
birinde depolama faaliyetinin yapılacağı sahada yer alan
taşınmazların asgari yarısının mülkiyetinin lisans başvurusunda
bulunan tüzel kişi ve/veya ortaklarına ait olması ve/veya depolama
faaliyetinin yapılacağı sahada yer alan taşınmazların asgari
yarısının üzerinde lisans başvurusunda bulunan tüzel kişi ve/veya
ortakları adına depolama faaliyetinde bulunma imkanı verecek
kullanma ve/veya irtifak hakkı ve benzer izinlerin tesis edilmiş
olması halinde bu başvuru kabul edilir; diğer başvurular reddedilir.
Başvurunun duyurusu, değerlendirme kriterleri ve yarışmaya ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle
düzenlenir." |
Madde 207-
|
4/4/2007 tarihli ve 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında
Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel
Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
"EK MADDE 1- (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında
sürekli işçi kadrosunda çalışan işçilere; bakmaya mecbur olduğu veya
işçi refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba,
eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır kaza geçirmesi veya
önemli bir hastalığa tutulmuş olması hallerinde, bu hallerin raporla
belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine en çok altı aya kadar
ücretsiz izin verilebilir. Aynı şartlarla bu süre bir katına kadar
uzatılabilir.
(2) İşçilere, 10 hizmet yılını tamamlamış olmaları ve istekleri
halinde işçilik süreleri boyunca ve bir defada kullanılmak üzere
altı aya kadar ücretsiz izin verilebilir.
(3) Yetiştirilmek üzere (burslu veya kendi imkânlarıyla gidenler
dâhil) yurt dışına Devlet tarafından gönderilen öğrenci ve
memurlarla, yurt içine ve yurt dışına sürekli görevle atanan
memurların işçi olan eşlerine işçilik süresince her defasında bir
yıldan az olmamak üzere en çok sekiz yıla kadar ücretsiz izin
verilebilir. Ücretsiz izin süresinin bitiminden önce mazeretini
gerektiren sebebin kalkması halinde, işçi derhal görevine dönmek
zorundadır. Mazeret sebebinin kalkması halinde veya ücretsiz izin
süresinin bitiminden itibaren 10 gün içinde görevine dönmeyenler,
işçilikten istifa etmiş sayılır.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığınca müştereken belirlenir."
|
Madde 208-
|
20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 7 nci
maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"İntifa haklarına ilişkin talepler galle fazlası almaya hak
kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten
itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Mazbut vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak
kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten
itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve
giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla
Genel Müdürlükçe belirlenir." |
Madde 209-
|
5737 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 10- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
bu Kanunun 7 nci maddesine eklenen hükümler, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce açılmış ve halen devam eden intifa haklarının
ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da
uygulanır." |
Madde 210-
|
7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (ç)
bendinin son cümlesinde yer alan "sondaki iki grupta" ibaresi
"sondaki üç grupta" olarak değiştirilmiştir.
|
Madde 211-
|
6004 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının;
(a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "en az dört" ibaresi "en az
iki" şeklinde değiştirilmiş ve bende "Danışmanların, hizmet yılı
gözetilmeksizin konsolosluk ve ihtisas memuru statüsüne
geçebilmeleri ve Bakanlık Komisyonunca uygun görülecek unvanları
alabilmeleri için özel yeterlik sınavında başarılı olmaları
şarttır." cümlesi eklenmiş; (b) bendinin ilk cümlesinde yer alan
"Dört yıldan az eğitim veren bir yüksek öğrenim kurumundan veya"
ibaresi metinden çıkarılmış ve bendin üçüncü cümlesinin ilk kelimesi
"En az iki" şeklinde değiştirilmiştir. |
Madde 212-
| (1) 6004 sayılı Kanunun;
a) Eki (1) sayılı listesinin otuzbeşinci, kırkikinci ve
kırküçüncü unvan satırları sırasıyla aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ 1, 2, 3
ÜÇÜNCÜ KATİP 5, 6, 7, 8, 9
ADAY MESLEK MEMURU 7, 8, 9
b) Eki (2) sayılı listesinin dokuzuncu, ondördüncü, onbeşinci ve
onaltıncı unvan satırları sırasıyla aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ 1, 2, 3
ÜÇÜNCÜ KATİP 4, 5, 6, 7, 8
ATAŞE 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9
ADAY KONSOLOSLUK VE İHTİSAS MEMURU 7, 8, 9
(2) Ekli (2) sayılı listede yer alan kadrolar iptal edilerek
13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Dışişleri Bakanlığına
ait bölümünden çıkarılmış, ekli (3) ve (4) sayılı listelerde yer
alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
eki (I) sayılı cetvelin Dışişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığına ait bölümlerine
eklenmiştir. |
Madde 213-
|
11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 15 inci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır.
Aksi takdirde görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları
yeterlidir." |
Madde 214-
|
29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor
Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun
2 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Teşkilat Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Müdürü
görevlerine 65 yaşını dolduranların ataması
yapılamaz." |
Gecici Madde 1-
|
(1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik
kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri
için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %
20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle
ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve
Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer. Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal
Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca
belirlenir.
(2) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren
altı ay içinde Sağlık Bakanlığı Trafik Hizmetleri Döner Sermaye
İşletme Müdürlüğünün trafik kazalarından kaynaklanan tedavi
giderlerinin tahsili için kurduğu sistem mevcut haliyle Sosyal
Güvenlik Kurumuna devredilir. Trafik Hizmetleri Döner Sermaye
İşletme Müdürlüğünün tasfiyesine ilişkin iş ve işlemler aynı tarih
itibarıyla Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilir.
|
Gecici Madde 2-
|
(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren onbeş yıl süreyle geçerli olmak üzere; 4/11/1983 tarihli ve
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6 ncı maddesi hükmü,
4/11/1983 tarihinden sonraki kamulaştırmasız el koyma işlemlerine de
uygulanır. Ancak, bu tarihten sonraki kamulaştırmasız el koyma
işlemleri sebebiyle açılan tazminat davalarında verilen ve
kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden 2942 sayılı Kanunun geçici
6 ncı maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ödemelerde kullanılmak
üzere, ihtiyaç olması halinde, idarelerin yılı bütçelerinde sermaye
giderleri için öngörülen ödeneklerden ayrıca yüzde beş pay
ayrılır. |
Gecici Madde 3-
|
(1) 13/11/2008 tarihli ve 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli
Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin;
a) Birinci fıkrasına göre bildirim veya beyanda bulunanlardan
yurt dışında bulunan varlıklarını süresi içinde Türkiye'ye
getiremeyen veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak
bir hesaba transfer etmeyenler ile,
b) İkinci fıkrasına göre beyanda bulunanlardan bilanço esasına
göre defter tutan mükelleflerce süresi içinde sermaye artırımında
bulunmayanların,
ilgili sürenin bitim tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar, bildirim veya
beyana konu yurt dışında bulunan varlıklardan para, döviz, altın,
menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını Türkiye'ye
getirmeleri veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak
bir hesaba transfer etmeleri, beyana konu yurt içinde bulunan
varlıkları nedeniyle sermaye artırımında bulunmaları halinde, 5811
sayılı Kanunda yer alan diğer şartları da taşımaları kaydıyla, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer nedenlerle
1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılacak vergi
incelemeleri hakkında anılan Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci
fıkrası hükmünden yararlanabilirler.
(2) 5811 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre
bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle tarh edilen
vergileri vadesinde ödemeyenlerden; daha önce ödemede bulunanlar ile
vergi aslı ve bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendine göre hesaplanacak tutarı, bu Kanunun 18 inci maddesi
hükümleri hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar ödeyenler, 5811 sayılı Kanunda yer
alan diğer şartları da taşımaları kaydıyla, bu maddenin yürürlük
tarihinden itibaren diğer nedenlerle 1/1/2008 tarihinden önceki
dönemlere ilişkin olarak yapılacak vergi incelemeleri hakkında
anılan Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmünden
yararlanabilirler.
(3) 5811 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin;
a) Birinci ve ikinci fıkralarına göre bildirim veya beyanda
bulunan mükelleflerden, diğer nedenlerle 1/1/2008 tarihinden önceki
dönemlere ilişkin vergi incelemelerine bağlı olarak vergi
incelemesine yetkili olanların talebi üzerine matrah takdiri için
takdir komisyonlarına sevk edilenler, takdir komisyonlarınca gelir,
kurumlar ve katma değer vergisi (indirimi reddedilen katma değer
vergisi dâhil) yönünden haklarında takdir edilen matrah farkları
açısından,
b) İkinci fıkrasına göre beyanda bulunanlardan, taşınmazlar
dışındaki varlıklarını beyan tarihinden sonra sermaye artırımının
gerçekleştirilmesi gereken tarihe kadar banka veya aracı kurumlarda
açılacak hesaplara yatırmak suretiyle ilgili varlıkların tevsik
şartını sonradan gerçekleştirenler,
5811 sayılı Kanunda yer alan diğer şartları da taşımaları
kaydıyla anılan Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmünden
yararlanabilirler.
(4) Bu maddenin yürürlük tarihinden önce haklarında yapılan vergi
incelemelerine bağlı olarak vergi incelemesine yetkili olanların
talebi üzerine matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilen
ve takdir komisyonu kararlarına göre matrah takdir edilerek tarhiyat
yapılan mükelleflerden, söz konusu matrah takdirine ilişkin tarhiyat
yapılmadan önce 5811 sayılı Kanuna göre bildirim veya beyanda
bulunanlar ile taşınmazlar dışındaki varlıklarını beyan tarihinden
sonra banka veya aracı kurumlarda açılacak hesaplara yatırmak
suretiyle ilgili varlıkların tevsik şartını sonradan
gerçekleştirenler hakkında, diğer nedenlerle 1/1/2008 tarihinden
önceki dönemlere ilişkin yapılan tarhiyatlar, 5811 sayılı Kanunda
yer alan diğer şartları da taşımaları kaydıyla, bildirim veya beyan
edilen tutarlar dikkate alınmak suretiyle, mükelleflerin bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar başvuruda
bulunması üzerine 213 sayılı Kanunun düzeltme hükümlerine göre
düzeltilir; tahakkuk eden vergiler, bu alacaklarla ilgili olarak
açılmış bulunan tüm davalardan vazgeçilmesi şartıyla terkin edilir,
varsa tahsil edilen tutarlar red ve iade olunur. Bu fıkrada
belirtilen düzeltmelerin yapılabilmesi için 5811 sayılı Kanunda
aranılan diğer şartların varlığına ilişkin hususların vergi
incelemesine yetkili olanlarca tespit edilmesi
şarttır. |
Gecici Madde 4-
|
(1) 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere
Gönderilecek Talebe Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesinin
birinci fıkrası, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununun geçici 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 14/7/1965
tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun geçici 34 üncü
maddesinin birinci fıkrası kapsamına girmesine rağmen anılan
maddelerde belirtilen sürelerde borçlarının yeniden hesaplanması
için müracaat etmeyenler ile söz konusu maddelerin yürürlüğe girdiği
tarihten bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre içerisinde
anılan düzenlemelerde belirtilen nedenlerle haklarında borç takibi
yapılanlar veya yapılması gerekenlerin ve 2547 sayılı Kanunun 39
uncu maddesi uyarınca yurt dışında görevlendirilmiş olanlardan bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte haklarında borç takibi yapılanlar
veya yapılması gerekenlerin, kendilerine döviz olarak yapılmış olan
her türlü masrafa ilişkin borç tutarları, bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen üç ay içerisinde borçlu oldukları idarelere
başvurmaları halinde, imzaladıkları yüklenme senedi ile muteber
imzalı müteselsil kefalet senedi hükümleri dikkate alınmaksızın ve
ilgililere ödeme yapma sonucunu doğurmaksızın aşağıdaki şekilde
yeniden hesaplanır ve başvuru süresi içerisinde tahsilat işlemi
durdurulur. Ancak bu hesaplama, 2547 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi
uyarınca yurt dışında görevlendirilenler ile geçici 53 üncü
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen durumda bulunanlardan, aynı
Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca yurtdışında görevlendirilenler
bakımından yapılırken bu kişilerin hizmetleri karşılığında aldıkları
yurtiçi maaşları ve buna yönelik cezai şart talep edilmez, bunlar
haricinde Türk Lirası olarak yapılmış olan her türlü masraf
tutarına, sarf tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar
geçen süre için 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak üzere tespit ve
ilan edilen kanuni faiz işletilerek hesaplama yapılır.
a) 5/8/1996 tarihinden sonra yüklenme senedi ile muteber imzalı
müteselsil kefalet senedi alınanlar hakkında, 657 sayılı Kanunun ek
34 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önceki süreler için herhangi bir fer'i alacak
hesaplanmaz.
b) 5/8/1996 tarihinden önce yüklenme senedi ile muteber imzalı
müteselsil kefalet senedi alınanlar hakkında, ilgili adına fiilen
ödemenin yapıldığı tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca
tespit ve ilân edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına
çevrilerek bulunacak tutar ile bu tutara sarf tarihinden bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre için 1/1/2006 tarihinden
geçerli olmak üzere tespit ve ilân edilen kanunî faiz işletilerek
hesaplama yapılır. Ancak, bu hükümlere göre hesaplama yapılması
sonucunda borçlunun aleyhine bir durum ortaya çıkması halinde (a)
bendi hükümleri uygulanır.
(2) Bunların daha önce ödemiş oldukları tutar ile mecburi
hizmetlerinde değerlendirilen sürelere isabet eden tutar, yukarıdaki
şekilde belirlenecek tutardan düşülür. Bu madde uyarınca vazgeçilen
borç tutarına isabet eden vekâlet ücreti de dâhil yargılama
giderleri tahsil edilmez. Hesaplanan borç tutarı, ilgilinin durumu
ve ödenmesi gereken meblağ dikkate alınarak azamî beş yıla kadar
taksitlendirilebilir.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 2547 sayılı Kanunun
geçici 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen durumda
olup, aynı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca yurtiçinde
görevlendirilenlerden geçici 53 üncü maddenin üçüncü fıkrasında
belirtilen sürede borçlarını ödemek için başvurmayanlar ile söz
konusu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar geçen süre içerisinde anılan düzenlemede belirtilen
nedenlerle haklarında borç takibi yapılanların veya yapılması
gerekenlerin, kendilerine Türk Lirası olarak yapılmış olan her türlü
masrafa ilişkin borç tutarları, bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üç ay içerisinde borçlu oldukları idarelere başvurmaları
halinde, imzaladıkları yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil
kefalet senedi hükümleri dikkate alınmaksızın ve ilgililere ödeme
yapma sonucunu doğurmaksızın yeniden hesaplanır ve başvuru süresi
içerisinde tahsilat işlemi durdurulur. Yapılacak hesaplamada, bu
kişilerin hizmetleri karşılığında aldıkları yurt içi maaşları ve
buna yönelik cezai şart talep edilmez, bunlar haricinde Türk Lirası
olarak yapılmış olan her türlü masraf tutarına, sarf tarihinden bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre için 1/1/2006
tarihinden geçerli olmak üzere tespit ve ilan edilen kanuni faiz
işletilerek hesaplama yapılır. Bu kişiler hakkında da bu maddenin
ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
(4) Bu madde kapsamında bulunanlardan, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce borcunun tamamını ödemeden veya mecburi
hizmetini tamamlamadan vefat edenlerin borç yükümlülükleri ortadan
kalkar. Buna bağlı olarak, borçlunun kendisi, mirasçıları ve
kefilleri hakkında her türlü borç yükümlülükleri ortadan kaldırılır
ve her türlü borç takibi işlemlerine son
verilir. |
Gecici Madde 5-
|
(1) Bu Kanunla 5326 sayılı Kanunun 20 nci maddesine eklenen hüküm
kapsamına giren ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce işlenmiş
olan kabahatlere ilişkin olarak verilmeyen ya da verildiği halde
ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para cezasına ilişkin
yaptırım kararları, bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren,
maddede yapılan değişiklik öncesi hükümlere göre işlemiş olan
soruşturma zamanaşımı süresinin kalan kısmını aşmamak kaydıyla, bir
yıl içerisinde verilerek ilgilisine tebliğ edilmediği takdirde
düşer. |
Gecici Madde 6-
| (1) 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun
9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki geçmiş beş
yıllık dönemdeki birikmiş zararın taşınması ile ilgili sınırlama
Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası Anonim Şirketi yönünden tasfiye
öncesi son beş yıla ait zararlar da dâhil olmak üzere tasfiye
süresince uygulanmaz. |
Gecici Madde 7-
| (1) 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç
Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 14 üncü ve 16 ncı
maddelerine istinaden çıkarılan Dış Proje Kredilerinin Dış Borç
Kaydına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesi
çerçevesinde, Merkezi Yönetim Bütçesine dâhil
kurumların 1/1/2003 ila 31/12/2009 tarihleri arasında yapmış
oldukları doğrudan kullanımlardan ödenek yokluğu nedeniyle
bütçeleştirilemeyen ve muhasebeleştirilemediği için Hazine
Müsteşarlığı kayıtlarına göre teyitsiz kalan kullanımlar, ilgili
yıllar bütçe ödeneği ile ilişkilendirilmeksizin, kullanıma ilişkin
muhasebe kayıtlarının yapılarak Hazine Müsteşarlığına bildirilmesi
şartıyla teyit edilmiş sayılır. Bu idarelere ilgili yıllara ilişkin
olarak ilave ödenek tahsis edilemez. Bu madde kapsamında
gerçekleştirilecek teyit işlemleri, ilgili kredi kullanımlarından
doğan, muhasebeleştirme ve hesap verme
sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
|
Gecici Madde 8-
|
(1) Bu Kanunla 4734 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler, bu
Kanunun yayımı tarihine kadar ilan edilmiş veya yazılı olarak
duyurulmuş ihaleler hakkında uygulanmaz. |
Gecici Madde 9-
|
(1) Gelir İdaresi Başkanlığının merkez
veya taşra teşkilatı kadrolarında en az üç yıl görev yapan (başka
kurumlarda geçici görevli olanlar dâhil) ve son üç yılda olumlu
sicil almış olan personel, yaş ve öğrenim alanı şartları hariç Kamu
Görevlerine İlk Defa Atananlar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında
Genel Yönetmelik ile Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzmanlığı
Yönetmeliğindeki şartları taşımaları kaydıyla, bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren bir yıl içinde açılacak özel sınava girme
hakkına sahiptir. Bu sınavı kazananlar gelir uzmanı olarak
atanırlar. Sınava ilişkin usul ve esaslar Gelir İdaresi
Başkanlığınca belirlenir. |
Gecici Madde 10-
|
(1) 2005/9539, 2005/9540, 2005/9541 ve 2007/12761 sayılı Bakanlar
Kurulu kararları gereğince tabii afet nedeniyle gelir kaybı ve
altyapı hasarına uğrayan belediyelerden İller Bankası Anonim
Şirketince yapılan hesaplama sonucunda alacaklı durumda olanların
toplam alacak tutarını geçmemek üzere Maliye Bakanlığı bütçesinden
ilgili belediyelere aktarılmak üzere İller Bankası Anonim Şirketine
ödeme yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir. |
Gecici Madde 11-
|
(1) Tarım Kredi Kooperatiflerinden 30/1/2004
tarihinden önce üreticilerin kullandıkları tüm tarımsal kredilere
5661 sayılı Kanunun 1 inci maddesi hükmü uygulanır. Bu madde
hükümlerinden faydalanmak isteyen üreticilerin 30/6/2011 tarihine
kadar kendilerine ait borçları ödemeleri veya yeniden yapılandırmak
için başvurmaları şarttır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce yapılan ödemeler için bu madde hükümlerine dayanılarak iade
yapılmaz. |
Gecici Madde 12-
|
(1) 1/1/2016 tarihine kadar, Hazinenin veya Devlet Su İşleri
Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu
altında bulunan deniz ve içsularda veya bu yerlerden su alınarak
karada yapılacak su ürünleri üretim tesislerinde veya bu alanları
ıslah etmek suretiyle projeye dayalı olarak yapılacak su ürünleri
yetiştiriciliği yatırımlarında ihtiyaç duyulan su ve su alanları ile
deniz ve içsulardaki su ürünleri istihsal hakkının kira teknik
şartları, süreleri ve yıllık bedelleri, üretim yerlerinin
özellikleri dikkate alınarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit
edilir. Bu yerler, gerçek veya tüzel kişilere, gelirleri il özel
idarelerine ait olmak üzere, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından
kiraya verilir. Projeli olarak yapılacak yatırımlarda ihtiyaç
duyulacak karasal alanların kiralama işlemleri fıkra hükümleri
çerçevesinde taşınmazın maliki kuruluş tarafından yapılır. Bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kiralama işlemleri
sonuçlandırılan veya devam eden dosyalar, bu Kanunun yürürlüğe
girmesini müteakip, üç ay içerisinde kiralamanın yapıldığı kurum
tarafından Tarım ve Köyişleri Bakanlığına teslim edilir. Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı, bu yerlerin kira teknik şartlarını, sürelerini
ve yıllık bedellerini, üretim yerlerinin özelliklerini ve
kiracıların müktesep haklarını dikkate alarak, yeniden belirler. Bu
maddenin uygulanmasına ve kiralamalara ilişkin usul ve esaslar Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir. |
Gecici Madde 13-
| (1) 31/12/2011 tarihine kadar uygulanmak üzere,
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunların halkoyuna sunulması, milletvekili genel ve ara
seçimleri, mahalli idareler ile mahalle muhtarlıkları ve ihtiyar
heyetleri genel ve ara seçimi dönemlerinde Yüksek Seçim Kurulunun
ihtiyacı için yapılacak; filigranlı oy pusulası kağıdı ile
filigranlı oy zarfı kağıdı alımı oy pusulası basımı, oy zarfı yapımı
hizmetleri ile bu seçimlere yönelik her türlü seçim malzemelerinin
alımı, il seçim kurulu başkanlıkları tarafından alınacak oy pusulası
basım hizmet alımları 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununa göre doğrudan temin usulü ile
yapılabilir. |
Gecici Madde 14-
(1) Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları,
ihtiyaç sahibi yüksek öğrenim öğrencilerine burs verilmesi amacıyla
gerçek ve tüzel kişilerden 31/12/2015 tarihine kadar şartlı bağış
kabul edebilir. Bu amaçla kabule edilen şartlı bağışların, 3/3/2004
tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi
Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın, sosyal
yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca kullanılmasına ilişkin esas ve
usuller Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun görüşü alınarak
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir. |
Gecici Madde 15-
(1) 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanununun 58 nci maddesinin (a) fıkrasının altıncı
paragrafının uygulanması nedeniyle Devlete ait üniversitelerin tıp
ve diş hekimliği fakültelerine bağlı sağlık uygulama ve araştırma
merkezi döner sermaye işletme birimlerinde 2011 yılında ortaya
çıkabilecek nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla; söz konusu
işletmelerin 2010 yılında elde ettiği mesai dışı gelirlerine 2011
yılı için öngörülen deflatör oranının uygulanması suretiyle
bulunacak tutar ile bu işletme birimlerinin 2010 yılında gerçekleşen
toplam gelirlerinin yüzde onuna tekabül eden tutardan fazla olanı,
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 2011 yılı içinde her
ayın en geç 15 ine kadar eşit taksitler halinde bunlara ödenir.
Döner sermaye işletmelerine ödenen bu tutarlar işletmeye ait
muhasebe kayıtlarına hizmet geliri olarak kaydedilir. Sosyal
Güvenlik Kurumunca yapılan ödemeler Hazinece karşılanır. Bu Kanunun
yayımı tarihinden önceki aylara ilişkin tutarlar, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenir. Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin olarak gerekli görülmesi halinde,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Hazine
Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ile
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının görüşlerini alarak usul ve
esaslar belirlemeye ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir. |
Gecici Madde 16-
(1) İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil
Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında, İstanbul İl Özel
İdaresine bağlı olarak faaliyet gösteren İstanbul Proje Koordinasyon
birimine yapılacak teslim ve hizmetler, finansmanı yabancı
devletler, uluslar arası kurum ve kuruluşlarca karşılanmak şartıyla
31/12/2020 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesnadır.
(2) İstisna kapsamındaki teslim ve hizmetler dolayısıyla
yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler nedeniyle hesaplanan
vergiden indirilir, indirim yoluyla giderilemeyen vergiler 3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca
mükellefe iade edilir.
(3) Maliye Bakanlığı, istisna kapsamına girecek teslim ve
hizmetleri tanımlamaya, istisna ve iade uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir. |
Gecici Madde 17-
(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
haklarında kapatma kararı verilen siyasi partilerden; kapatma
kararının verildiği tarihten önceki döneme ilişkin olarak kesin
hesabın verilmemiş olması nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından
denetim yapılmadığı için hesapları hakkında karar verilmemiş
olanların Hazineye intikal etmesi gereken malvarlığına ilişkin
olarak sorumlular aleyhine açılmış ve bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla kesin hükme bağlanmamış davalardan; davalıların davaya
konu alacak aslının % 50'sini ve bu tutara alacağın Hazineye
intikali gereken tarihten bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen
süreye TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarı, bu Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen
süre ve şekilde ödemeleri şartıyla, vazgeçilir ve kalan alacak aslı
ile fer'i tutarlar tahsil edilmez. Bu şekilde hesaplanan fer'i tutar
bu maddeye göre ödenmesi gereken asıl alacak tutarının yarısını
geçemez. Bu hükümden yararlanmak isteyen davalıların Kanunun
yayımını izleyen ikinci ayın sonuna kadar başvuruda bulunmaları
şarttır. Bu madde hükmünden yararlanılması halinde yargılama masrafı
ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez. Madde
hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunulduğu halde taksitlerden
birinin ödenmemesi halinde madde hükmüne göre ödenmesi gereken
alacağın tamamı muaccel olur ve muaccel hale geldiği tarihten
itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen
gecikme zammı oranında bir faiz ile birlikte başkaca bir işleme
gerek kalmaksızın tahsil edilir. |
Gecici Madde 18-
(1) 5/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş
Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 12 nci maddesi gereğince
30/6/2011 tarihine kadar yeni istatistik yayımlanmaz. Bu tarihten
sonraki ilk istatistik yayımlama dönemine kadar Bakanlıkça
yayımlanmış bulunan en son işçi ve üye istatistikleri geçerli
sayılır. |
Yürürlük Madde 215-
(1) Bu Kanunun;
a) Aşağıdaki alt bentlerde belirtilen hükümleri 1/10/2008
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde;
1) 24 üncü maddesiyle değiştirilen 5510 sayılı Kanunun 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin sonuna eklenen cümle,
2) 25 inci maddesiyle değiştirilen 5510 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde "belgeleyenler ile 65
yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar," şeklindeki ibare
değişikliği,
3) 36 ncı maddesiyle 5510 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin
dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden çıkarılan ibare,
4) 27 nci, 28 inci, 37 nci, 43 üncü, 46 ncı ve 5510 sayılı
Kanunun geçici 12 nci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen cümle
hariç 49 uncu maddeleri,
5) 52 nci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 30 uncu
maddesi,
b) 23 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendinin sonuna eklenen cümle hariç 24 üncü maddesi,
26 ncı, 31 inci, 33 üncü, 34 üncü, 35 inci, 38 inci, 39 uncu, 41
inci ve 42 nci maddeleri ile 52 nci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna
eklenen geçici 32 nci maddesi yayımını takip eden ayın birinci
gününde,
c) 52 nci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 34 üncü
maddesi, 92 nci maddesi, 117 nci maddesinin birinci fıkrasının (g)
bendi, 118 inci ve 122 nci maddeleri 1/1/2011 tarihinden geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde,
ç) 5510 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı)
bendine eklenen "belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte
bulunanlar," ibaresi hariç 25 inci maddesi, 45 inci maddesi ile 5510
sayılı Kanunun 102 nci maddesine eklenen (l) bendi, 51 inci maddesi
ile 5510 sayılı Kanuna eklenen ek 5 inci ve ek 6 ncı maddeleri, 52
nci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 29 uncu maddesi
ile 74 üncü maddesiyle 4447 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu
maddesi 1/3/2011 tarihinde,
d) 138 inci maddesi 8/2/2006 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde,
e) 86 ncı ve 203 üncü maddeleri 31/12/2010 tarihinden geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde,
f) 137 nci ve 155 inci maddeleri yayımını izleyen altıncı ayın
sonunda,
g) 151 inci maddesi yayımını izleyen üçüncü ayın sonunda,
ğ) 189 uncu maddesi 13/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde,
h) 60 ıncı maddesi yayımını izleyen üçüncü ayın başında,
ı) 115 inci maddesiyle değiştirilen 657 sayılı Kanunun ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrası ve 162 nci maddesiyle 1211 sayılı Kanunun
69 uncu maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen
fıkra 1/1/2012 tarihinde,
i) 213 üncü maddesi 1/7/2012 tarihinde,
j) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer. |
Yürütme Madde 216-

|